Tarihin en komik zaman yolcularıyla tanışın!

July 14, 2010

Albert Einstein’ın dediği gibi zaman göreceliyse ve günün birinde zamana müdahale etme şansımız olursa, emin olun çok eğleneceğiz. “Geleceğe Dönüş” serisini kim bilir kaç kere izledim? Aklıma “Bill ve Ted’in Harika Maceraları”, “Zaman Makinesi”ni, “Dr. Who” ve “Kelebek Etkisi” geliyor. Hepsinin bana yaşattığı heyecan aynı. Bilmediğim bir çağa, mekana gitsem ne hissederdim? Ne heyecanlı! Bir [...]

Share
DEVAMI BURADA

Adım Bond… James Bond.

June 7, 2010

Geçenlerde hiç yapmadığım bir şey yaptım ve bir polisiye kitabı yol yakınken yarıda bıraktım. (Yerli bir yazar ve yeni bir karakter görünce heyecanlanmıştım oysa.) Kitapla ilgili hayal kırıklığı yaşamaya fırsat bulamadan, bu kez paçalarım tutuştu: İşe bisikletsiz gelmiştim; eve o berbat servisle dönmek zorundaydım ve okuyacak kitabım yoktu! Tam o sırada, iş yerindeki masama yığılı [...]

Share
DEVAMI BURADA

Mary Poppins: Her çocuğun düşlediği dadı

May 3, 2010

11 yaşındayken “ilk romanıma” başladım. Adı “Mübeccel Hanım”dı ve bir ailenin çocuklarına bakmaya gelen ciciannenin maceralarını anlatıyordu. Bir bölümde Mübeccel Hanım, birçok insanın ahını alan ünlü iş adamı Hilmi Taktak’a dersini veriyordu. Küçülüp Hilmi Taktak’ın kulağından girip örs kemiğine çekiç kemiğiyle vurarak adamı fıttırtıyordu. Sihirli güçleri olan bu dadı tanıdık geldi mi? Geldi, değil mi? [...]

Share
DEVAMI BURADA

Çerez niyetine felsefe…

April 28, 2010

Yaşam farkında olduğumuz ya da olmadığımız pek çok şeyle dolu… Gelenekler, diller, kültürler, inançlar, davranış biçimleri, alışkanlıklar, iyi-kötü-doğru-yanlış kavramlar, duygular, düşünceler, yaklaşımlar… Tüm bunlar (ve dahası) bir araya geldiğinde “insan” ortaya çıkıyor. Sonra biraz daha kavram giriyor işin içine: Biri ve öteki, haklar, özgürlükler, cinsiyetler, gerçekler, yalanlar, güzellik, barış, cesaret, başarı, korku… İnsan da, yaşam [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bu bir zor yoldan kahraman olma öyküsü

April 23, 2010

“Alice Harikalar Diyarında” gösterime girdiğinde merak edip, “Kitap mı, film mi?” diye ufak bir anket yapmıştım. “Kitaplar olduğu gibi kalsın. Filme dönüşünce çok şey kaybediyorlar,” diyenlerle “Fark etmez. Her iki halini de seviyorum,” diyenlerin sayısı eşitti. Kitapların film halini daha çok beğenense çıkmamıştı. Bugün yine böyle bir örnekle karşı karşıyayız. En sevdiğim kitap dizilerinden biri [...]

Share
DEVAMI BURADA

Tılsımlı bir dünya daha tanıdım.

March 19, 2010

Her şey geçtiğimiz ay, kitapçının birinde, rafların önünde korkunç çelişkiler yaşamamla başladı. “Ne alsam, ne alsam?” diye bakınırken gördüm “Tılsım” kitaplarını… Önce kapakları seslendi bana “Buradayız, buradayız!” diye. Sonra ilk cildin arka kapağını gördüm ve o anda vuruldum. Ama diğer yanda, almak için ayırdığım başka kitaplar vardı. “Onlar mı, bunlar mı?” diye seçim yapmam gerekiyordu. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Nedir bu kız çocuğunun alametifarikası?

March 17, 2010

Ben evin üçüncü ve en küçük çocuğuydum. Küçükken bunun çok talihsiz bir durum olduğunu düşünürdüm. Bir düşünsenize: Tepemde, bana sürekli ne yapmam gerektiğini söyleyen ve beni “ezen” iki büyük kardeş vardı. Sonradan, evin en küçüğü olmanın çok da kötü bir şey olmadığına karar verdim. Zaten bu hep böyle değil midir? İlk çocuğun hep deneylere kurban [...]

Share
DEVAMI BURADA

Şahane bir doğumgünü partisi!

March 9, 2010

Bir sevimli farenin peşine düşmüştüm. Onu başka bir macerada ararken, karşıma yepyeni bir kitapla çıkıverdi. Bu sevimli farenin adı “Tilda Elmaçekirdeği”. Adı gibi çıtı pıtı, sevimli mi sevimli bir fare. Fare deyip geçmeyin; ne kadar sevimli olabildiklerini bize defalarca kanıtladılar. İşin aslı, bir süredir “Biz Ayrılamayız!” adlı kitabın peşindeydim. Ama ne yazık ki kitapçılarda bir [...]

Share
DEVAMI BURADA

Televizyon ve İnternet Bağımlısı Çocukların Panzehiri: Ulysses Moore

March 3, 2010

Kitap, kalem ve kâğıtla daha minicikken temas etmiş şanslı çocuklardanım. Okuma yazma bilmezken sürekli resim yapardım. Okumayı sökünce kitaplarla daha yakın bir ilişki içine girdim. Günün birinde “ben de yazabilirim,” diye düşündüm. Kâğıdı kalemi önüme çektim ve başladım döktürmeye. Ne vardı ki bunda, kolaycacık yazıyordum işte! Tamam, yazdığım Gizli Yediler’in ya da Afacan Beşler’in en [...]

Share
DEVAMI BURADA

Haylazın El Kitabı: Felaket Henry

February 25, 2010

Kitap okurken ister istemez taraf tutarız. Yazar da zaten bizden bunu bekler. Kimi tutacağımız bellidir: Kahramanı. Yazar, kahramanla aramızda yakınlık kuralım diye ona bizden bir şeyler katar. Kendimizi kahramanın yerine düşünürken, onu savunur ve haklı çıkarırken, onu anlayışla karşılarken buluruz. Sorun şu ki, bu kahramanlar her seferinde iyi, olgun, dürüst… falan olmaz. Kahramanımız bazen bir [...]

Share
DEVAMI BURADA