Tag "Dolap Kapakları"

Altı Dolap Yılı

Yüzlerce çocuk kitabı hakkında yazdık. Binlercesi hakkında yazamadık. Binlerce yorum aldık. Çoğunu yanıtsız bıraktık. Onlarca dostluk kurduk. Çoğunuzla tanışmadık. Radyo programımız oldu. Hâlâ vır vır konuşuyoruz. Bir direniş gördük. Kaç çocuk yitirdik. İki çocuğumuz oldu (1, 2). Dolabı toparlayamadık. Birkaç kitap yazdık. Daha da yazacağız. Bir dergi hayal ettik. Yirmi ikinci sayıyı hazırlıyoruz. Sevindik, üzüldük, güldük, ağladık, direndik. Umudumuzu hiç kaybetmedik. Derken tam altı yıl oldu, sevgili Dolapsever. Bir Dolap

BDK armağan kitapları hakkında

Sevgili Dolap okurları, Biliyorsunuz genellikle radyo yayınlarımız sırasında sözünü ettiğimiz kitaplardan birini okurlarımıza çekilişle armağan ediyoruz. Kitap armağan etmek Bir Dolap Kitap’ın geleneklerinden biri haline geldi. Peki biz bunu babamızın hayrına mı yapıyoruz? Hayır, ama okurların hayrına yapıyoruz Çocukların, çocuklarına güzel kitaplar okumak isteyen ana babaların, öğretmenlerin, çocuk kitapları okumayı seven herkesin hayrına yapıyoruz. Tek kârımız mutluluktan pay çıkarmak olabilir. Biz çocuk kitaplarını seviyoruz; seven başka birileriyle bir şeyler paylaşmak

Geçici süre ile arızalı

Güya Eylül ayıyla birlikte tam zamanlı Dolap yayınına (bir zamanlar olduğu gibi hafta içi her gün bir yazı) başlayacaktık. Sen ne planlarsan planla, hayat kafasına estiği gibi hareket ediyor. Planladığımızı yapamadık. Çünkü bir türlü toparlanamadık. Ev ahalisinin dörtte üçü Ağustos ayının neredeyse tamamını ya hasta geçirdi, ya hastanede ya da hastane yolunda. Önce Tayga ateşlendi. Ateş geçsin derken öksürük başladı. Meğer zatürre olmuş (ağustos ayında hem de!). Sonra Orman’a bulaştı. Altı aydan küçük olduğu

Hiç çocuk çok kitap, iki çocuk hiç kitap

Tekerleme gibi bir başlık olmuş, öyle değil mi? Ama durumumuzu en iyi ifade eden laf öbeği bu olsa gerek. Bir Dolap Kitap’ı ilk açtığımızda çocuksuz bir çifttik. Pek çok da çocuk kitabımız vardı evde. Almaya, okumaya, anlatmaya doyamadığımız kitaplar… Kitaplar arttıkça Dolap genişledi; Dolap genişledikçe daha çok kitap okuduk. Derken iki “Kapaklı” bu Dolap’a önce bir “Çekmece” ekledik; ardından tek çekmecenin yetmeyeceğine karar verip ikinci bir “Çekmece” daha ekledik. Oldu

2 Kapak 2 Çekmece

Sevgili Dolapsever, 5 Haziran sabahı, tam da Dünya Çevre Günü’nde Dolap’ın ikinci çekmecesi oğlumuz Orman doğdu. Uzun süren bekleyişimiz güzel bir doğumla bitti. Orman sabah doğdu. Akşam olunca hep beraber eve döndük ve yeni hayatımız başladı. Yeni hayatımızdaki tek yenilik bebek Orman değil. Tayga artık çocuk oldu. Yeni hayatımız oturana kadar, bir süre daha ortalarda görünmeyeceğiz. Sonra kaldığımız yerden devam etmek niyetindeyiz. Haberleşmek üzere, sevgili Dolapsever. #2kapak2cekmece Banu&Tayga&Orman&Yıldıray

Bizden haberler

Merhaba Dolap ahalisi, Görüşmeyeli ne var ne yok? Bizde durum belli. İkinci Dolap Çekmecesi’ni bekliyoruz. 40. hafta geldi çattı. Artık bugün yarın yeni bir çekmecemiz olacak. Ama ne zaman? işte bu belirsizlik bizi çok heyecanlandırıyor. Öte yandan hiçbir işi doğru dürüst yapamaz haldeyiz. Daha doğrusu ben (Banu) şu sıralar Tayga’da hamileliğimde  olmadığım kadar hantal olduğum için (halbuki o zaman daha çok kilo almıştım), badi badi yürümekte bile zorlanıyorum. Oturup kalkmak,

Vakit daralıyor

Bu aralar aklımız bir karış havada. Bizim 2. Dolap Çekmecesi’nin aramıza katılmasına az kaldı. Vakit daraldıkça bizim paçalarımız da fena halde tutuşmaya başladı. Bitirilmesi gereken işler bir türlü bitmiyor. Her gün yeni bir liste yapıyoruz. İşin aslı bebekle ilgili yetişmesi gereken hiçbir şey yok. Bütün karmaşa biz Dolap Kapakları’nın organizasyonsuzluğuyla ilgili. Bir yandan Dümyalı’nın gelecek sayıları için olabildiğince çok işi stoklamaya çalışıyoruz. Bir yandan Açık Radyo’daki gelecek yayınlar için yedek kayıtlar

İstanbul Dolap Buluşması ya da küçük çaplı bir kasırga

Püfff! Biz hâlâ geçen günkü buluşmanın yorgunluğunu üzerimizden atmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz cumartesi günü ne zamandır beklediğimiz İstanbul Dolap Buluşması gerçekleşti. Oraya gelenleriniz “Gerçekten gerçkeleşti mi ki?” diye sorabilir. Valla bunu beklemiyorduk. Biz daha önceki çeşitli deneyimlerimize bakarak, İstanbulluların geliriz deyip gelemeyeceğinden; havayı, trafiği bahane edeceğinden ya da yedekte başka alternatifleri tutup her an fikir değiştireceklerinden endişe ediyorduk. Tamam, çok sayıda “Geliyoruz!” diyen e-posta almıştık ama şubat tatili yüzünden İstanbul’da olamayacağını ya da AÖF sınavları

İyi ki doğdun Dolap!

Sanki yıllar, yıllaaaar olmuş gibi… Sanki Bir Dolap Kitap hep vardı (Dolap Çekmecesi’nin deyişiyle “varmıştı”) gibi… Sanki daha sadece beş yıl olmamış gibi. Ama hepi topu beş yıldır varız, Bir Dolap Kitap ve Dolap Kapakları olarak, Dolap Çekmecesi (ve yakında Çekmeceleri) olarak! Bugün 14 Ocak 2015. Bizim kendi doğum günlerimizi dışında en iyi bildiğimiz tarihlerden biri bu. Bugün, Bir Dolap Kitap’ın doğum günü. İyi ki doğmuş Dolap!  Birinci yaşımızı pek