Roald Dahl beyazperdede

September 15, 2011

İki gün önce çocuk edebiyatının en büyük ustalarından Roald Dahl’ın doğum günüydü. Dahl yaşasaydı 95 yaşında olacaktı. “Roald Dahl Günü” olarak kutlanan 13 Eylül’de biz de Bir Dolap Kitap olarak Dahl’ın yaşamının kısa bir özetine yer verdik. Yazıyı okumadıysanız burayı tıklayabilirsiniz. Roald Dahl insana yazacak o kadar çok malzeme veriyor ki, kısa bir yazı elbette [...]

Share
DEVAMI BURADA

BANT YAYINI: Uyku

April 22, 2011

Uyuyamıyor musun Küçük Ayı? Yeğenim Deniz henüz bastıbacak bir cüceyken ona her akşam kitap okunurdu. Bazı kitapları bize o kadar çok okutmuştu ki, artık evin yetişkinlerine afakanlar basmıştı. Okumaktan bıktığımız kitapları değişik seslendirme teknikleriyle okur, her okumayı bin bir maskaralıkla bir tiyatro gösterisine dönüştürürdük. Ama okumaktan asla sıkılmadığımız bir kitap vardı: “Uyuyamıyor musun Küçük Ayı?” [...]

Share
DEVAMI BURADA

Yanıbaşınızdaki çocuk gizli ajan olabilir, dikkat!

March 1, 2011

Size şu an çoğu kişinin varlığından bile haberdar olmadığı, çok gizli bir yerden yazıyorum. Burası, yüksek duvarlar ardına gizlenmiş, çok gizli bir kampüs. Etrafımda her yaştan çok sayıda çocuk var. Askeri pantolon ve postallarının üzerine farklı renklerde tişörtler giymişler. Küçük yaştakilerin çoğu kırmızı tişörtlü. Yaşları küçük; ama üzerlerinden taşan özgüven inanılmaz. Yer yer mavi ve [...]

Share
DEVAMI BURADA

Matrak koyunla maceraya devam…

April 30, 2010

Koyun Russell’la daha önce tanışmıştık. Kendisi hayran olduğum bir karakter. Aynı anda hem şaşkın, hem cin fikirli; hem şapşal, hem akıllı olma özellilerini bünyesinden barındıran, her daim sevimli bir tip bu bizim Russell… Russell’ın bu seferki macerası, salıncak tepesinde başlıyor. Russell, dostlarına bir gösteri yaparken, önünden geçen bir karga dikkatini dağıtır ve Russell yere çakılır. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Uykusuzluk çeken koyunun ilacı nedir?

April 1, 2010

Uykuyla aram iyidir. Hatta epey iyidir. Kafamı yastığa koyar ve az sonra horlamaya başlarım. Sabah oldu muydu da yataktan sürünerek kalkarım. İkisi arasında geçen süredeyse bin türlü fantastik rüya görürüm. Peki ya Yıldıray? Zavallı Yıldıray benim tam tersimdir. Uyudu mu sıkı uyur; ama uykusu bir kaçtı mıydı, denemediği şey kalmaz. Bay Ayı ve Bayan Ayı’ya [...]

Share
DEVAMI BURADA

Nedir bu kız çocuğunun alametifarikası?

March 17, 2010

Ben evin üçüncü ve en küçük çocuğuydum. Küçükken bunun çok talihsiz bir durum olduğunu düşünürdüm. Bir düşünsenize: Tepemde, bana sürekli ne yapmam gerektiğini söyleyen ve beni “ezen” iki büyük kardeş vardı. Sonradan, evin en küçüğü olmanın çok da kötü bir şey olmadığına karar verdim. Zaten bu hep böyle değil midir? İlk çocuğun hep deneylere kurban [...]

Share
DEVAMI BURADA

Pıtırcık, yeniden…

February 11, 2010

En sevdiğim haylaz, bitirim, cin fikir, uyanık, laf ebesi, sivri dilli, duygusal ve bücür kahraman geri döndü: Pıtırcık! Üstelik bilinmeyen maceralarıyla dolu yepyeni bir ciltle… Pıtırcık’la tanışmamı ablama borçluyum. Bir gün birkaç cilt Pıtırcık kitabı alıp getirmişti bana. Yıldıray’sa Pıtırcık’ı Milliyet Çocuk’taki  maceralarından tanıyor. Şimdi bakıyorum da 80’li yıllarda basılmış Pıtırcık kitaplarım aradan geçen 20 [...]

Share
DEVAMI BURADA

“Yetişkinler çocukların onları izlediğinden asla şüphelenmez.” Çaylak / CHERUB

January 18, 2010

Doğrusu keyfime diyecek yok: Elimdeki kitap Banu’nun günlerce çalışıp, didinip çevirdiği kitap! Kitabın Türkçe adı “Çaylak”. Yazar Robert Muchamore’un diziye verdiği ad “CHERUB”. Sözcüğün İngilizce’de “masum yüzlü çocuk”, “melek çocuk” gibi anlamları var. Romanın kahramanı olan James, İngiliz İstihbaratı’nın gizli bir kolu olan ve kimsesiz çocukları ajan olarak kullanan CHERUB tarafından seçiliyor. Dizinin ilk kitabı [...]

Share
DEVAMI BURADA

AFACAN BEŞLER’in izinde…

January 14, 2010

Çocukken tam bir kitap kurduydum. Okuduğum bir sürü kitap arasında en özel olanları kesinlikle ama kesinlikle “Afacan Beşler” serisiydi. Aa, bir de “Gizli Yediler” vardı tabii. Onlara da hayrandım. Ama sanırım kalbimde Afacan Beşler’e birazcık daha fazla yer ayırmıştım. O yüzden Gizli Yediler’den söz etmeyi daha sonraya bırakıp, bir an önce Beşler’den söz etmek istiyorum. [...]

Share
DEVAMI BURADA