haklar

Bir Dolap Kitap-04.06.2011 radyo yayını

June 5, 2011

Açık Radyo’da yayınlanan “Bir Dolap Kitap”ın 6. bölümünde konumuzu “çevre” olarak belirledik. 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle seçtiğimiz kitaplardan ilki İletişim Yayınları tarafından dilimize aktarılan “Tek Kuyu” idi. Bu kitabı bizi arayan ilk dinleyicimiz olan Gül Uzun’a armağan ettik.

Share
DEVAMI BURADA

Yeryüzündeki Suyun Öyküsü: Tek Kuyu

November 30, 2010

Sular kesilince ne yapıyorsunuz? Muhtemelen önce sinirleniyorsunuz ve bu zamanda su kesintisi mi olur diye şikâyet ediyorsunuz. Evdeki musluğu açınca suyun akması ne kadar sıradan ve tam da öyle olması gereken bir şey, değil mi? Zaten üzerinde yaşadığımız gezegenin çoğu sularla kaplı. Evet, öyle ama bu suyun %97’si tuzlu su. Tatlı suyun oranıysa yalnızca %3. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Kölelikten Kaçış

November 5, 2010

Ben çocukken Kunta Kinte izleyenlerdenim. Beyaz adamın ve onun işbirlikçisi siyah adamların Afrika’nın yüreğine girip vahşice insan avlamaları, o insanları istifleyip “pazara” götürmeleri ve kölelerin yaşamı beni çok etkilemişti. Biraz daha büyüyünce kitabını da okudum: Kökler. Bugün uygarlığı, çağdaş yaşamı durmadan sorgulamamın altındaki nedenlerden biri Kökler’dir diyebilirim. Çünkü hemen bir çırpıda sayabileceğimiz Eski Mısır, Maya, [...]

Share
DEVAMI BURADA

Pusulacık

October 29, 2010

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gününde ne yazsak diye konuşup bir karara varamamıştık. Banu’nun aklına bir çizimle herkesin bayramını kutlamak geldi. Sonradan bunun yeterli olmadığına karar verdik. Verdik de, ne yapacaktık? Bir okurumuz bize resimli bir Atatürk kitabı önerdi (böyle şeyler yaptığınızda; bize kitap önerdiğinizde, danıştığınızda, kitaplar hakkında bize bilgi ve görüş aktardığınızda çok seviniyoruz). Bu [...]

Share
DEVAMI BURADA

Yalancı Şahit: Taş Atan Çocuklar

October 19, 2010

Ursula Le Guin, “Yerdeniz” üçlemesinde, ejderha efendisi olmak için ejderhanın kadim dildeki adını bilmek, yüzüne karşı söyleyebilmek gerektiğini anlatır. Buna kabaca korkumuzla yüzleşmek diyebilir miyiz? Bana uygun geliyor. Fakat insan olarak korkularımızla yüzleşmeye pek yanaşmadığımızı da biliyorum. Korkutucu bulduğumuz, onaylamadığımız, hoşlanmadığımız, ‘bizden’ kabul etmediğimiz bir şeyle karşılaşınca, çoklukla ona bir ad takıyoruz. Böylece o şeyin [...]

Share
DEVAMI BURADA

Yelkenler fora!

June 4, 2010

Geçen cumartesi günü Yıldıray’la vapurla Karaköy’e geçiyorduk. Kıyıya yanaşırken bir de baktık ki, rıhtıma demirlemiş bir sürü yelkenli! Vapurdan inip hemen yelkenlilerin olduğu tarafa gittik. Meğer bunlar önceki hafta yarışırken Boğaz’dan geçen tarihi “Boylu Soylu Yelkenliler”miş. İstanbul 2010 kapsamında gezilebiliyorlarmış. Biz de hemen sıradaki, yeşil başlı gövel ördek renkli ilk yelkenliye çıktık: “Alexander von Humboldt” [...]

Share
DEVAMI BURADA

Herkes Özgür Doğar

May 17, 2010

“Bu gezegende yaşayan her erkek, her kadın ve her çocuk, “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” denilen 30 özel maddeyle korunur. Nerede yaşarsak yaşayalım, kim olursak olalım, bunlar bizim haklarımızdır ve kimsenin bunları bizden almaya hakkı yoktur.” “Herkes Özgür Doğar”ın arka kapağında işte bunlar yazıyor.

Share
DEVAMI BURADA

Bir ihtimal daha var, o da susmak mı dersin?

February 8, 2010

Geçen hafta Günışığı Kitaplığı’nın yeni bir Andrew Clements kitabı yayımladığı haberini alınca zevkten dört köşe oldum. Andrew Clements benim en sevdiğim çocuk kitabı yazarlarından biri… Onun bugüne kadar yedi kitabını okudum. Bunlardan ikisi geçtiğimiz yıllarda Türkçe olarak da basıldı: “Bunun Adı Findel” ve “Karne Oyunu”. (Daha sonra bu iki kitaptan da ayrıca söz etmeliyim. Bence [...]

Share
DEVAMI BURADA