Tag "TÜBİTAK"

Neredesin Janinka?

Bizim buralarda sokakta o kadar çok cins köpek var ki… İstanbul’da da öyleydi; Caddebostan sahilde görürdük zaman zaman başıboş gezinen cins köpekleri. Annem Datça’da da benzer bir durumdan bahsetmişti. Sanırım canım yurdumun pek çok yerinde, özellikle sayfiye bölgelerinde bu durum oldukça “sıradan”. Sen iki üç günlük keyfin için git al o köpekleri, sonra sıkılıp zor gelmeye başlayınca da sokağa sal. hele ki tatil beldesindeysen geride bırak, arkanı dön git. “Neredesin Janinka?”yı

İki İsimli Kedi / Uğurböceği Kapınızı Çalarsa

Ülke gündeminde kötü hiçbir şey olmuyormuşçasına sürdürdüğümüz radyo programımızda bir süredir kedili kitaplara yer veriyoruz. Özel olarak ayarladığımız bir şey değildi; ama denk geldi işte. Bu hafta da “Kedi Öyküleri” isimli bir serinin ilk kitabı olan “İki İsimli Kedi” ile başladık yayına. Kedileri yakından tanıyanlar bilirler, bu kedi milleti işini bilir. Karnını nasıl doyuracağını, nereden yiyecek bulacağını, nereye saklanılacağını, nerede rahat uyunacağını… Yeter ki biz insanlar onlara karışıp dengelerini bozmayalım. Oysa

Gökkuşağının Tüm Renkleri

Bundan birkaç hafta önce sosyal medya TÜBİTAK’ın binlerce kitabı piyasadan toplatıp imha edeceği haberiyle sarsıldı. Hikayenin çıkış noktası bir gazetedeki bir köşe yazarının “Gökkuşağının Tüm Renkleri” adlı kitapla ilgili bir yazı. TÜBİTAK başkanı da bu yazıyı yazan kişiye mektup yazıp “kültürel hassasiyeti” için teşekkür etmiş ve kitaplarını “kültürel uygunluk ve yerlilik testi”nden geçirdiklerini söylemiş. Ve olaylar gelişir!… Biz de bu haftaki radyo yayınımızı bu konuya ayırdık. Yayına Ray Bradbury’nin ünlü bilimkurgu distopyası

FantastiKomik Sinema Ailesi

Geçtiğimiz hafta Açık Radyo’nun 12. Dinleyici Destek Projesi Özel Yayını ile geçti. Bizim Pazar günkü programımız da şenliğin son gününe denk geliyordu. 20. yaşını kutlayan Açık Radyo, 9 gün 99 saatlik özel yayınının sonunda 1793 destekçiyle yoluna devam ediyor. Açık Radyo’nun ufak da olsa bir parçası olmak bize de mutluluk veriyor açıkçası. Bu haftaki programımıza ilginç bir kitapla başladık. Andrea Valente’nin yazdığı “FantastiKomik Sinema Ailesi”. Kurgu bir ailenin birkaç kuşak

Gürültücü Güven ve Babam Neden Burada Değil?

Geçenlerde bir rüya gördüm: Adını burada anmaya bile tenezzül etmeyeceğim bir politikacı, avanesiyle bizim bahçeyi işgal ediyordu. Her yere plastik şeritler çekip geçmeyi yasaklıyorlardı. Takım elbiseli, güneş gözlüklü bir sürü korumaortalıkta, elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyordu. Bizim bahçede! Evin içinde dört dönüp öfkeden küplere biniyordum ve topuna birden olabildiğince kötü davranıyordum.  Ay, şimdi aklıma geldikçe bile sinir oluyorum. Bu adamlar her istediklerini yapmaya hakları varmış gibi davranıyor ya… Neyse! Bu,

Beni mutlu eden ne?

Biz insanlar tuhaf yaratıklarız. Önce işimize geldiği gibi dünyanın nimetlerini sömürür sonra da tükeniyor diye ah vah eder, dövünürüz. Eski güzel günlere tekrar kavuşmak için çocuklarımızı eğitmeye, yitirmek üzere olduğumuz güzelliklere karşı duyarlı olmalarını sağlamaya çalışırız. Eğer çocuklarımız yitirmek üzere olduğumuz güzelliklerden biriyle ilgili sevimli bir resim yaparsa onu över, bir çikolatayla ödüllendiririz. Ama o çikolatanın yapımında kullanılan palmiye yağının üretimi için orangutanların yaşadığı uçsuz bucaksız yağmur ormanlarının içindeki orangutanlar

Çocuğun ilgisine göre kitap seçme

Biz İstanbul’dan kentsel dönüşüm denen illet yüzünden kaçtık. Tamam, eski binalar varsa ve bu binalar tehlike arz ediyorsa, evet, kentsel dönüşüm olmalı. Ama bir sokakta aynı anda dört inşaat oluyorsa, arka sokağınızda dört, yan sokağınızda dört ve mahalledeki her sokakta en az bir inşaata aynı anda izin veriliyorsa, evinizin önünden her gün en az 30-40 kamyon, beton kamyonu, vinç vs. araç geçip camlar kapalı olduğu halde evinizin içini inşaat kumu

Bir Milyon Ne kadar Büyük?

Bazı hayvanlar var ki, karşımıza ne türlü çıkarsa çıksın sonuç değişmez: O hayvan şirindir. Onu başka türlü görmemiz mümkün değildir. O bir şirinlik abidesidir, mıncırılıp sıkıştırılmalı ve Elmira misali sıkıştırılmalı ve öpülmelidir. Penguenler de bence işte öyle hayvanlardan. Bir imparator penguenin yanına gitsek bu dediklerimin kaçta kaçını yaparız, o ve arkadaşları bizi sivri gagalarıyla buz üstünde kaç kilometre kovalar bilemiyorum ama sanırım fikrim yine de değişmez. Çocuk kitapları hayvanlara karşı

Acaba Ne Olsam ve Kuş Gözlemi

Çocukken “Anneni mi seviyorsun, babanı mı?” aptal sorusu kadar sinir olduğum başka bir soru varsa o da “Büyüyünce ne olacaksın?” idi. İçimden “Sana ne?” dediğim çok olduysa da, uslu bir çocuk olarak usulünce yanıt vermeyi de biliyordum. Her çocuk gibi ben de klasikleşmiş -ve genelgeçer, sevilen, herkesin bayıldığı- meslekleri de söylerdim ara ara. Mesela öğretmenlik gibi… Çoğu zamansa fikrim hep değişirdi. O sırada ne cazip geliyorsa bana onu olurdum. Dedektif