Tag "resimli kitap"

Bugün Eric Carle’ın doğum günü

Aç Tırtıl‘ın babası, rengarenk kolajların ve birbirinden renkli çocuk kitaplarının yaratıcısı Eric Carle bugün 86 yaşını doldurdu. Dolap kapakları ve Dolap Çekmeceleri olarak bu sevdiğimiz yazarın /çizerin doğum gününü kutlarız. Her ne kadar Çekmecelerimizden biri henüz Aç Tırtıl’dan bihaber olsa da, kıdemli Çekmecemiz kendisini hayli seviyor (muhtemelen meyve yeme hızı konusunda tırtılı kendine yakın bulduğundandır. ) Aşağıdaki  kısa video Eric Carle’ı çalışırken gösteriyor. farklı renkte ve dokuda kâğıtlarla kendine özgü

Dalgaların size de seslendiği oldu mu hiç?

Dolap’ta daha önce birkaç defa yazısız, resimli kitaplardan söz ettik (“The Red Book“, “Gezgin Kedi“ ve bir başlığı olmayan, bizim “Kedi Ziyareti“ olarak adlandırdığımız kitap.) Esra, Suzy Lee’nin “Wave /Dalga” adlı kitabı hakkında yazmak istediğini söylediğinden beri heyecanla bekliyordum. Kitabı görme şansınız oldu mu bilmiyorum ama, eğer gördüyseniz, sayfalarını çevirdikçe dalga seslerinin sayfalardan dışarı taştığını, küçük kızla bir ileri, bir geri oyun oynayan dalgaların sıçrattığı suların yüzünüze kadar geldiğimi hissetmiş,

Nerede bu fil?

Orman Bakanlığı ve ona bağlı bölge müdürlüklerinin sık kullandığı bir slogan vardır: “Elinle yaktığın ateşi gözyaşınla söndüremezsin”. Sosyal medyayı biraz kurcalarsanız, sloganın insan kaidesiyle ilişkilendirilmiş yorumunu da bulabilirsiniz. Güzel söz söyleme sanatlarının istisnasız tamamına uzak olsa da, Orman Bakanlığı’nın anlam bakımından son derece doğru olan bu sözünün duyulması, ciddiye alınması, ağızdan ağıza aktarılması ve gündem olması için asıl meselesi olan “orman” vurgusunun yerini insan kaidesine bırakması gerekir. Ne de olsa

İyi ki doğdun Dr. Seuss!

Bugün, ABD’li ünlü çocuk kitabı yazar ve çizeri Dr. Seuss’un doğum günü. Birkaç senedir Dr. Seuss ile ilgili bir şeyler yazasım var ve ben ısrarla onun doğum günün bahene etmek istedim bunu yapmak için. Her seferinde de o tarihlerde hayatımda hep karışık bir devreye denk geldiği için fırsatı kaçırdım. Kısmet 2015 yılınaymış. Bu hafta Bir Dolap Kitap’ta enine boyuna Dr. Seuss hakkında konuşacağız. Siz sevgili Dolap okurları da bu sohbete

İki huysuz kız: Rita ve Selin

Şu ünlü “üç yaş sendromu” denilen şeyi yıllardır duyarız ama henüz tadına bakmış değiliz. Dolap Çekmecesi henüz iki yaşını tamamlamadı ama “iki yaş sendromu” denilen şeyin ne olduğunu bize uzun uzun anlatmış, tanıtmış durumda. Ara ara çileden çıksak da o kadar da katlanılmaz bir şey değil. Saman alevi gibi, geçip gidiyor. Biz asıl üç yaş sendromunda olabileceklerden endişeleniyoruz. Bu sendromların ipuçlarını sağdan solda, eş dosttan, başkalarının çocuklarından ve elbette kitaplardan

Dünyanın En Büyük Çiçeği / Kardeşimle Başım Dertte

 İstanbul’da yaşarken, orada yaşamanın nadir güzelliklerinden biri Açık Radyo‘daki programımızı canlı sunmaktı. O zamanlar (sanki çok eskiden söz ediyormuşum gibi oldu ama sanırım öyle) Kadıköy’de tren vardı. Haydarpaşa Garı hain bir planın bir parçası değildi henüz (aslında parçasıydı da alenen ayan beyan ortada değildi). İstanbul Şehir Hatları İşetmesi İBB’nin meymenetsiz kuruluşu İDO’ya devredileli epey olmuştu ama idare ediyorduk işte. Vapurların her yerine konulan ve abidik haber kanallarının açık olduğu televizyon

Harold ve Sihirli Tebeşir

işte en sevdiğim şeylerden biri oldu. “Keşke Türkçe’ye çevrilse,” dediğim kitaplardan biri daha dilimize çevrildi. Size daha bu yılın başında ABD’nin en ünlü, en klasikleşmiş resimli kitaplarından biri olan “Harold and the Purple Crayon“ hakkında yazmış ve Harold serisi için “Ne yazık ki bunların içinde Türkçe yok,” diye şikayetlenmiştim. Alın size güzel haber: Kitap dilimize “Harold ve Mor Tebeşir” olarak çevrildi. Biz de dün Açık Radyo’da bu kitap hakkında konuştuk.

Konuşan Köpek ve Mançalı Don Kişot

Bir köpekle konuşsaydınız, aranızda nasıl bir konuşma geçerdi? Sizin köpeği sevip, okşayıp, ona bir şeyler demenizi kastetmiyorum. Köpek gerçekten de adam gibi geçseydi karşınıza… şaşırır mıydınız? Mavibulut Yayınları’ndan taze çıkan “Konuşan Köpek” işte böyle bir fikrin ürünü. Çoğumuz eve bir hayvan almayı aklımızdan geçirir, bunu bazen uzun uzadıya tartar, bazen de bir anlık gaza gelişle hayvanı getiriveririz. ne yazık ki bazılarımız bu bir anlık gazın ardından o hayvancığı yol ortasında

Harold ve Mor Kalemi

Tayga birkaç ay önce bir yerlere tutunup ayağa kalkmaya başladığında, her bebek gibi pek şeker bir görüntüye sahipti. Giydiği tulumlar güdüklüğüne güdüklük katıyor, bezli poposu ve koca göbeği bu güdüklüğü katmerlendiriyordu. Bir yandan da ona bakıp bakıp “Ben bu çocuğu birine benzetiyorum ama kime?” diye düşünüp duruyordum. Sonra bir gün şu yandaki fotoğraftaki haline bakarken “Tabi ya!” dedim, “bizim yavru aynı Harold’a benziyor!” Harold, ABD’li yazar Crockett Johnsom’ın klasikleşmiş kitabı