Tag "fantastik"

Fantastik bir üçleme ve keyifli bir polisiyeye var mısınız?

Geçenlerde bir akşam çocukları yatırdık, izlemediğimiz bir animasyon ne vardı da izlesek diye aranırken benim aklıma “Kutu Cüceleri / The Boxtrolls” geldi. Yıldıray bilmiyormuş filmi, “Bak çok güzel stop-motion,” dedim, buldum açtım filmi. Sonra izlemeye başladık. Sonra film boyunca Yıldıray “Ben bu hikayeyi biliyorum ama ner’den?” deyip durdu. Filmin sonuna geldğimizde “Pantolonlar Fora!“ diye bağırdı. Ben de “Neyyy?” dedim. İşte böylece Yıldıray birkaç sene önce Pantolonlar Fora’dan söz ettiğinden beridir

Bay Bello ve Mavi Mucize

Gündemde sanki olumsuz, kötü hiçbir şey yokmuşçasına çocuk kitapları okuyoruz, evet, bunu yapıyoruz. İnanın iyi geliyor. Zaman zaman içimi bürüyen kasveti silkip atmak için büyü çaba harcıyorum. Artık bu konuda kendimi daha güçlü hissettiğimi söylemeliyim. Geçtiğimiz dönemde çocuk kitabı okuduğum için vicdan azabı hisseder olmuştum. Bu yanlış! Tam tersini yapmam gerekmiyor muydu? Aynen öyle! Öyleyse yola devam. Çünkü çocuk kitaplarının iyileştirici gücü var. Hele iyi kitaplara denk gelirseniz, hele bir de

Hayatı Değiştiren Buluşlar Ansiklopedisi ve Tarlakoz’un Tuzağı

Nesne tarihi kitaplarını oldum olası sevmişimdir. Bu konuda pek çok kitap yazılmış olsa da, hepsinde ilginç ve daha önce okumadığınız bir bilgiye illa rastlarsınız. Hele bir de söz konusu örnekler çocuk kitapları kategorisi altında yayımlandıysa, görsel olarak da iyi tasarlanmış olurlar genelde. Bu hafta radyoda okuması ve bakması çok keyifli bu tür bir kitaptan daha doğrusu bir ansiklopediden söz ettik.  “Hayatı Değiştiren Buluşlar Ansiklopedisi” adını taşıyan kitapta nesnelerin tarihlerinin yanı sıra,

Tembel Balık Sefa ile Sadık, Akıllı Bıdık

Leyla Fonten’i duymayanız kaldı mı? Tülin Kozikoğlu’nun yazıp Sedat Girgin’in resimlediği dokuz kitaplık “Leyla Fonten’den Öyküler” dizisi nihayet tamamlandı. Ben hakkında yazmak için dizinin tamamlanmasını bekleyedurayım, kitaplar çoktan yayımlandı, hatta bir tanesi White Ravens kataloğuna bile seçildi. Eee daha da beklemek olmazdı, değil mi ama? Ben de bu bahaneyle geçtiğimiz hafta sonu Açık Radyo’da serinin “Tembel Balık Sefa” adlı kitabına yer verdim. Umarım yeni çıkan kitaplardan ve evin bir köşesinde

Asla Neden Diye Sorma

Bu haftaki radyo programımızın tanıtımını yazarken söze nasıl başlasam diye çok düşündüm. daha en baştan söyleyeyim: Bu yazıyı yazmak zor olacak. Neden zor olduğunu, az sonra aşağıdaki radyo kaydını dinlerken anlayacaksınız. Nedeni Yıldıray’ın yayında sözünü ettiği kitap: “Asla Neden Diye Sorma”. Kitabı ilk okuduğumda, resimlerine ilk baktığımda da benzer şeyler düşünmüştüm. Nasıl tanımlayacağımı bilememiştim kitabı; bir yerler koyamamıştım. Bazı kitapların tanımlanmaya ihtiyacı yok belki de. Okursunuz, bakarsınız ve içinizde bir

Gizemli Anahtar ve Pire ile Diken

Uzun bir aranın ardından merhaba, Açık Radyo’ki teknik bir aksaklıktan ötürü geçtiğimiz haftaki radyo yayınımızın kaydı ancak şimdi ulaştı elimize. Geç olsun da güç olmasın. Bence hemen aşağıdaki podcast yayınına tıklayın ve dinlemeye başlayın. Çünkü yine birbirinden güzel kitaplardan söz ettik. Üstelik çocuk kitaplarının hiç de hafife alınmaması gerektiğini, çocuk kitapları sayesinde hayli derin konulara girilebildiğini bir kez daha görmüş olduk. Programın ilk bölümünde  Andrew Clements’in Türkçe’de yayımlanan son kitabı

Rüya göremeyen Fikri Rüyakaçıran

Eğer çocuksanız her şey biraz rüya gibidir zaten. Yine de gerçek rüyalar âlemine, uykularda gezindiğimiz o ülkeye gitmek istemeyen çocuk yoktur, değil mi? Peter Pan hepimizin çocuğudur yani. Bazılarımız ona ihanet eder, bazılarımız ona sarılır, bazılarımız onunla arkadaş olur. Uyanmakla yetişkin olmak arasındaki fark tam da buralarda bir yerdedir. Peki ya hiç rüya göremeyenler ne yapsın? Yok mudur rüya görmenin bir yolu? Öğrenilen bir şey değil midir rüya görmek? Du

Simyacı ve Mamut Yıkama Rehberi

Simya sözcüğünü ilk ne zaman duyduğumu anımsamıyorum; ama ne anlama geldiğini öğrendiğimde çok heyecanlanmıştım. Simya denilen şey gerçekten mümkün müydü? İnsan simyanın sırlarına vakıf olursa neler yapmazdı ki? Muhtemelen bundan yüzyıllarca yıl önce bir simyagerin yanına çırak verilsem, ömrümü bu sanata adar, deney üstüne deney yapar, usta bir simyager olmak için var gücümle çalışırdım. Yüzyıllarca yıl önce yaşayıp da simyager falan olmadım. 20. yüzyılda doğmuş, bırakın simyayı, kimyadan bile karbonatla

Cumartesi Sams gelir herkes şaşar

Bir iki haftadır cumartesi olunca aklıma kısa süre önce okuduğum bir tekerleme geliyor:  Pazar, tatil günü, güneş açar Pazartesi, bir dost kapıyı çalar Salı, kel patron kaşlarını çatar Çarşamba, hafta ortası, çalışmak yorar Perşembe, gök gümbürder, şimşek çakar Cuma şanslı olan izin yapar Cumartesi Sams gelir, herkes şaşar   Tekerlemenin hemen ardından, cumartesi bitip Pazar gelince aklım ister istemez yine tekerlemeye kayıyor;  çünkü tesadüf bu ya, birkaç haftadır Pazar günleri,