Semih ve Balat’ın Bulutu

February 16, 2012

On bir yaşımdaydım. İstanbul’da doğup büyümüştüm ama kentin bildiğim, gezip gördüğüm yerleri azdı. Bir gün, bir nedenle Karaköy’deki eski bir taş binaya girmem gerekti. Bina, rengi siyaha yakın koyu gri taşlardan yapılmıştı. Yıllar sonra bakıma alınınca o taşların aslında sarı olduğunu, orada öylece dikilip durduğu yüzlerce yıl içinde karardığını fark edecektim. Mavi-gri demir kapıdan girip [...]

Share
DEVAMI BURADA

Çikolata macerası

February 8, 2012

Bazen, deyiş yerindeyse, rahat bize batar. O pek rahat, her şeyin yolunda gittiği yaşamımızı, sanki o hiç rahat ve yolunda değilmiş gibi, tersyüz ederiz. Bazen ormandaki düzgün patikada yürümekten sıkılır, ağaçların arasına, çalılarla kaplı araziye giriveririz. Başka bir deyişle, bazen içinde bulunduğumuz, o hep alıştığımız ortamda olmak istemeyiz; değişiklik isteriz. Kim bilir, doğamızda merak olduğu [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir Dolap Kitap-03.09.2011 radyo yayını

September 10, 2011

Hatırlarsanız, Yıldıray geçenlerde bizim bir dizi talihsizlikler silsilesine yakalandığımızı anlatmıştı. Talihsizliklerimizi yavaş yavaş son buluyor. Yeni bir bilgisayar edindik ve yapamadığımız geçen haftanın bant kaydı montajını tamamladık.

Share
DEVAMI BURADA

Kâşifler ve Keşifleri

May 26, 2011

Dünya üzerinde gidilmemiş, ayak basılmamış, en azından uydularla fotoğrafı çekilmemiş minicik bir parça toprak kaldı mı acaba? Kaynağı bilinmeyen bir nehir var mı? Okyanusa açılsak kimsenin bilmediği bir adaya rastlama olasılığımız nedir? Sanırım her yer ama her yer keşfedildi. Dünya’nın her yerine, her nehrin kaynağına, her bir adaya gidildi, bu geziler kayıt altına alındı ve [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir Kocaman Eşşek

March 10, 2011

Küçücüktüm. Henüz okula başlamamıştım sanırım. Nereden aklıma geldi, niye böyle bir şey yapmaya karar verdim, anımsamıyorum. Bizim evin aşağısındaki Mustafa Bakkal’a gittim. O zamanlar aynı sokakta oturan insanlar, hele ki çocuklu olanlar birbirini tanır, hangi çocuk kimin bilirlerdi. Motorlu taşıt terörü de başlamamıştı henüz. Çocuklar sokakta koşturabilir, ikişer taştan birer kale kurup asfaltta futbol oynayabilirlerdi. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu

February 9, 2011

Lisedeyken, okul dönüşünde vapurdan Haydarpaşa’da inip Ankara’ya tren bileti almışlığım vardır. Bayılırım trenle seyahat etmeye. Gezme fikri beni her zaman heyecanlandırır. Evet, gezmeyi severim ama ne yazık ki ben bir gezgin değilim. Birkaç kere sırf canım istedi diye şehirlerarası yolculuk yapmış olmam beni bu dünyada gezgin yapmaz. Ha, eğer iç dünya yolculuklarından söz edeceksek, o [...]

Share
DEVAMI BURADA

Soğuktan Korkmayan Tek Kuş

January 25, 2011

İnsanın günü gününü tutmuyor. Bazen hayat mı ağırlaşıyor, bünye mi yorgun düşüyor, ne oluyorsa oluyor; tavan alçalıyor, duvarlar birbirlerine sokuluyor, koltuk batıyor, yatak itiyor, su acılaşıyor, lokma ağızda büyüyor, yumruk mideye yerleşiyor, kitaplar okunmuyor, müzikler dinlenmiyor, filmler izlenmiyor sohbetler yürümüyor… İnsanın içinden bir tekmede duvarları patlatmak, sokağa atlayıp bağıra bağıra koşup başka bir yere varmak, [...]

Share
DEVAMI BURADA

Dalgacık ile Yakamozun Masalı

January 21, 2011

Masal deyince aklınıza ne geliyor? Eski zamanlar mı? Dedeler, nineler? Sihirli sofralar, Kaf Dağı, cinli lambalar, Kırmızı Başlıklı Kız, şampuanını merak ettiğimiz Rapunzel, Keloğlan, ağlayan narlar, gülen ayvalar, adı üç harfliler, ismi lazım değiller? Masallar anlatıla anlatıla eskiyeceklerine, özleşirler. Bir de yeni masallar vardır. Yok mudur? Vardır. Daha geçen gün söz ettik birinden. Hem de [...]

Share
DEVAMI BURADA

Mavi Taş

January 19, 2011

İşte tatilde yumurtladığımız işlerden biri: Video kitap anlatımı. Evet, daha önce “Dinozorlar” adlı kitabı da videoyla anlatmıştık ama o aniden ve hiç hazırlık yapmadan giriştiğimiz bir işti. Bu ondan biraz farklı. Video anlatımı için tıpkı yayınladığımız yazılara benzeyen bir metin ürettik. Sonra bu yazıyı okumak ya da ezberden söylemek yerine “anlatmayı” denedik. Videonun giriş kısmında [...]

Share
DEVAMI BURADA

Dev Şeftali Üstünde Seyahat

August 24, 2010

Bazen kendimi kötü hissederim. Sanki her şey bana karşıdır. Sanki bir kez daha ayağa kalkacak, yeniden başlayacak gücüm kalmamıştır. Sanki kimse sırtımı sıvazlayıp bana güven vermemiştir, vermeyecektir. Sanki kimse bana güvenmemiştir. Sanki… Kötü hissederim işte. Roald Dahl’ın “James ve Dev Şeftali” kitabıyla tam da böyle bir zamanda tanışmıştım. Ne kadar iyi gelmişti!

Share
DEVAMI BURADA