Tag "dinozor"

Tilda Elmaçekirdeği ve Uzaylılar Don Sever

Çikolatanın insanı mutlu eden bir özelliği vardır ya hani; mutluluk hormonları salgılamamıza neden olur çünkü. Bence resimli kitapların da benzer bir etkisi var. Resimli kitaplar da (tabii iyi yazılmış, resimlenmiş, nitelikli örnekleri kastediyorum) beynimizin farklı bir yerini uyarıp bizi gülümsetiyor. Resimli kitap okuyunca siz de kendinizi iyi hissetmiyor musunuz? Bu hafta radyoda hep resimli kitaplar vardı. İlaç gibi bir yayın oldu anlayacağınız. Programın ilk kısmında Bir Dolap Kitap’ı çoook eskiden

Bunlar hep Kasımozorus!

Bugün Kasım’ın 30’u. Bir sonbaharı da -hiç değilse takvim yaprağı üzerinde- resmen devirmek üzereyiz. Önceki ve daha önceki sonbaharda, daha doğrusu son bir kaç kasımdır yazmak isteyip de bir türlü yazamadığım “Dinovember” meselesine bu kasım da bitmeden bir el atayım istedim. Dinovember’ı ilk duyduğumda, daha doğrusu ilk Dinovember fotoğraflarını gördüğümde çevremdeki kimse bunun ne olduğunu bilmiyordu. Bahsettiklerim ise tıpkı benim gibi çok eğlenmişti. Aradan bunca zaman geçtiğine göre, belki siz

Mavi Tavuk / Iggy Sakar Urk

Siz bu satırları okurken sevgili Dolap Okurları, biz 1. Dolap Çekmecesi Guçi’nin müstakbel kardeşi 2. Dolap Çekmecesi Micinik’i ultrasonda kolaçan etmeye gitmiş olacağız. Kimbilir, belki bu son ultrason olacak ve düşündüğümüzden erken gelecek minik adamımız. Belki de daha birkaç hafta da ha bekleyecek aramıza katılmayı. (Laf aramızda biz şu Dünyalı’nın 15. sayısını matbaaya gönderdikten sonra çıkagelse hiç fena olmayacak.) Kim bilir siz bu satırları bizim düşündüğümüzden daha geç okuyacaksınız. Günlerdir süren

Üç kişilik, tek kitaplık bir sohbet: Babam Süt Peşinde

Geçen hafta radyoda Neil Gaiman’ın Türkçe’de yayımlanan son kitabı “Babam Süt Peşinde” hakkında konuştuk. Radyo kaydını yapmadan önce bir dizi rastlantıyla karşılaştık. Şöyle ki, Gaiman’ın kitabının çıkacağını haber almış, sabırsızlıkla bekliyordum. Ancak kitabı daha gelir gelmez Yıldıray’a kaptırdığım için hevesim kursağımda kaldı. Sonra o bitirsin de ben okuyayım diye beklerken, geçen hafta bir sabah Esra’dan bir mesaj aldım: “Güzel kitap alarmı. Seviye kırmızı!” Söylediği kitap elbette Babam Süt Peşinde idi.

Babam Süt Peşinde / Farklı Ama Aynı

Neil Gaiman ailece sevdiğimiz bir yazar. Hatta daha önce Dolap’ta da onun birkaç kitabına yer vermiştik. Gaiman’ın yeni bir kitabının çıkacağını haber alınca haliyle çok heyecanlandık ve merakla beklemeye başladık. Benim adıma talihsizlik “Babam Süt Peşinde” yayımlandığı sırada başka bir kitap okuyor olmamdı. Talihsizliği duble talihsizlik haline getiren şey ise kitabı eve Yıldıray’ın getirmiş olmasıydı. Kitabı elbette Yıldıray’a kaptırdım.  Bu haftaki radyo kaydı için Tayga’dan uzak sessiz bir köşeye çekildiğimizde Yıldıray

Devdinozorus ve Şamatacı Suçlular

Dolap yazılarına ara verdiğimizden bu yana haftalar geçti. Geçen sürede Açık Radyo’daki programımız devam etti elbette; ama Dolap tadilatta olunca bant kayıtlarını da sizinle paylaşamadık. Önce geçtiğimiz pazar günü yaptığımız programı sizinle paylaşalım; ardından eski kayıtları geriye dönük biçimde yavaş yavaş paylaşmaya başlayalım. Geçtiğimiz hafta programa Johnny Duddle’ın yeni kitabı “Devdinozorus” ile başladık. Hani şu “Kapı Komşumuz Korsanlar“ ve “Uzayın Kralı“ adlı kitapların yazarı… Çocukların sevdiği konuları seçme konusunda usta olan

“Bay Fil’in Orman Günlüğü” ve “Evcil Hayvanım Bir Dinozor”

Günaydın sevgili Dolapseverler, biz yine çok heyecanlıyız. Söylememek için kendimi zor tutuyorum. Ne zamandır deli gibi çalışıyorduk. Nihayet en büyük hayallerimizden biri gerçekleşiyor. Bir hafta kaldı. Mart başında sizi çok şaşırtmayı planlıyoruz. Neyse, asıl konumuz pazar günkü radyo programı aslında. Çizgi roman en sevdiğimiz konulardan biri. Marsık’tan çıkan “Bay Fil’in Orman Günlüğü – Maymunlar Eğleniyor” adlı albüm, programın ilk bölümünde konumuz oldu. Roberto Totaro tarafından yazılıp çizilen bant öykülerden oluşan

Dinozorlar Hakkında Merak Ettiğiniz Her Şey

Çocuklar dinozorları niye seviyor? Biz zaman zaman soruyoruz bu soruyu. Benim çocukluğumdaki tek dinozor, Taş Devri dizisindeki köpek niyetine evcil hayvan Dino’ydu. Onun dinozor olmasının benim için pek bir önemi yoktu. Sonra ne oldu da çocuklar dinozor fanatiği oldu? Hem de bütün dünyada birden! Arada neyi kaçırdık biz? İnternette de çok sorulmuş bu soru. Bazı ilginç yanıtlar da var. Kimilerine göre dinozorlar çocuklara gerçeküstü geliyor; tıpkı süper kahramanlar gibi. Kimilerine

Lulu ve Brontozor

Şımarık çocukları hiç sevmem. (Kim sever ki?) Hele şımarık kız çocuklarını hiç ama hiç sevmem. Tiz sesleriyle mıyır mıyır konuşup, her istediklerini yaptıran, istediği olmayınca zırıl zırıl ağlayan ruh kıyıcı çocuklar olur ya bazen, hah işte onlara hiç ama hiç ama hiç katlanamam. “Lulu ve Brontozor”u elime alıp okumaya başlayınca aklıma işte o mıyır mıyır şımarık kız çocukları geldi. Lulu’ya gıcık oldum. Onu bu hale getiren, Lulu’nun şımarmasındaki bir numaralı