Tag "müzik"

Roald Dahl 100 yaşında

Geçtiğimiz salı günü, 13 Eylül’de Roald Dahl’ın 100. yaşı kutlandı. Biz de geçen haftaki radyo yayınımızda Roald Dahl’ı andık. Bayram tatili nedeniyle, yayında biraz farklı bir şeyler yapalım dedik ve Dahl kitaplarından sinemaya aktarılan filmlerin şarkılarından bir seçki hazırladık. Podcast’i dinlemek için aşağıdaki ikona tıklayın.

Hayta, El Sistema, Barış İçin Müzik ve Çocuk Hakları

“Yoksulluk, yalnızca yiyecek ve barınak eksikliği değildir. Yoksulluk, ‘Hiç kimse’ olma duygusudur, kimlik eksikliğidir. Müzikle ilgilenmek, bir orkestrada olmak, bir müzik aleti çalmak veya şarkı söylemek çocuğun özsaygısını geliştirir, onu yoksulluktan çekip çıkarır. Çünkü çocuk, müzik aletini eline alır almaz artık yoksul değildir. Keman çalan bir çocuk yoksul olamaz!” Bu sözler iktisatçı, müzisyen, yenilikçi ve El Sistema’nın kurucusu olan Venezuellalı José Antonio Abreu’ya ait. El Sistema’nın  ne olduğunu biliyor musunuz?

Müzik Çekmecesi gururla sunar: Baobabtan Şarkılar

Tayga doğmadan önce onun için şarkılar biriktirmeye başlamıştık. Amacımız farklı dillerden şarkılar bulup bir araya getirmek ve bir dünya albümü yapmaktı. Bunun için internette gezinirken bir Afrika ninnisine denk gelmiştim. O gün bugündür bu şarkıyı çok seviyoruz ailecek. Tayga da ara ara “Olele çal anne / baba,” diyerek şarkıyı dinlettiriyor bize. “Songs from the Baobab” (Baobabtan Şarkılar) adlı, Orta ve Batı Afrika ninnilerinden oluşan bir albümde yer alan “Uélé molibá

Kıpır Kıpır / Ağaçtaki

Eski evimizde kapı zilimiz sürekli çalardı. Kargocuların biri gelir, biri giderdi. artık hangi şirkette hangi elemanın çalıştığını öğrenmiştik. Her kargocu tanıdıktı bizim için. Buraya taşınınca işler değişti. Bir süre kargodan gelen giden olmadı. Sonra yavaş yavaş başladılar gelmeye. Burada kapı zilimiz hiç çalmıyor. Çünkü onlar kapıya ulaşmadan biz bahçe kapısının açıldığını duyup kargo paketini kapıveriyoruz. Yine de burada da işler alıştığımız düzene oturmaya başladı. Kargo görevlileri önceden evde bulamayınca şubeye

Bilmiş Çocuğun Şarkıları

Bir varmış, bir yokmuş… Zamanın birinde, nerede olduğu bilinmeyen bir ülkede, çocuklar çok ama çok mutsuzmuş! Çünkü oyun oynayabilecekleri, koşabilecekleri hiç bir yer yokmuş. Ülkenin başındaki ‘Kötü Kral’ ağaçları hiç mi hiç sevmiyormuş. Nerede bir ağaç görse hemen kestiriyor, nerede bir park görse hemen yıktırıyormuş. Onların yerine çirkin, şekilsiz binalar yaptırıyormuş. ‘Kötü Kral’ çocukları da sevmiyormuş zaten. Çocuk sesi duymaktan da hoşlanmıyormuş. Çünkü biliyormuş çabucak büyürmüş çocuklar ve çabucak büyüyen

Absürd bir video: Mahna Mahna

Ne zamandır Müzik Çekmecesi’ni ihmal etmiştik. Bari komik videoyla geri dönelim dedik. Her şey bir akşam havaalanı yolunda beklerken gelişti. İzmir yollarını iyi bilmediğimiz ve zaman hesabı yapamadığımız için havaalanına normalden çok erken gittik; oysa beklediğimiz kişilerin gelmesine çok vardı. Uzun bir gün olmuştu; Tayga artık yerinde durmuyordu. Yorulmuş, karnı yarım yamalak doymuş ve uykusu gelmişti. beklemekten sıkılınca hiç yapmadığım bir şeyi yaptım: Telefonumu çıkardım ve ona ilgisini çekebileceğini düşündüğüm

Tom Gates – Muhteşem Bahaneler ve Başka Güzellikler

Tom Gates tipik bir haylaz. Aklı fikri haytalığa çalışıyor. İşi kolay yoldan kurtarmaya çalışan, aklı sıra uyanıklık yapan bir tip. Doğal olarak işleri çoğu zaman yüzüne gözüne bulaştırmayı başarıyor. Kitap “Bu sabah uyandım ve birden muhteşem bir şeyi hatırladım” diye başlıyor. Sayfayı çevirdiğinizdeyse sizi dev puntolar karşılıyor: “İki koca hafta boyunca okul yok!” Tom işte böyle biri. Okul olmasın, dersler olmasın, etliye sütlüye karışmasın, ablası Delia etrafta dolaşmasın. Tom da

Müzik Çekmecesi gururla sunar: Eklektik bir gece

Tayga’yı uyutmak zorlu bir süreç çünkü Tayga, uykusu olsa bile uyumamayı tercih ediyor. Uykudan yerlerde sürünse bile o bir çift göz inatla, ısrarla açık kalıyor. Bazen gözleri açık uyuduğundan kuşkulanıyorum. (İmdat, zombi bebek!) Tayga’yı uyutmak bazen tüm aile için zorlu bir mücadele olabiliyor. Benden babasına, ondan anneanneye, eğer o sırada yanımızdalarsa halaya, ondan büyük kuzenlere… Tayga arada bir yerlerde uykuya dalıyor. Sanıyor musunuz ki bunca çabadan sonra bu çocuk şöyle

“Ayı Olmayan Ayı” ve “Deniz’in Sevdiği Şeyler: Müzik”

Teknik bir arıza oldu ve radyo programının her zaman pazartesi günü yayınladığımız bant kaydı bugüne kaldı. Olsun, rutin bozuldu işte, fena mı? Bu hafta yayına ta 1946 yılında yayınlanmış bir kitapla başladık. Elbette kitap özgün dilinde o tarihte yayınlanmış. Türkçesi daha geçenlerde Hayykitap tarafından, Şiirsel Taş’ın çevirisiyle yayımlandı. Kitabın adı, “Ayı Olmayan Ayı” ve yazarı da çizgi film senaristi, yönetmeni ve yapımcısı Frank Tashlin. Kitap, kendisine sürekli, “Sen ayı değilsin,