Tag "yaşam"

Çocuk kitapları yaşama tutunmamızı nasıl sağlar?

  Çocuklar yaşamayı ciddiye alır, nitelikli çocuk kitapları da öyle. Bir sincap gibi mesela… Kötüler çocuk kitaplarında hep kaybeder. İyilerin kazanma olasılığı olduğunu çocuk kitabı okurken hissedersin en iyi. İyilerin salt iyi, kötülerin salt kötü olduğu çocuk kitaplarının neden inandırıcı gelmediğini düşünürsen yaşama varırsın. Bir diktatörün içini kaplayan buz çöllerini, zihnini dolduran ucube “BEN” heykelini, vicdanının sıfırlanmış halini; yani bir diktatörün sefaletini, kimsesizliğini, saplanıp kaldığı kendisini; yani bir diktatörün olanca

“Eğer ölüm bir tür özlemse, o zaman korkulacak ne var ölümde?”

Geçenlerde bir arkadaşımız bize ölümle ilgili çocuk kitapları hakkında bir soru sordu. Çocuklarının okulunda yaşamını kaybeden bir öğrenci vardı ve arkadaşımız bu konuyu çocuklarıyla konuşmak için aracı olacak kitaplar arıyordu. Ona yanıt yazıp Dolap’taki ölüm temalı kitapları söyledik. Biraz beklerse bu hafta “Elveda Bay Muffin” adlı kitaba da yer vereceğimizi söyledik. “Elveda Bay Muffin”i yıllar önce okumuştum. Ne yazık ki kitap biz de yok; olmasını çok isterdik. Çünkü aşağıdaki yazıyı kaleme alan

Vahşi Şeyler Ülkesinde

Bundan 4,5 yıl önce Maurice Sendak’ın klasikleşmiş kitabı “Where the Wild Things Are”ı okumuş, Bir Dolap Kitap’ta de yer vermiştim. Okuduğum versiyonu 1980’li yıllarda dilimize Fatih Erdoğan tarafından çevrilmiş haliydi. Yazının sonunda bir dilekte bulunmuştum: “Umarım bu kitap yine birilerinin dikkatini çeker ve yeni baskısıyla raflardaki yerini alır.” Dileğim bu yıl kabul oldu. Bir zamanlar “Canavarlar Ülkesinin Kralı” olarak basılan kitap bu kez “Vahşi Şeyler Ülkesinde” adıyla yeniden karşıma çıktı.

Yaşlı Oduncu ile Tilki ve Dünya’daki Yaşam

Son zamanlarda hep şunu düşünüyor ve konuşuyoruz: İyimserliğe ne kadar ihtiyacımız var. Güzel olaylara, umuda, bizi iyi hissettirecek şeylere… BaĞzıları içimizdeki tüm iyimser duyguları Harry Potter’daki ruh emiciler misali çekip çıkarmaya çalışsa da biz direnmeye devam ediyoruz. Neyse ki çocuk kitapları var. Yıldıray’ın bu haftaki programı için seçtiği kitap da işte tüm bu iyimser duygulara ithaf edili. İranlı yazar ve illüstratör Hassan Amekan imzası taşıyan “Yaşlı Oduncu ile Tilki” yalın,

Uzay Kâşifinin El Kitabı

Bildiğim kadarıyla resmi olarak 1898 yılından beridir Marslılar’ın Dünya’ya saldırmasından endişeleniyoruz. Bu kadar kesin tarih verebilmemin nedeni, H.G. Wells’in Marslılar’ın Dünya’ya saldırısını anlattığı “The War of the Worlds / Dünyaların Savaşı” adlı kitabın yayın tarihinin bu olması. Elbette bu kitabı ortaya çıkaran kuruntuların, şüphelerin, korkuların, öykülerin, efsanelerin kökü ne kadar derine gidiyor bilmiyorum. Fakat 1898 yılından beridir kitaplarda, çizgi romanlarda, tiyatro oyunlarında, filmlerde  “uzaylıların” gezegenimizi ele geçirmek, bizi yok etmek

Sıradışı Canlılar

Hayvanlar âleminde bir tek insan yıkıcı bir kibirle hareket eder. Alet yapma ve kullanma becerilerini bu kadar kötüye kullanan bir başka canlı daha bulamazsınız yeryüzünde. Gariptir ama hayvandan en büyük farkının aklı olduğunu iddia eder insan türü. Sonra kalkıp ihtiyacı olandan daha fazlasına sahip olmak uğruna, yaşadığı gezegenden daha fazlasını tüketir. “Çevre müslümanların helal malıdır,” diyecek kadar sinsileşen yine insan türüdür. Her şeyin bir tek kendisi için var olduğuna inanacak

“Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü” ile “Oyuncu Susam”

Radyoya Tayga’yla birlikte gittiğimizi ilk kez duyanlar “Nasıl ama? yayında hiç sorun çıkarmıyor mu?” diye sorabiliyorlardı. “Hayır,” diyorduk, “Tayga bu işe iyice alıştı. Radyoyu tanıyor, stüdyoyu tanıyor, hiç problem  çıkarmıyor.” Çıkarmıyordu! Düne kadar. Geçen hafta ilk sinyalleri vermişti zaten. Hafta boyunca yaşadığımız erken ergenlik krizleri dün canlı yayın sırasında zirveye ulaştı ve Tayga “Buraları yıkarım! Kırar dökerim! Hieeeyyyttt!” nidaları eşliğinde canlı yayınımızı sabote etmeye çalıştı. her şey yayından az önce

Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü

İnsan ne zaman büyüyor, ne zaman yaşlanıyor? Kulağa saçma bir soru gibi gelmesinin nedeni büyümek ve yaşlanmak eylemlerinin zamana yayılarak bize hiç çaktırmadan gerçekleşmesi olabilir mi? Ben şu gün şu saat büyüdüm, şu gün de yaşlandım diyebilen bir kimse var mıdır? İnsan çocukken hemen herkes büyüktür zaten. Her büyüğün yaşamı macera doludur. Hele bir de büyüklerden dinlerseniz, her büyük süper kahraman mertebesinde bir zat-ı şahanedir. Derken bir şeyler değişmeye başlar.

Kaplumbağa

“Aşkın gözü kördür,” derler. Gerçi, “Aşk bir sudur, iç iç kudur,” da derler. Aşkı anlatan en anlamlı sözler bunlar değil elbette. Hakkında en çok yazılan konu aşktır sanırım. En çok da, “acı, hüsran, hüzün,” üçgeninde ele alınıyor aşk. Nedense anlatılan aşk öykülerinin çoğunda kalp kırığı, yürek yarası, gönül sürgünü, dünya batması, hayal kırıklığı vs gibi iç kıyıcı, moral bozucu durumlar ele alınıyor genelde. Aşkın anlata anlata bitiremediğimiz bu sıkıcı halinin