Tag "hayvanlar"

Hayvanların da mahalle hayatı olur

Bizim sokakta bir sürü hayvan yaşıyor. Bizim bahçede kedi Saffet ve saz arkadaşları var. Saffet bebekliğinden beri burada zaten; diğerleri sonradan yerleşti. yan bahçede kedi gördü mü deliye dönen rottweiler Daisy var. Onun yanındaki bahçede goldenretriever Ece ile onun köür karası çocuğu, onların da yanında Ece’nin bir başka çocuğu yaşıyor. Karşı bahçede ihtiyar Alman kurdu Zuzu var. Bir tane adını bilmediğimiz bir köpek ortalıkta serbest gezip bunların hepsini ayaklandırıyor. Bir

Eve Yolculuk

Gözlerinizi kapayın ve yaşadığınız, “Evim,” dediğiniz mekânı zihninizde canlandırın. Tam olarak istediğiniz gibi olmasa da rahat bir yer, değil mi? En azından iyi tanıdığınız ve kendinizi güvende hissedebildiğiniz bir yer. Orada uyuyabiliyorsunuz. Güzel. Şimdi zihninizdeki bu mekânı yavaş yavaş küçültmeye başlayın. Duvarlar birbirine yaklaşsın. Dilerseniz eşyalarınızı evinizle aynı oranda küçültün ya da eviniz küçüldükçe bazı ayrıntılar eriyip silinsin. Önce buzdolabınız yok olsun mesela. Ayakkabılığınız, giysi dolabınız ve teker teker koltuklarınız

İnfografik – Hayvanlar Âlemi ve İnsan Vücudu

Dün fuarın yenilerinden “Anahtar” adlı resimli kitaptan söz etmiştim. Bugün yine fuardan taze taze alabileceğiniz bir başka resimli kitaptan, daha doğrusu iki kitaplık bir bilim ve genel kültür dizisinden söz etmek istiyorum. Resimli kitap dediğime bakmayın, bunlar, o hep sözünü ettiğimiz tablo gibi illüstrasyonlarla kaplı bir resimli kitaplardan değil. Birer infografik kitabı İnfografik, var olan bilgilerin resim / çizim ve grafiklerle sunulduğu bir bilgi paylaşım yöntemi. Karmaşık bilgilerin basitleştirildiği, görsel

Yaşlı Oduncu ile Tilki ve Dünya’daki Yaşam

Son zamanlarda hep şunu düşünüyor ve konuşuyoruz: İyimserliğe ne kadar ihtiyacımız var. Güzel olaylara, umuda, bizi iyi hissettirecek şeylere… BaĞzıları içimizdeki tüm iyimser duyguları Harry Potter’daki ruh emiciler misali çekip çıkarmaya çalışsa da biz direnmeye devam ediyoruz. Neyse ki çocuk kitapları var. Yıldıray’ın bu haftaki programı için seçtiği kitap da işte tüm bu iyimser duygulara ithaf edili. İranlı yazar ve illüstratör Hassan Amekan imzası taşıyan “Yaşlı Oduncu ile Tilki” yalın,

Her güne bir hayvan

Yeryüzünü dev bir ağaç olarak düşündüğümüzde, hayvanların payına tamı tamına 1.318.000 yaprak düşüyor. Bu yaprakların 1.265.500’ü omurgasız hayvanlara, 52.500’ü ise omurgalı hayvanlara ayrılmış. Omurgalı hayvanların yaprakları da farklı dallara ayrılıyor: 25.100 balık, 9.800 kuş, 8.000 sürüngen, 4.960 ikiyaşayışlı ve 4.640 memeli. (Kaynak: “Yaşam Ağacı”) Benim aklım hayalim almıyor bunca türü. Bu türleri tek tek inceleyip sınıflayan biolog, zoolog gibi bilim insanlarının ne tür bir deli çalışmaya giriştiklerini de kafamda canlandıramıyorum. Yetmezmiş

Sıradışı Canlılar

Hayvanlar âleminde bir tek insan yıkıcı bir kibirle hareket eder. Alet yapma ve kullanma becerilerini bu kadar kötüye kullanan bir başka canlı daha bulamazsınız yeryüzünde. Gariptir ama hayvandan en büyük farkının aklı olduğunu iddia eder insan türü. Sonra kalkıp ihtiyacı olandan daha fazlasına sahip olmak uğruna, yaşadığı gezegenden daha fazlasını tüketir. “Çevre müslümanların helal malıdır,” diyecek kadar sinsileşen yine insan türüdür. Her şeyin bir tek kendisi için var olduğuna inanacak

Bozkır

Bozkır sözcüğüyle ilk kez F.H Burnett’in harika klasiği “Gizli Bahçe”de tanışmıştım. Kitabın başlarında bir yerde uzun uzun bozkır anlatılırdı. Çocukluk hayalimdi o bozkıra gitmek (ve elbette Mary, Colin ve Dickon’la birlikte gizli bahçeye girmek!) Mary, Hindistan’dan İngiltere’ye geldikten sonra, sabah uyandığında pencereden bakar ve ağaçsız, çıplak bir yamaç görür. Toprak ve kayalar kıpkızıldır. Mary’ye göre “manzara insana ağlamak arzusu verecek kadar monoton”dur. Hizmetçi Martha’ya “Nedir bu?” diye sorar. Martha bunun

Kurt Geri Dönmüş!

Ne olacak masal dünyasının Erol Taş’ı kurdun hali? Adı çıkmış dokuza, inmez sekize. Masal dünyası sakinleri de haksız değil hani; sağı solu belli olmuyor kurdun. Gerçi neredeyse her seferinde bir güzel tepeleniyor ve kurtluğu murtluğu kalmıyor ya, olsun. “Ya bu sefer amacına ulaşırsa?” diye endişelenmekten kendimizi alamıyoruz. Başka bir masal dünyası mümkün oysa! “Müzisyen İnek Sırma“dan hatırlayacağımız Geoffroy de Pennart, masal dünyasının sınırlarını tatlı tatlı zorlayan yazarlardan biri. Pennart, masal

Yaşam Atlası

Bazı kitaplara içten içe sinirleniyorum ama çaktırmıyorum. Sinirleniyorum çünkü bu kitaplar bana dünyanın ne kocaman ve renkli bir yer olduğunu, görülecek, yaşanacak ne çok şey olduğunu; ömrümün yetmeyeceği kadar çok şey olduğunu anımsatıyor. Çocukken böyle hissetmiyordum. “Hayvanlar Ansiklopedisi” vardı evde. Aslında “ evde vardı” yerine “evde tamamlıyorduk” demem daha doğru olur çünkü bu ansiklopedi fasiküller halinde aylık olarak yayınlanır, ilgilenenler de alıp biriktirirdi. Ayrıca ciltleri de satılırdı. Fasiküller belli bir