Tag "Hayykitap"

Düşler Sirki / Usta ile Ayı

Patlamış mısırın ne tuhaf bir kokusu vardır! İnsanı kandırır, aklını çeler, ağzını sulandırır, mutluluk hissi verir. Hem de bunların hepsini aynı aynda yapar. Sonunda o mısırın cazibesine dayanamazsınız ve bir tane atıverirsiniz ağzınıza. Önce iki parmağınızın ucuyla, tek tek alıp ağzınıza atarsınız mısırları. Sonra üç parmak, dört parmak derken bir bakmışsınız ki avuçla alıp alıp ağzınıza tıkıştırıyorsunuz! tabii bu dediklerim evde mısır patlattıysanız geçerli. Sinemaya gitmiş de mısır almamışsanız, arka koltuğunuzda

Palavrasavar kitaplar

“Doğru mu, Palavra mı” serisi, kırk yıl düşünsek aklımıza gelmeyecek doğrulara ve doğru bildiğimiz palavralara ışık tutuyor. Serinin ilk iki kitabından biri hayatta kalma becerilerine odaklanırken, diğeri vücudumuzla ilgili doğruları ve palavraları konu alıyor. İnsanın başına ne geleceği, ne zaman neye ihtiyaç duyacağı belli olmaz. Hayat bu! Her an her şey olabilir. Demek ki ne yapacağız? Hazırlıklı olacağız; hayatın karşımıza çıkarabileceği sürprizlere karşı olabildiğince donanım kazanacağız. Neyse ki kitaplar var.

Kıyıya Vuran Kız

“Önyargı bütün kötülüklerin anasıdır,” diyebilir miyiz? Bu kadar iddialı bir yargıda bulunmak doğru değil ama ben önyargılarımdan çok çektim. Bir kere kendi kendinize yolunuzu kesiyorsunuz. Birkaç adım sonra karşılaşabileceğiniz bir güzelliği, sırf yargılarınız yüzünden görmüyor ya da olduğundan farklı görüyorsunuz. Belki çok seveceğiniz bir insanla geçireceğiniz güzel vakitleri öteliyorsunuz. Belki “Hayatımda yediğim en lezzetli şeymiş bu!” diyebileceğinizi bir yemeğin tadını öğrene şansınızı yok ediyorsunuz. Arka kapak yazısı ya da kapağı

Ağaçlar Bizi Nasıl Mutlu Eder?

Geçenlerde evimizin hemen önünde duran, bizim her gün sevgiyle izlediğimiz koca çitlembiği kesmişler. Biz kesilişini görmedik. Bir gün önce oradaydı, ertesi sabah bir baktık koca ağaç sırra kadem basmış. O günden beri canım yanıyor. Abartmıyorum, kalbimin oralarda bir yerde kesintisiz bir sızı var. Bir yandan da eski radyo kayıtlarımızı yayınlıyoruz ya, bir baktım, sıradaki kitap “Ağaçlar Bizi Nasıl Mutlu Eder?” imiş. Tam da çitlembik olayının üstüne cuk oturdu. İnsanın kendi kitabından söz

“Bir Köpeğin Samimi İtirafları” ve “Yıldızı Dişi”

Bir kitap okursunuz ve hayatınız bambaşka bir yöne kırar direksiyonu. Bazen bir karar almanıza neden olur. Bazen silkelenip kendinize gelmenize. Yeni bir hobi edinmeye, küs olduğunuz birisiyle barışmaya, sevdiğiniz bir şeyi yapmaya ya da hiç aklınızda olmayan yepyeni maceraya girişmeye karar verebilirsiniz. Ben de bir kitap okudum ve köpeklere bakışım değişti. Köpek sevmiyordum da bu kitap sayesinde artık köpek sevmeye başladım diye bir şey demeyeceğim. Tersine, köpekleri zaten çok severdim

Özgürlük?

Tayga’nın dişiydi, kızamığıydı derken, yavrunun meğer 6. hastalık (isme bak!) geçirdiği ortaya çıktı. Altıncı mı, yedinci mi bilinmez ama biz biraz daha uykusuz kalırsak 75. hastalıktan şak diye gidivericiz Yıldıray’la… Altıncı hastalığın armağanı bize geride gecenin 3’ünden sabah altı buçuğa kadar sadece kucaktan dikey olarak gezmek isteyen ve en ufak açı değişiminde sinir krizleri eşliğinde zırlayan bir velet bırakması oldu. Bu gidişle işler güçler birbirine girecek, Dolap molap kalmayacak, biz

Normal Nedir ve Yüzyılın Bomba Haberi

Normalin, anormalin, hatta marjinalin ne olduğunu konuşup durduğumuz bir dönemde yaşıyoruz. Birimize göre doğru olanın, bir diğerine göre yanlış olduğu, sürekli bir ötekileşmenin yaşandığı günler bugünler. Oysa normal ne ki? Bana göre normal olan şey, sana göre normal dışı olamaz mı? Ya da tersten söyleyelim senin anormal kabul ettiğin şey, benim normalim olamaz mı? Sırf sana anormal geliyor diye, ben kendi normalimi reddetmeli miyim? Wolfgang Korn “Normal Nedir?” adlı kitabında

“Ayı Olmayan Ayı” ve “Deniz’in Sevdiği Şeyler: Müzik”

Teknik bir arıza oldu ve radyo programının her zaman pazartesi günü yayınladığımız bant kaydı bugüne kaldı. Olsun, rutin bozuldu işte, fena mı? Bu hafta yayına ta 1946 yılında yayınlanmış bir kitapla başladık. Elbette kitap özgün dilinde o tarihte yayınlanmış. Türkçesi daha geçenlerde Hayykitap tarafından, Şiirsel Taş’ın çevirisiyle yayımlandı. Kitabın adı, “Ayı Olmayan Ayı” ve yazarı da çizgi film senaristi, yönetmeni ve yapımcısı Frank Tashlin. Kitap, kendisine sürekli, “Sen ayı değilsin,

“Büyüyünce Ne Olsam?” ve “Babam Çalılığa Dönüşünce”

Çocuklar meslekleri hem merak ederler hem de oyunlarında sürekli yer verirler. Hangi çocuğa sorsanız ileride ne olacağıyla ilgili mutlaka bir fikri hatta kararı vardır. Aynı çocuğa üç gün sonra tekrar sorsanız kararlılığı bakidir belki ama meslek adı değişmiş olabilir. Olsun. Önemli olan, karar vermek için önlerinde zaman varken mümkün olduğu kadar çok meslek hakkında bilgilenmeleri zaten. “Büyüyünce Ne Olsam?”, Redhouse Kidz tarafından yayınlanan bir meslekler kitabı. Georgina Segarra tarafından yazılan