Tag "eğlence"

Çocuk kitapları yaşama tutunmamızı nasıl sağlar?

  Çocuklar yaşamayı ciddiye alır, nitelikli çocuk kitapları da öyle. Bir sincap gibi mesela… Kötüler çocuk kitaplarında hep kaybeder. İyilerin kazanma olasılığı olduğunu çocuk kitabı okurken hissedersin en iyi. İyilerin salt iyi, kötülerin salt kötü olduğu çocuk kitaplarının neden inandırıcı gelmediğini düşünürsen yaşama varırsın. Bir diktatörün içini kaplayan buz çöllerini, zihnini dolduran ucube “BEN” heykelini, vicdanının sıfırlanmış halini; yani bir diktatörün sefaletini, kimsesizliğini, saplanıp kaldığı kendisini; yani bir diktatörün olanca

İzmir Dolap Buluşması son çağrı!

Sevgili Dolapseverler, İzmir buluşmasına çok az kaldı. Biz gayet heyecanlıyız:) Önce nerede buluşacağımızı yazayım: Biz anladık ki henüz İzmir’i pek (hiç:) keşfedememişiz. Bu nedenle ilk duyurumuzu yuvarlayıp, “Alsancak’ta bir yerde,” demiştik (itirafa gel!). Sonra baktık ki olacak gibi değil, en kısa yol bildiğimiz yoldur diyerek mekânı belirledik. Sizinle 6 Aralık Cumartesi günü saat 14:00’de, Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nin neredeyse sonundaki (yazar burada, “Liman’a yakın ucu,” demek istiyor) Al-ga adlı kafede buluşalım

Kaptan Düşükdon

Süper kahramanların zorlu bir dünyası vardır. Bir kere sürekli tetikte olmanız gerekir. Görevin sizi ne zaman çağıracağı bilinmez. Mesaili işlere benzemez yani süper kahramanlık işi. Üstelik çok acayip şeyler giymeniz gerekir. Superman’in mavi tayt üzerine giydiği kırmızı don hakkında daha geçen gün yazdım. Zaten bu konu etrafında dolanıp durmamın nedeni de o kırmızı don aslında. O yazıda o kadar çok “don” dedim ki, aklıma başka bir kahraman düştü: Kaptan Düşükdon!

Akila

Arka sırada oturmayı tercih eden öğrencilerin “tembel” olduğu inancı çok yaygındır ama her seferinde doğru değildir. Öğrencilik hayatım boyunca birlikte en çok eğlendiğim insanlar o arka sırada oturanlar oldu. Bu cümleyle, “Ben arka sırada oturmadığım halde, yani tembel olmadığım halde arka sıralarda oturan öğrencilerle birlikte çok eğlenirdim,” demişim gibi oldu adeta. Kısmen doğru aslında çünkü ben de onlardan olduğum halde her zaman en ön sırada oturmayı tercih etmişimdir. Her neyse,

Yeşil Kuyruklu Fare

Kabaca ömrümüzü yöneten yönergelerin bir listesini yapacağım: Bir an önce okulunu bitir, dolgun maaşı olan sigortalı bir işe gir, evlen, çocuk yap, emekli ol. Sabah erkenden kalk, iş için “adam gibi” giysiler giy, mesaiye başla, öğle tatilinde yemek ye, iş çıkışı servise tıkış, hafta sonu tatil yap. Bayramlarda bayram ziyaretine git, yaz tatillerinde denize gir, hafta sonu arkadaşlarla buluş. Çocuğu okula gönder, veli toplantısına git, çocuğu kursa gönder, çocuğu etkinliğe

Oyun hamuru teknikleri

Bundan yaklaşık 6-7 yıl önce seramik çamuruyla tanıştım. Özel bir atölyede başladığım kurs bir sömestr sürmüştü. Fakat çamur tutkum beni terk etmeyince, daha ciddi bir seramik eğitimi almaya karar verdim. Bu sene eğitimde dördüncü senem. Çamura ne kadar bulanırsanız, o sizi daha da içine çekiyor. Seramik çamurunun içinde insanda bağımlılık yapan bir madde olduğundan kuşkulanıyorum. Ama seramik çamurundan önce de ellerim arasında biçimden biçime giren pek çok madde vardı. Polimer

Felaket Kral

Biliyorsunuz, biz yavaşlamaya karar verdik. Hafif bir tatil havası olsun istedik. Bu, hiç çalışmıyoruz demek değil elbette. Peşinde olduğumuz projeler var. Yavaşlayarak onlara ayırdığımız zamanı da çoğaltmak istedik. Yani çalışmaya devam ediyoruz. Yine de ara sıra artık bir zaman dilimi, “boş” bir zaman ortaya çıkınca, güneşlenen komodo ejderleri gibi kendimizi kanepeye bırakıyoruz ve eğlenceli kitaplar okuyoruz. Tamam, sadece kitap okumuyoruz. Son zamanlarda dizi izlemeye sardık, akşamları yatmadan önce bir-iki doz

150 Fantastik Deney

Hikâyeyi bilirsiniz: Bilim insanı Newton, bir yandan kırda bayırda gezerken, bir yandan da bilim düşünmektedir. Derken kafasına bir elma düşer. O anda Newton Efendi aydınlanır ve yerçekimini keşfeder. Elma düşünce? Bir elma düştü diye yerçekimi keşfedilmiş olabilir mi? Bence olamaz. Dünya dünya olalı kim bilir kaç milyon elma düşmüştür dalından. Demek ki keramet elmanın düşmesinde değil, o elmanın düşüşünü gözleyen, okuyan kişide. Eğer Newton yıllarını bilime vermeseydi, adını bilmese bile

Şubat Tatili Etkinlikleri

Bugün okullar kapanıyor. Yarın sömestr tatilinin ya da daha bilinen adıyla “Şubat Tatili”nin ilk günü. Mmm… Şubat tatili! Çocukken bayılırdım Şubat tatiline. Şimdi de bana şöyle en güzelinden bir tatil sunsalar, hiç itirazım olmazdı ya neyse, o ayrı bir konu. Yetişkin okurlarımız bir düşünün, hatırlayın kendi çocukluğunuzu. Siz de sevmez miydiniz böyle bir kış ortasında aldığımız molayı? Hele bir de kar yağdıysa, değmeyin keyfinize. Öğretmenler elbette ödev verirdi vermesine; ama