Tag "korku"

Duvarların İçindeki Kurtlar, Fare Adlı Kedi

Bazı geceler yatağa yattığınızda siz de  evin içinde sesler duyar mısınız? Dolapların tahtaları  çıtırdar, tıkırdar; parkeler gıcır; buzdolabı tak tuk eder. Bazen başka sesler olur. Duvarın öte yanındaki komşuların evinden gelen mırıltılar gelir. Komşuların mırıltısıdır o, değil mi? O çıtırtılar da genleşen ya da büzülen ahşapların sesidir, öyle değil mi? Kurt falan değildir, değil mi? Çünkü ne derler bilirsiniz: Kurtlar duvarların içinden çıktı mı işimiz bitti demektir!  Bu hafta radyoda yine

Uçurtma Çocuk Dergisi ve Karakura’nın Düşleri

Türkiye’de çocuk dergileri denince bir kuşağın aklına hemen Milliyet Çocuk gelir. Bizim çocukluğumuzun en güzel ayrıntılarından biriydi Milliyet Çocuk dergileri. Zaten Dünyalı’yı yapma hayali kurarken de hedefimiz hep Milliyet Çocuk gibi bir dergi yapmaktı; tabii günümüze uyarlanmış bir şekilde. Sanırım bunu başarabildik. Geçen ay yeni bir çocuk dergisi çıktı: Uçurtma. Biz Uçurtma’yı çok sevdik; çünkü bakış açısı olarak Dünyalı’ya yakın bulduk. Açık konuşalım Türkiye’de yaşıyoruz. Burada ne kitap okunuyor, ne dergi.

Balinalar Geldiğinde

Bu hafta Açık Radyo’daki programımızda Michael Morpurgo’nun yeni romanı “Balinalar Geldiğinde”  hakkında konuştuk. Morpurgo, daha önce yayımlanmış kitaplarında olduğu gibi bu kez de yine enfes bir kurgu yapmış. Michael Morpurgo’nun daha önce Bir Dolap Kitap’ta anlatılmış kitaplarına burayı tıklayarak göz atabilirsiniz. Kitap ilginiz çekerse bu yazının altına yorum bırakarak çekilişe katılabilirsiniz. Çekilişi kazanan kişiyi Nisan’ın ilk haftasında açıklayacağız. Programın ikinci yarısındaysa sürprizli bir finali olan “Mamut Avcısı” hakkında konuştuk. Yayının …

Çocuk kitaplarından ne öğrendim?

Herkesin derdi çocukken ruhunun kırıldığı yerlerdenmiş. Kırıkların en iyi ilacı çocuk kitaplarıymış. Çocuk kitaplarını çok sevip çok okuyunca illa da iyi ebeveyn olunmazmış. Kendi ruhu nerelerinden kırıksa çocuğunun ruhunu oralarından kırabiliyormuş insan. Çocuk kitapları çocukları kurtarmaya yetmezmiş. Ölü çocuklar kıyılara vurabilirmiş. Cansız bedenlerini taşımak için çocuk kitabı değil beyaz bayrak sallamak gerekirmiş. Yalnızca çocuk kitaplarında ekmek almaya giden çocuklar sağ salim eve dönermiş. Cesurca davranmak, bir şeyi korkmana rağmen yapmakmış. Bugün

Hayatı Değiştiren Buluşlar Ansiklopedisi ve Tarlakoz’un Tuzağı

Nesne tarihi kitaplarını oldum olası sevmişimdir. Bu konuda pek çok kitap yazılmış olsa da, hepsinde ilginç ve daha önce okumadığınız bir bilgiye illa rastlarsınız. Hele bir de söz konusu örnekler çocuk kitapları kategorisi altında yayımlandıysa, görsel olarak da iyi tasarlanmış olurlar genelde. Bu hafta radyoda okuması ve bakması çok keyifli bu tür bir kitaptan daha doğrusu bir ansiklopediden söz ettik.  “Hayatı Değiştiren Buluşlar Ansiklopedisi” adını taşıyan kitapta nesnelerin tarihlerinin yanı sıra,

Edgar ve Allan Poe ile maceraya devam

Benim için çocukken yaz tatili demek bütün gün sokakta oynamanın dışında bolca kitap okumak da demekti. Öğle saatlerinde evdeysem en sevdiğim şey sandviç yapıp evin bir köşesindeki kuytuya çekilip kitap okurdum. Hele bir de soluksuz bir maceraya denk geldiysem değmeyin keyfime. Keşke o zaman şimdiki kitaplar olsaydı diye hayıflanmadan da edemiyorum. Neyse ki şimdiki kitapları şimdi okumak gibi bir şansım var! Şimdi çocuk olsaydım bu yaz tatili için kendime seçeceğim

Gece Maymunu Gündüz Maymunu

İşte doğum sonrası ilk radyo yayınıyla karşınızdayız sayın seyirciler. Üstelik yayının ilk bölümünde Yıldıray öyle bir kitap seçmiş ki, tam da bizim evdeki halimizi özetleyen bir konusu var. Kitabın ismi bile bizim evin iki bebesini tanımlar gibi: “Gece Maymunu Gündüz Maymunu”. Julia Donaldson imzası taşıyan kitabın çizimlerinde alışık olduğumuz gibi Axel Scheffler değil, Lucy Richards var. İki farklı dünyaya iki farklı bakış açısı sunan kitap korkulara da alttan alta değiniyor.

Dişçi deyip geçmeyin. Ya canavarsa?

Bazı mesleklerin kaderinde vardır kötü anılmak. Misal ben daha uzaktan anket yapan birilerini görürsem hemen yolumu değiştirmeye çalışırım. Minibüs şoförü dendiğinde ister istemez trafik kurallarını ihlal etme potansiyeli olan biriyle karşı karşıyaymışım gibi düşünürüm. Kanalizasyon işleriyle ilgilenen birileri olduğunda ister istemez o kokuyu hayal ederim. Devlet dairesinde bir işim varsa hep nemrut bir memura denk geleceğim varsayımıyla girerim içeri. İşte bunlar hep önyargı! Benim önyargılarım. Belki sizin de farklı önyargılarınız var işini

Fırtınalı Gece ile sıcacık bir iyi geceler masalı

Fırtına, uyku ve gece sözcükleri şu sıralar bizim kanayan yaramız. Hayatının ilk on altı ayı uyumayan Dolap Çekmecemiz, uyumadığı gibi bizi de uyutmayarak bize çoook fırtınalı gece yaşattı. Sonra “Yeter artık ama!” diyerek şu hep kaçtığımız uyku eğitimi nanesini yedik. Kaçmaz olaymışız. O ne rahatlık, aman ne büyük kolaylık. Sonra biz ara ara sızıntılar, kaçaklar olsa bile hep güzel güzel uyuduk. Akşam belli bir saatte yatağına koyduk yavruyu, kapıyı çekip