önyargı

Yol Arkadaşım Banço

December 19, 2011

12-13 yaşlarındayken gitar almaya heves etmiştim. Kadıköy’de kendime bir kurs beğenmiştim. O zamanın ünlü rock gruplarından Whisky’nin mağazasında da  güzel bir gitarı gözüme kestirmiştim; param olunca alacaktım. O yaz İzmir’e gittiğimizde ne olduğunu anlamadım. Bir tanıdığımız aracılığıyla Yamaha mağazasına uğradık ve annem bana gitar değil, babama org aldı! Hımmmppfff!!! Bir daha da gitar lafı etmedim. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Winn-Dixie Sayesinde

June 21, 2011

Biz küçükken, mahallemiz kedi ve köpek doluydu. Sadece kedi ve köpek değil aslında, bunlar yalnızca her saat görebildiğimiz hayvanlardı. Çeşit çeşit kurbağa, geceleri koşturan kirpiler, kovanını toprağın içine yapan yabanarıları, bir sürü kuş, yılanlar, solucanlar, yusufçuklar ve daha pek çok hayvan vardı. Niyeyse, en çok kedi ve köpekleri sahiplenirdik. Yaralı bir kuş ya da kirpi [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir Dolap Kitap-11.06.2011 radyo yayını

June 12, 2011

Açık Radyo’da yayınlanan “Bir Dolap Kitap”ın 7. bölümü güzel bir haberle başladı. Koç Üniversitesi öğrencilerinin hazırladığı çocuk kitapları sergisi bizi gerçekten çok heyecanlandırdı. Günün ilk kitabı “Darwin ile Yolculuk“tu. 2009 Darwin Yılı’nda yayımlanan kitap hem içeriğiyle, hem de resimleriyle etkileyici bir çalışma olmuş. Bu kitabı bizi arayan ilk dinleyicimiz olan Ferda Ereren’e armağan ettik. Programın [...]

Share
DEVAMI BURADA

Gıcık Misafir

May 25, 2011

Amanın ne telaş olurdu! Biz kalabalık bir aile olduğumuz için, evin tüm mekanları tam kapasiteyle kullanılırdı. Yani oturma odası ayrı, misafir odası ayrı değildi. Evin salonu tüm ailenin kullandığı ortak mekândı. Bu nedenle misafir geleceği zaman evde büyük bir telaş başlardı. Mümkünse erkekler evden kovulur, son misafir de “ev ayakkabılarını” çantasından çıkardığı naylon torbaya koyana [...]

Share
DEVAMI BURADA

Yetenek Yarışması

November 3, 2010

  Yetenek nedir? Yetenekli insan diye bir durum var mıdır gerçekten? Yoksa yetenek keşfedilen, geliştirilebilen bir şey midir? Ben ikincisini savunuyorum. Evet, doğuştan yetenekli insanlar var. Ama insan istediği kadar yetenekli olsun, bunu görmüyorsa, üzerine gitmiyorsa yetenek neye yarar? Bir insan belli bir konuda çok hevesliyse, hayatını tamamen buna adamak istiyorsa,  eninde sonunda yetenek kazanır. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Nohut Oda Bakla Sofa

July 1, 2010

Yaşasın! Yaşaaaasııın! Sonunda okudum. Sonunda “Nohut Oda Bakla Sofa”yı bulabildim ve aldım ve okudum! “Julia Donaldson kitapları biriktirme” hobim gereği, ne zamandır haberdar olduğum ama piyasada bir türlü bulamadığım bir kitabı daha koleksiyonuma eklemenin sevinci içerisindeyim. Sevgili Umur bana bu kitabı her hatırlattığında, tekrar tekrar kitapçı raflarının arasında gezindim. Sonunda geçen hafta onu buldum. “Nohut [...]

Share
DEVAMI BURADA

Alev Saçlı Çocuk

June 21, 2010

Günışığı Kitaplığı’nın geçtiğimiz ay çıkardığı “Alev Saçlı Çocuk”, epeydir masamda bekliyordu. Beni daha ilk başta, çarpıcı kapağıyla öyle etkilemişti ki, onu başka kitapların arasına sıkıştırmaya gönlüm razı olmadı. Şöyle geniş bir vakitte, tadını çıkara çıkara okurum diye düşündüm. Bu zamana dek de merakla bekledim. Kitabı Christine Nöstlinger’in yazmış olması merakımı daha da kabartmıştı. Günışığı Kitaplığı, [...]

Share
DEVAMI BURADA

Kedi Zen’den ne anlar?

May 27, 2010

Ben kediler hakkında uzun uzun ahkam kesince, ablam elinde bir kitapla geldi ve “Ben bunca zaman sana bunu nasıl vermemişim?” diyerek “Varjak Pençe”yi elime tutuşturdu.  “Aa, bu da ne?” dedim. Çocuk kitabı mıydı? Yok canım, kapağını görünce Akif Pirinççi’nin “Felidae” kitaplarından biri gibi görünmüştü gözüme. Meğer çocuk kitabıymış. Üstelik ödüllü bir çocuk kitabı… Okumamak mümkün [...]

Share
DEVAMI BURADA

Günün birinde kasabaya bir yabancı gelirse…

May 25, 2010

Kitapçı raflarını karıştırırken buldum “Kurbağa ve Yabancı”yı. Açıkçası ne daha önce kitabı görmüştüm, ne yazarını tanıyordum, ne de Kabalcı Yayınevi’nin bu tip çocuk kitapları bastığını biliyordum. Merak edip aldım. Kapağı çevirdim ve sırtında çıkını, gün batımında yürüyen bir fare gördüm. Resim hoşuma gitti. Devam ettim. Bir sayfa daha…

Share
DEVAMI BURADA

Değişmek Mümkün mü? Karda Ayak İzleri…

April 8, 2010

Eskiden beri Japonlardan hoşlanırım. Bu durumu Barış Manço ne kadar etkilemiştir bilemiyorum ama başlangıcı kesinlikle Shogun dizisine dayanır. Ardından, ortaokuldayken okuduğum Şibumi adlı kitap gelir. Kurosava’ydı, Miyazaki’ydi derken… Kısaca, Japonlara karşı algım açıktır. Geçen Cumartesi, yine İyi Cüceler’in raflarını karıştırıyordum. Bir kısmı bildiğim, çoğuna aşina olduğum bir sürü renkli kitap kapağı… Yerli yazarlar, yabancı yazarlar, [...]

Share
DEVAMI BURADA