gizem

Wickit Hikâyeleri ya da Taştan Ejderha

September 7, 2011

Bir Dolap Kitap yeni yayın dönemine, “Abuk sabuk kitaplar!” başlıklı bir yazıyla girdi farkındaysanız. Bu söz beni çok düşündürüyor. Çünkü eğlenceye öncelik veren hemen her kitap için büyük bir rahatlıkla kullanılıyor. Bu sözü sarf eden anne babaların çocuklarından beklentisi genellikle bilgi yüklü, “ciddi” kitaplar okumaları yönünde oluyor. Hatta, “Ay, hâlâ ejderhalı, büyücülü kitaplar okuyor. 13 [...]

Share
DEVAMI BURADA

Gizli Kapı

July 28, 2011

Son iki haftadır hoş olmayan günler geçirdim. Çok sevgilim, bir tanecik anneannem Cicoş bizi çok üzdü. Hastanede hoş olmayan günler, geceler geçirdik. Zamanın gerçekten göreceli olduğunu bir kez daha anladım. Günbatımından sonra hastanede zaman geçmiyormuş meğer. İyi ki kitaplar var. İzmit’e gidip gelirken yolda ve hastanede geçen sürede elimin altında güzel kitaplar olmasaydı, ne yapardım [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir Dolap Kitap-18.06.2011 radyo yayını

June 19, 2011

Açık Radyo’da her cumartesi sabahı yayınlanan canlı yayınımızın bu haftaki armağan kitabı redhouse Kidz etiketiyle yayımlanan “Canını En Çok Ne Yakar” oldu. Biz bu kitabın içeriğini ve üslubunu önemsiyoruz. Çarpıcı resimler ve etkileyici bir öyküsü var.

Share
DEVAMI BURADA

Samuray

June 6, 2011

Bazen Banu’yla itişiyoruz. Evet, itişiyoruz. Ne zaman kargo bize bir yayınevinin gönderdiği kitapları teslim etse, geriliyoruz. Bu durum taraflardan biri o sırada orada değilse değişiyor. Yoksa o gelen paket açılana (parçalanana) kadar gerilim tırmanıyor. Gelen kitaplara göre, gerilim fırlayabiliyor. Kitapları paylaşıp (kapışıp) herkes kendi köşesine çekilene kadar, itiş kakış sürüyor. Bu aşamadan sonra, taraflardan biri [...]

Share
DEVAMI BURADA

BANT YAYINI: Sihir

April 21, 2011

Esrarengiz Komşu “Esrarengiz Komşu” adlı kitabı okuduğumdan beri kendime sorup duruyorum: Bay Röslein mı, Mary Poppins mi? Hangisi daha sıra dışı ve büyülü? Kitabın kahramanı küçük Moritz, alt kat komşusu Bay Röslein’la tanıştığı andan itibaren ben de hınzır hınzır sırıtarak “Bay Röslein gibi bir komşum olsa hayat nasıl olurdu?” diye düşünmeye başladım. Apartmana girdiğimde siyah [...]

Share
DEVAMI BURADA

Kayıp Kitaplıktaki İskelet

April 5, 2011

Belki biliyorsunuzdur: Ben sanat tarihi eğitimi aldım. Çocukken arkeolojiye büyük ilgi duyardım. Bu ilgi zamanla sanat tarihine kaydı ve ben hep istediğim eğitimi almak üzere Mimar Sinan’ın Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nü kazandım. Ne var ki, benim kayıt yaptırdığım yıl iki bölüm ayrıldı ve ben sanat tarihi kısmında kaldım. Şans işte. Arkeoloji tutkum ise devam [...]

Share
DEVAMI BURADA

Spirou ve Fantasio

December 1, 2010

O kadar çok tekrar ettim ki, artık bıkmış olabilirsiniz. Yine de bir kez daha söyleyeceğim: Benim kitap okuma alışkanlığı kazanmamda çizgi romanların büyük payı vardır. Teksas Tommiks, Zagor, Mandrake, Red Kit, Asteriks, Atlantis… Anımsarsanız, bizim klasik romanlarımızdan ikisinin, Araba Sevdası ile Gulyabani’nin çizgi roman uyarlamalarını konu etmiştik. Bu tür çalışmaları da çok önemsiyorum. Uyarlama çizgi [...]

Share
DEVAMI BURADA

2012′de ne olacak?

October 7, 2010

Son yıllarda bir 2012 modasıdır gidiyor. Maya Takvimi’nin 2012 yılında sona eriyor olması, insanların aklına pek çok soru getiriyor. Mayalar neden takvimi o tarihte sonlandırmışlar? Ancak o kadarını mı hesaplayabilmişler; yoksa bir bildikleri mi varmış? Denildiği gibi 2012 dünyanın sonu mu? Yoksa 2012’de bir çağ bitecek ve yeni bir döneme mi girilecek? 2012 son mu, [...]

Share
DEVAMI BURADA

Dolap kapaklarının ardına kaç dünya gizlenir?

May 5, 2010

Tozlu, sıcak ve kasvetli bir kasaba hayal etmenizi istiyorum. Burası Kansas’ta bir yer. “Oz Büyücüsü“nde Dorothy’nin yaşadığı yerleri hatırlamanız belki işinizi kolaylaştırır. Donuk, ruhsuz, hiçbir özelliği olmayan bir kasaba… Şimdi bir de bu kasabaya gelmiş, yapayalnız bir oğlan çocuğu düşünün. Bu şehirli çocuk bugüne kadar “günümüzün moda yaklaşımlarıyla” büyütülmüş. Üstüne aşırı titrenmiş, fazla korumacı yöntemlerle [...]

Share
DEVAMI BURADA

Mary Poppins: Her çocuğun düşlediği dadı

May 3, 2010

11 yaşındayken “ilk romanıma” başladım. Adı “Mübeccel Hanım”dı ve bir ailenin çocuklarına bakmaya gelen ciciannenin maceralarını anlatıyordu. Bir bölümde Mübeccel Hanım, birçok insanın ahını alan ünlü iş adamı Hilmi Taktak’a dersini veriyordu. Küçülüp Hilmi Taktak’ın kulağından girip örs kemiğine çekiç kemiğiyle vurarak adamı fıttırtıyordu. Sihirli güçleri olan bu dadı tanıdık geldi mi? Geldi, değil mi? [...]

Share
DEVAMI BURADA