Tag "duygular"

Eyvah Kalbim Kırıldı!

Kırık bir kalp nasıl tamir edilir? Aslında çözüm bazen  çok basittir ama burnumuzun dibindekini görmek yerine hüznün içine gömülmeyi tercih ederiz. Kalben isimli bu küçük kızın yaptığı da bu. Neyse ki umut Kalben’i hiç terk etmiyor da sonunda bulduğu çözüm, ona ışıl ışıl bir gülümseme kazandırıyor. Bu hafta Elif Yemenici’nin yazıp, enfes resimlerle bezediği, Ege kokulu bir kitaptan söz ettik radyoda. “Eyvah Kalbim Kırıldı!” adını taşıyan kitabın ayrıntılarını aşağıdaki radyo yayınımızda

Karar Senin ve Çocuklar İçin Dünya Edebiyatı

Bu hafta geçen haftaki hastalık sarsıntısının kalıntılarını temizlemekle geçti. Hatırlarsanız geçen hafta Tayga ateşlendiği için Açık Radyo‘ya gidemeyip programı evden yapmıştık. Ateşin nedenini yeni çıkmakta olan diş sanıyorduk. Oysa yaptırdığımız kızamık aşısının bu kadar çabuk etki edeceğini hiç hesaba katmamıştık. Tayga yaklaşık on aylık ömründe ilk kez ateşlenince neye uğradığımızı şaşırmıştık. meğer yavrucak kızamık oluyormuş o sırada. Söz konusu diş de çok bekletmeden gelince varın halimizi siz düşünün. Hastalık tam

Acaba

İlkokula başlamamdan hemen önce yaşadığımız sokaktan geçtim geçenlerde. Oturduğumuz apartmanın bahçesi kocaman gelirdi bana. Bahçenin bir kenarındaki çam ağacı (hâlâ orada duruyor, neyse ki) tırmanmaya korkacağım kadar yüksek görünürdü gözüme. Bizim binadan çıkıp Sakıp Amca’nın bakkal dükkânına gitmek büyük maceraydı; uzun yoldu her şeyden önce. Kendimi küçücük bir nokta gibi hissettiğim o güne kadar, kocaman sandığım dünyamın sınırları böyleydi işte. O gün ne oldu da bahçede oynarken gökyüzüne bakakaldım bilmiyorum.

“Çizgili Pijamalı Çocuk” ve “Afacan Resimler”

Dün güzel bir sabaha uyandık. Bir gün önce insanların tüm grilere rağmen merdiven basamaklarını renk renk boyadığı haberlerini duymuş, görmüştük. Dün ise 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle insanlar “barış için el ele” tutuşacaktı. Sabah Kadıköy’e vardığımızda etkinlik hazırlıklarının başladığını gördük. Sahne kurulmuş, hoparlörler test sürüşüne başlamıştı. Güneşli, pırıl pırıl bir sabahtı ve Kadıköy Pink Floyd’un müziğiyle çınlıyordu. Off, o kadar güzeldi ki. Vapur henüz gelmediği için iskeleye girişimizi olabildiğince

Kiraz’ın Şarkıları

Ergendim. Tepem fena atmıştı. Çok ama çok kızgındım aileme. Haklı olduğumdan zerre kadar şüphem yoktu. Mamafih haklılığımı kabul ettirmeye gücüm yetmiyordu; ailem yaşça ve sayıca üstündü. Fakat her eşyanın bir tabiatı vardı ve o hadisede ortaya çıkan durum benim tabiatıma aykırıydı. Kapıyı çarpıp çıktım. Bizim evin az ilerisinde, yolun karşısında bir yıkıntı vardı. Çoğu gitmiş, bir iki duvar parçası ayakta kalmış. Tam yolun üzerindeki, bizim evi neredeyse cepheden gören duvarın

Kızıl Ağaç ve İçimdeki Şiir Dilimdeki Söz

Bu hafta radyoda umut dolu kitaplar vardı elimizde. Yayının ilk bölümünde bizim son zamanlarda en beğendiğimiz kitaplardan biri olan “Kızıl Ağaç” hakkında konuştuk. Yaş grubuyla sınırlandırılamayacak, kalıplara sokulamayacak, çok özel bir kitap Kızıl Ağaç. Radyo yayını sırasında bir kişi bu kitabın sahibi oldu. Bu yazının altına yorum bırakan okurlarımızdan biri de 13 Ocak 2013 Pazar akşamı yapacağımız çekilişle aynı şansa sahip olacak. Haydi bakalım, pamuk parmaklar klavyeye…

Senin Her Şeyini Seviyorum

Bu hafta sonu radyoya gittiğimizde bizi güzel bir sürprizin karşıladığını yazmıştık. Bir Dolap Kitap takipçilerinden Çiğdem Korkut Sökmen, bize çok değerli bir yılbaşı armağanı yollamıştı. Bu bir kitaptı. Kitabı bu kadar değerli ve özel kılan, Çiğdem Hanım’ın kitaba iliştirdiği karta yazdıklarıydı: “Bu kitap bizim Cansu’muza aldığımız ilk kitap ve hep içimizi ısıtır (…) Umarız siz de gülümseyerek okursunuz yoldaki ÇEKMECE’ye. :)” Hemen o dakika kitabı okuyuverdik. İçimiz ısındı. Dolabımızın en

Kızıl Ağaç

Çocukken bile olabiliyor, insan bazen yatağa yapışıp kalıyor. Kalkmak, güne başlamak zor geliyor. Sanki bütün amaçlar istifa etmiş, bütün arzular çalınmış, bütün ilişkiler askıya alınmış… İnsan her şeyi sevimsiz, soğuk, uzak, kötü görüyor. “Daha kötü ne olabilir ki?” diye düşünmek çok tehlikeli çünkü her an daha kötünün ta kendisi zaten! Yine de… yine de bir biçimde devam edilir; çünkü umut, insanın kendisi kadar kolay kararmaz. “Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir

Suların Sessizliği ve Onu Seviyorum

Son zamanlarda, isimlerini yetişkinler için yazdıkları kitaplardan bildiğimiz yazarların çocuk kitapları da yayımlanır oldu. Bu güzel bir şey. Çocuklar bu isimlere erken yaşta aşinalık kazanıyorlar. “Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu“nu ya da “Balık Çorbası“nı okuyan çocuk, ileride üzerinde Ursula K. LeGuin adı yazılı “Yerdeniz Büyücüsü”nü, “Mülksüzler”i hiç düşünmeden raftan alıp okuyacak belki. Slyvia Plath’la “Sorun Yaratmayan Kıyafet” sayesinde tanışacak. Virginia Woolf’un “Yaşlı Kadın ve Papağan“, James Joyce’un “Kedi