Tag "çevre bilinci"

Gece Maymunu Gündüz Maymunu

İşte doğum sonrası ilk radyo yayınıyla karşınızdayız sayın seyirciler. Üstelik yayının ilk bölümünde Yıldıray öyle bir kitap seçmiş ki, tam da bizim evdeki halimizi özetleyen bir konusu var. Kitabın ismi bile bizim evin iki bebesini tanımlar gibi: “Gece Maymunu Gündüz Maymunu”. Julia Donaldson imzası taşıyan kitabın çizimlerinde alışık olduğumuz gibi Axel Scheffler değil, Lucy Richards var. İki farklı dünyaya iki farklı bakış açısı sunan kitap korkulara da alttan alta değiniyor.

Nerede bu fil?

Orman Bakanlığı ve ona bağlı bölge müdürlüklerinin sık kullandığı bir slogan vardır: “Elinle yaktığın ateşi gözyaşınla söndüremezsin”. Sosyal medyayı biraz kurcalarsanız, sloganın insan kaidesiyle ilişkilendirilmiş yorumunu da bulabilirsiniz. Güzel söz söyleme sanatlarının istisnasız tamamına uzak olsa da, Orman Bakanlığı’nın anlam bakımından son derece doğru olan bu sözünün duyulması, ciddiye alınması, ağızdan ağıza aktarılması ve gündem olması için asıl meselesi olan “orman” vurgusunun yerini insan kaidesine bırakması gerekir. Ne de olsa

İnsan Vücudu ve Ispanaklı Yumurta

Çocukken biyoloji dersini çok severdim. İnsan vücudunun konu edildiği dersler daha da ilginç olurdu. Bedenimizin içinde olup bitenler, kusursuz bir makine gibi çalışan organlar çok ilgimi çekerdi. En çok istediğim şeylerden biri küçülüp insan vücudunun içine girebilmekti. Bu hayalimi önce bir öykü yazmaya çalışarak gerçekleştirmeye çalışmış, kendimce de pek eğlenmiştim. Sonra “İçimde Biri Var” adlı filmi ve adını hatırlayamadığım bir çizgi filmi izlemiştim. Hatta bunları bize insan vücudunu doyasıya gezdiren “Vücudumuz Nasıl

Nick ve Tesla’nın Olağanüstü Heyecanlı Bilim Laboratuvarı

Çocuk kitaplarında kullanılan bazı unsurlar var ki, bence her seferinde işliyor. Kahramanlarının ikiz olduğu kitaplar mesela… Şimdiye kadar Bir Dolap Kitap’ta bu ikiz temasına defalarca rastladık. “Tek mi? Çift mi?“nin tek yumurta ikizleri Jay ve Ray Grayson’ın koca bir okulu nasıl kandırdğını okuyup eğlendik. “Pera Günlükleri“nin gizemli ikizleri Ran ve Lusin Ertanin ile bilmediğimiz bir İstanbul’da gezindik. “Beter İkizler“ Edgar ve Ellen ile kötülükten keyif aldık. “Templeton İkizleri“ Abigail ve Jon ile

Ağaçlar Bizi Nasıl Mutlu Eder?

Geçenlerde evimizin hemen önünde duran, bizim her gün sevgiyle izlediğimiz koca çitlembiği kesmişler. Biz kesilişini görmedik. Bir gün önce oradaydı, ertesi sabah bir baktık koca ağaç sırra kadem basmış. O günden beri canım yanıyor. Abartmıyorum, kalbimin oralarda bir yerde kesintisiz bir sızı var. Bir yandan da eski radyo kayıtlarımızı yayınlıyoruz ya, bir baktım, sıradaki kitap “Ağaçlar Bizi Nasıl Mutlu Eder?” imiş. Tam da çitlembik olayının üstüne cuk oturdu. İnsanın kendi kitabından söz

Oburcuk Keskindiş

Bir şeyin kıymetini o şeyi kaybedince anlarız. İş işten geçmiş olur ve oturduğumuz yerde hayıflanırız. Oysa iş o raddeye gelene kadar gözlerimiz kapalıdır. Gözlerimizi açıp neyin elimizden kayıp gittiğini fark ettiğimizde artık çok geçtir. Şu an Dünya’yla ilişkimiz de böyle. Dünya ısınıyor. Çok ısınıyor hem de. Hatta çoktan ısındı da kavrulmaya başladı. Bazı yerler susuzluktan kavrulurken, bazı yerlerde olur olmadık seller oluyor. İstanbul’da bu yaz yaşanan garip yağmurlar, garip hortumlar

“Ne, Nasıl Yapılıyor” ve “Numaranı Ortaya Çıkardık”

“Ne, Nasıl Yapılır?” Hastalıkla mücadelemiz sürüyor sayın seyirciler. Bu hafta istemeyerek de olsa yayına yine telefonla bağlanmak zorunda kaldık. Çünkü önce Tayga hastalanmıştı, sonra ve ben ve şimdi sıra Yıldıray’daydı. Bu seneki hastalık kotamızı böylece doldurduğumuzu umarak ve 2014 yılında bir daha hastalanmak istemediğimizi belirterek buyrun yayına geçelim. İlk bölümde ele aldığımız kitap, kısa süre önce hakkında bir yazı da yazdığımız oldu. Bu kitabın verdiği bilgileri ve bu bilgileri veriş

Bay Su, Bayan Hava

Sabah uyan, musluğu açıp yüzünü yıka. Duşa gir, bedenini yıka. Mutfağa git, bir bardak su iç. İşe giderken vapura bin, denizi seyret. Hava bulutlandı, yağmur yağdı. Hava soğudu, kar yağdı. Hava ısındı, tatile git, denize gir… Bu suyla ne kadar içli dışlı olduğumuzun çok kısa bir özeti. Su her yerde. Ee, doğal olarak. Ne de olsa yaşam kaynağımız. Bedenimizin dörtte üçü su. Keza yerkürenin de öyle. Sürekli biçim değiştirse de

Ne Nasıl Yapılıyor – Her gün kullandığımız şeylerin öyküsü

Fazla tüketmemeye çalışıyorum. İhtiyaç duyduğum kadarını alıyorum. İhtiyacım olmayan şeyleri elden çıkarıyorum. Kullanılmayan eşyaların el değiştirmesi gerektiğine inanıyorum. Çöplerin ayrıştırılarak atılmasına dikkat ediyorum. Bazen bu çabam üçüncü kişiler tarafından anlaşılmıyor. Poşet istemediğimi söylediğimde marketteki adam anlamaz gözlerle suratıma bakıyor. Ya da bir başkası “Şimdi almasan, başka yerde verecekler nasılsa,” deyip gülüp geçiyor. “Hayır, almıyorum, bez torbalarım var,” diyorum. “Ee su da mı içmiyorsun? O pet şişeleri alıyorsun o zaman da,” diyor.