Tag "uzaylı"

Tilda Elmaçekirdeği ve Uzaylılar Don Sever

Çikolatanın insanı mutlu eden bir özelliği vardır ya hani; mutluluk hormonları salgılamamıza neden olur çünkü. Bence resimli kitapların da benzer bir etkisi var. Resimli kitaplar da (tabii iyi yazılmış, resimlenmiş, nitelikli örnekleri kastediyorum) beynimizin farklı bir yerini uyarıp bizi gülümsetiyor. Resimli kitap okuyunca siz de kendinizi iyi hissetmiyor musunuz? Bu hafta radyoda hep resimli kitaplar vardı. İlaç gibi bir yayın oldu anlayacağınız. Programın ilk kısmında Bir Dolap Kitap’ı çoook eskiden

Babaannemin İçine Uzaylı Kaçtı

Hep dediğimiz bir şey vardır: Çocuk kitaplarında her konuyu ele alabilirsiniz; sadece nasıl anlatacağınızı bilmeniz, doğru sözcükleri ve ifadeleri bulmanız gerekir. “Babaannemin İçine Uzaylı Kaçtı” işte böyle kitaplardan biri. Sevgi Saygı’nın kaleme aldığı romanda babaannesi alzheimer olan bir çocuğun öyküsünü okuyoruz. Alaz ve arkadaşlarının yaşlılığı nasıl anlamaya, kavramaya çalıştığını, kuşaklar arası iletişimi keyifli bir üslupla ele almış yazar. Bu haftanın armağan kitabı olan “Babaannemin İçine Uzaylı Kaçtı” gelecek hafta yapacağımız çekilişte

Üç kişilik, tek kitaplık bir sohbet: Babam Süt Peşinde

Geçen hafta radyoda Neil Gaiman’ın Türkçe’de yayımlanan son kitabı “Babam Süt Peşinde” hakkında konuştuk. Radyo kaydını yapmadan önce bir dizi rastlantıyla karşılaştık. Şöyle ki, Gaiman’ın kitabının çıkacağını haber almış, sabırsızlıkla bekliyordum. Ancak kitabı daha gelir gelmez Yıldıray’a kaptırdığım için hevesim kursağımda kaldı. Sonra o bitirsin de ben okuyayım diye beklerken, geçen hafta bir sabah Esra’dan bir mesaj aldım: “Güzel kitap alarmı. Seviye kırmızı!” Söylediği kitap elbette Babam Süt Peşinde idi.

Babam Süt Peşinde / Farklı Ama Aynı

Neil Gaiman ailece sevdiğimiz bir yazar. Hatta daha önce Dolap’ta da onun birkaç kitabına yer vermiştik. Gaiman’ın yeni bir kitabının çıkacağını haber alınca haliyle çok heyecanlandık ve merakla beklemeye başladık. Benim adıma talihsizlik “Babam Süt Peşinde” yayımlandığı sırada başka bir kitap okuyor olmamdı. Talihsizliği duble talihsizlik haline getiren şey ise kitabı eve Yıldıray’ın getirmiş olmasıydı. Kitabı elbette Yıldıray’a kaptırdım.  Bu haftaki radyo kaydı için Tayga’dan uzak sessiz bir köşeye çekildiğimizde Yıldıray

Gürültücüler (ya da uzaylılar sizin mahalleye de uzanabilir!)

Uzaylı temalı filmlerde kuraldır: Uzaylılar Amerika’ya iner. Dünyanın başka yerlerinin de istila edildiği haberini duyarız ama doğal olarak filmin kahramanları hep sıradan Amerikalı vatandaşlardır. Amerikan başkanı ise fedakar bir kahramandır. Sonunda kazanan hep onlar olur. Bizleri (diğer tüm dünyalıları) kurtaran kahramanlar hep bu Amerikalılar olur. Bu sefer işi tersine çeviriyoruz sayın seyirciler. Pencerenizden dışarı bakınız. Ne görüyorsunuz? Her sabah görmeye alışık olduğunuz mahalle manzaranızı, değil mi? Yoldan geçen şu kadın

Neyse ki, Ne Yazık ki

Neyse ki Bir Dolap Kitap’ı kurduk. Ne yazık ki para kazanmak için başka işler de yapmak zorundayız. Neyse ki kısa zamanda kocaman bir okur kitlemiz oldu. Ne yazık ki her birinizi tanımıyoruz. Neyse ki yazılarımızın altına yorum bırakıyorsunuz da hakkınızda fikrimiz oluyor. Ne yazık ki her yoruma yanıt veremiyoruz. Neyse ki bunu dert etmiyorsunuz. Ne yazık ki kitap fuarında da karşılaşamadık. Neyse ki birçok yayınevi bizi çok güzel ağırladı. Ne