Tag "masal"

Kitap ve Çu’nun Bir Günü

Bu hafta radyoda “Kitap” adlı kitaptan söz ettik. Hatırlarsanız, daha önce “Bu Bir Kitap” adlı bir resimli kitap hakkında da yazmıştık. Elektronik kitap teknolojisinin giderek yaygınlaştığı günümüzde “gerçek” kitapların unutulup kaybolacağından korkanlar var. İşte “Kitap” da gerçek kitaplara övgü niteliğinde yazılmış bir resimli kitap. Yayının ilk bölümünde Yıldıray “Kitap”tan ayrıntılı olarak söz ediyor. Bizim şahsi görüşümüzü sorarsanız, biz e-kitapları reddetmiyoruz. Soluk kesici romanları basılı kâğıt üzerinde okumayı tercih ediyoruz. Araştırma

23 Nisan Armağanı: Bir Lolipop Masalı (e-kitap)

Merhaba, Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Dolap’ta minik bir sürpriz var. Geçen gün yazar Zeynep Alpaslan bir e-posta yollayarak çocukların bayramda okuyabilecekleri bir masal armağanı vermek istediğini söyledi. Zeynep’in daha önce de bir e-kitabını yayınlamıştık burada. Bu sefer bir lolipopun hüzünlü ama umut dolu masalını okuyacaksınız. Kitabın resimlerini Baysan Yüksel yaptı. “Bir Lolipop Masalı”nı okumak isterseniz, buraya ya da aşağıdaki resme tıklayıp bilgisayarınıza, tabletinize ya da

Bu kış kimse üşümeyecek

Bu aralar karlı kışlı kitaplar görünce hoşuma gidiyor. Uzaktan bakması güzel tabii. İstanbul’dan taşındığımızdan beri her kış İstanbul’da kar yağıyor; ben de buradan ciğere bakan kedi gibi bakıyorum resmen. En son kar gördüğünde Tayga’nın doğmasına birkaç hafta kalmıştı. Bırakın karda uzun yürüyüşler yapıp, arkadaşlarla kartopu oynamayı, Yıldıray’ın elini tuta tuta arka sokağa gidip dönerken penguenden halliceydim. Tayga da, yazık yavrum, kar falan bilmiyor. Ona ilginç geliyor haliyle. Merak ediyor. İlk

Üç kişilik, tek kitaplık bir sohbet: Babam Süt Peşinde

Geçen hafta radyoda Neil Gaiman’ın Türkçe’de yayımlanan son kitabı “Babam Süt Peşinde” hakkında konuştuk. Radyo kaydını yapmadan önce bir dizi rastlantıyla karşılaştık. Şöyle ki, Gaiman’ın kitabının çıkacağını haber almış, sabırsızlıkla bekliyordum. Ancak kitabı daha gelir gelmez Yıldıray’a kaptırdığım için hevesim kursağımda kaldı. Sonra o bitirsin de ben okuyayım diye beklerken, geçen hafta bir sabah Esra’dan bir mesaj aldım: “Güzel kitap alarmı. Seviye kırmızı!” Söylediği kitap elbette Babam Süt Peşinde idi.

Ezop’tan Günümüze Hayvan Öyküleri

“Klasik masalları sever misiniz?” Berna Günal Küçük, yazısına bu şekilde başlar başlamaz ben de hemen kendi kendime sordum. “Klasik masalları seviyor muyum?” Üstelik bu soru ve “Masallar hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusu Bir Dolap Kitap’a en çok yöneltilen sorulardan biri. Yıldıray masallarla ilgili daha çok şey okudu ve bu konu üzerine düşünüyor; bense konuya çok da derinlemesine bakmıyorum sanırım. Açıkçası masallara karşı özel bir ilgim yok. Berna, Ezop masalları hakkında yazacağını

Cecü’nün Yer Cüceleri

Merhaba sevgili Dolapsever, Bugün Bir Dolap Kitap’ta kızı Ekin ile birlikte çocuk kitapları dünyasına balıklama dalmış, bir çocuk kitabı tutkununu, Berna Günal Küçük‘ü konuk ediyoruz. Berna, bizim için dünya edebiyatının büyük ustalarından Umberto Eco tarafından kaleme alınmış “Cecü’nün Yer Cüceleri” adlı masal kitabını kaleme aldı; ortaya çok ayrıntılı ve doyurucu bir inceleme çıktı. Bakalım siz de yazıyı okuyunca, Berna gibi bunun “masallara ihtiyacı olan hepimiz için” yazılmış bir kitap olduğunu düşünecek

Bay Jaromir ve Çalınan Elmaslar

Yılın son radyo yayınını yaptık dün. Bir hafifleme hissi oldu bende. Sizde de 31 Aralık’a yaklaşırken benzer hisler oluyor mu? Çocukken yılbaşı benim için eğlence demekti. Mutlaka birilerinde toplanılırdı. Şahane yemekler olurdu. Bol kuruyemiş olurdu. Geç saate kadar oturma iznimiz olurdu. Uzun zamandır bu nevi eğlentilerden uzağım. Açıkçası 31 Aralık’ın diğer günlerden bir farkı kalmadı benim için. (Bana sorarsanız asıl 28, hatta 29 Şubat kutlanmalı. Hem kışın son günü olduğu

Dünyanın En Büyük Çiçeği / Kardeşimle Başım Dertte

 İstanbul’da yaşarken, orada yaşamanın nadir güzelliklerinden biri Açık Radyo‘daki programımızı canlı sunmaktı. O zamanlar (sanki çok eskiden söz ediyormuşum gibi oldu ama sanırım öyle) Kadıköy’de tren vardı. Haydarpaşa Garı hain bir planın bir parçası değildi henüz (aslında parçasıydı da alenen ayan beyan ortada değildi). İstanbul Şehir Hatları İşetmesi İBB’nin meymenetsiz kuruluşu İDO’ya devredileli epey olmuştu ama idare ediyorduk işte. Vapurların her yerine konulan ve abidik haber kanallarının açık olduğu televizyon

Külprensi

Şu prenslik, prenseslik işlerinden hiç hoşlanmam. Çocukken kız arkadaşlarım resim çizdiklerinde kabarık etekli, başı taçlı, sırma saçlı tipler çizerlerdi. Bunlar ya gelin ya prenses olarak adlandırılırdı. Hiç öyle resim çizdiğimi hatırlamıyorum. Çizilenlerine de uyuz olurdum zaten. Açıklayamadığım bir biçimde aptalca gelirdi bana o kabarık etekler. Ne pembe renkten hoşlandım, ne de prensesli masallara düşkünlük gösterdim. Her çocuk gibi ben de Pamuk Prenses’i, Külkedisini ve Uyuyan Güzel’i dinledim ama orada ilgimi