Tag "dostluk"

Kumkurdu. Daha, biraz daha Kumkurdu

Bazı kitaplar var ki bana hep pişmanlık duygusu yaratırlar. Kumkurdu da onlardan biri. Kitap Türkçe’ye ilk ne zaman çevrilmişti?  Yıllar oluyor. daha Bir Dolap Kitap yoktu sanırım. Kitapçıda alıp bakmış, çok hoşlanmış ama o sırada tercihimi başka kitaplardan yana kullanndığım için o gün almamıştım. Sonra devamı yayımlandı. Sonra bir cilt daha… Hatta üçünün bir arada yayımlandığı özel bir baskısı oldu. Ben yine erteledim nasılsa sonra alırım diye. Artık Kumkurdu piyasada yok. Aylardır

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün

Geçen hafta çok hastaydım. Hayatım boyunca ya bir, ya iki kere grip olmuş biri olarak, hayatımın gribini oldum diyebilirim. Kollarımda bir dirhem güç yokken Tayga’yı taşımak, uyutmak (uyutamamak) tam bir çileydi. Tam da o günlerde bir kitap ilaç gibi girdi hayatıma; hatta neredeyse iyileşmemi bu kitaba borçluyum diyebilirim. Çünkü ne zaman elime alsam gülümsedim ve ballı zencefil içmiş gibi içim ısındı. “Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün” adını taşıyan bu sımsıcak kitap,

Kurt Geri Dönmüş!

Ne olacak masal dünyasının Erol Taş’ı kurdun hali? Adı çıkmış dokuza, inmez sekize. Masal dünyası sakinleri de haksız değil hani; sağı solu belli olmuyor kurdun. Gerçi neredeyse her seferinde bir güzel tepeleniyor ve kurtluğu murtluğu kalmıyor ya, olsun. “Ya bu sefer amacına ulaşırsa?” diye endişelenmekten kendimizi alamıyoruz. Başka bir masal dünyası mümkün oysa! “Müzisyen İnek Sırma“dan hatırlayacağımız Geoffroy de Pennart, masal dünyasının sınırlarını tatlı tatlı zorlayan yazarlardan biri. Pennart, masal

Can Dostum: Bir Sevgi Romanı

Kedileri çok severim. Bunu zaten çoğunuz biliyorsunuzdur. Hatta kedilere olan ilgim bir kitaba bile dönüştü kısa süre önce. Kedileri tanıdığımı, anladığımı düşünürüm. Bugüne kadar pek çok kedi dostum oldu. Aynı evi paylaştığım kediler oldu. Köpeklerle ise durum biraz farklı. Tamam, köpekleri de çok severim. Arkadaş olduğum köpekler de olmadı değil. Ama bir köpekle asla “düzeyli bir beraberliğimiz” olmadı. Kedilerle çok yüzgöz oldum; ama köpeklerle aramda hep bir sınır oldu. Korkudan,

Çocuk

Bir gün Picasso resim yapan torunlarını izliyormuş. Demiş ki: “Sizin gibi resim yapabilmek için elli yıl çalıştım.” Çok severim bu sözü. Bence bir yetişkinin içindeki çocukla ilişkisinin özeti gibidir. İnsanın içindeki çocuk, yaşama sanatının, her sıradan insanın keyifle var olmasının da anahtarıdır bana göre. Mamafih insanın içindeki çocukla uzlaşması, bırakın uzlaşmayı, tanışması bile o kadar kolay değildir. Picasso bile elli yıl uğraştıktan sonra… Diyelim ki bir insan içindeki çocuğu aramaya

Hollanda Kralı Bo

Bazen bir kitabı fark etmezsiniz. Çevrenizde bir yerdedir ama fark etmezsiniz işte. Bana da öyle oldu. Kitap bir süredir bizdeydi. Adını önceden duymuştuk zaten. Geldiğinde onu da okunmayı bekleyenlerin arasında koymuştuk. O yığını bir görseniz! Kim bilir kaç kitapla daha yaşayacağız bu hikâyeyi. Neyse, lafı uzatmayayım, kitabı önce Banu aldı eline. Almış daha doğrusu, ne zaman aldığını anımsamıyorum. Bir gün geldi ve bana dedi ki, “Bu kitabı bir okusana.” “Tamam,”

Salyangoz ile balinanın, insan ile aslanın dostluğu

Bu haftaki radyo programımızda sıradışı dostlukları anlatan iki ayrı kitaba yer verdik. Kitaplardan ilki okul öncesi çocukların çok seveceği “Salyangoz ile Balina” idi. Julia Donaldson-Axel Scheffler ikilisinin imza attığı kitap minimini bir salyangoz ile devasa bir kambur balinanın dünya macerasını anlatıyor. Popcore Çocuk Kitapları tarafından dilimize kazandırılan kitabı Türkçeleştiren isim yine Yıldırım Türker… Kitabı kazanmak istiyorsanız, lütfen, 21 Haziran Perşembe akşamına kadar, bu sayfaya yorumunuzu yazın.

Cömert Ağaç

Ağaç… Dünya üzerinde en uzun süre yaşayan canlı… Yeşil renk denince zihnimizde canlanan ilk imgelerden biri. Yeşillik… Ferahlık… Oksijen… Hava… YAŞAM! Ağaç benim için kutsaldır. Ağaca saygı duyarım. Her türünü severim. Yoldan geçerken rastladıklarımı okşar, meyvesini yediklerime teşekkür ederim. Ağaçlar benim dostlarımdır. Söz ağaç ve dostluktan açılmışken, hazır bugün de 5 Haziran Dünya Çevre Günü‘yken, sorayım: Siz hiç “Cömert Ağaç”ı okudunuz mu? Mutlaka bilenleriniz vardır. 1964 yılında Shel Silverstein tarafından

Bir değirmenci ile baykuşun dostluğu

Baykuşları ne çok sevdiğimden “Yavru Baykuşlar” adlı kitap bahanesiyle söz etmiştim. Baykuş takıntım son sürat devam ediyor. Bu aralar pek çok baykuş çizdim; yenileri de sırada. (Hatta laf arasında, çok uzak olmayan bir gelecekte bazı baykuşlarımı sizlerle paylaşmaya başlayacağımı da çıtlatayım.) Hal böyle olunca, algılarım da baykuşlu her türlü şeye sonuna kadar açık durumda. Bugün elime geçen “Değirmenci ile Baykuş” masalının kapağını görünce de içim sevinçten hop etti. Zaten bu