Ortanca Balık

May 3, 2012

Ailelerin çocuk sayısı modası hiç geçmeyen bir sohbet konusudur. Tek çocuksanız sizin biricikliğinizden, ailenin göz bebeği oluşunuzdan girer, şımarıklığınızdan çıkarlar. Tek çocuk ilginin merkezidir. Aşırı ilgiden boğulmaları da mümkündür, bu ilgiye alışık oldukları için hayatlarının her döneminde ilgi bağımlısı olmaları da. Bazen ebeveynler tek çocuklu oldukları için, yaptıkları hataları telafi edememekten yakınırlar. İlk ve tek [...]

Share
DEVAMI BURADA

Nina’nın Emziği, Nina’nın Kardeşi

December 22, 2011

Benim bir tane “Kayganım” vardı. Annemin eski, ipek bir fularıydı bu Kaygan. Ya da belki de ben eskitmiştim, kim bilir… Nasıl oldu da benim elime geçmişti, hışır hışır ipekli kumaşı sürterek çıkardığım fışır fışır, gırç gırç sesten keyif almayı nasıl huy edinmiştim, hatırlamıyorum. Ama bu Kaygan bağımlılığımın da elbet bir sonu vardı. Bir gün bir [...]

Share
DEVAMI BURADA

Memo ve Ay – Değil mi ki herkesin annesi bir tane…

November 17, 2011

Bir an için çocuk olduğunuzu düşünün. Kapatın gözlerinizi, üç dört yaşlarınızdaki halinizi anımsayın. Her şey ne kadar büyük, siz ne küçüktünüz. Size yukarıdan bakan insanlar vardı. Yetişkinler gerçekten kocaman, koskocamandı. Onlar büyüktü; her şeyi bilirlerdi; güçleri her şeye yeterdi; ne isterlerse yapabilirlerdi. Ben çocukken büyüklere hayrandım. Memo da annesine hayran.

Share
DEVAMI BURADA

Bir Dolap Kitap-10.09.2011 radyo yayını

September 12, 2011

Bir varmış, bir yokmuş. İçi kitap dolu bir dolap varmış. Dolabın içinde her türden renk renk kitap varmış. Bir de akılları beş karış havada iki kitap kurdu varmış. Bu kurtların besini taze kitapmış. Her sabah bir bardak sıcak çayın yanında bir kitap, her akşam bir bardak ballı sütün yanında bir kitap… İşte bu iki kitap oburununun [...]

Share
DEVAMI BURADA

Çocuk olmak çok zor!

June 29, 2011

Çocukken en büyük sıkıntınız neydi? En büyük derdiniz? Sizi en çok rahatsız eden, korkutan, üzen, tedirgin eden? Ben düşünüyorum, düşünüyorum, öyle aman aman bir şey bulamıyorum çocukluğumla ilgili. Aklıma gelen tek şey üç çocuklu bir ailenin en küçüğü olmanın biraz can sıkıcı olduğuydu. Mücadele etmeniz gereken anne babanın yanında bir de kapı gibi abla ve [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir Dolap Kitap-28.05.2011 radyo yayını

May 29, 2011

Açık Radyo’da yayınlanan “Bir Dolap Kitap”ın 5. bölümünde önce şeker gibi bir kitaptan söz ettik: Alice Brière-Haquet’nin yazdığı, Celia Chauffrey’nin resimleriyle bezeli “Memo ve Ay“… Bu kitap bizi arayan ilk dinleyicimiz Ayten İnanç’a armağan edildi. Günün ikinci kitabı, Bir Dolap Kitap’ın favorilerinden “Kaka: “İsmi Lazım Değil”in Doğal Tarihi” adlı eğlenceli bilim kitabıydı. Gelelim bu yazının [...]

Share
DEVAMI BURADA

Küçük Canavar Gormik Gümbür

April 20, 2011

Büyüdüğünüz için mutlu musunuz? Artık kocamansınız, kendi kararlarınızı kendi başınıza alıyorsunuz ama çocukları ve eşinizi hesaba katarak; istediğiniz abur cuburu yiyebiliyorsunuz ama şimdi rejim yapıyorsunuz; kendi paranızı kazanıyorsunuz ama ödenecek faturalar, çocukların okul taksiti ve bina aidatı var; içinizden bağıra çağıra şarkı söylemek geliyor ama komşular ne der sonra; canınızın istediğini giyebilirsiniz ama işe her [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir Kocaman Eşşek

March 10, 2011

Küçücüktüm. Henüz okula başlamamıştım sanırım. Nereden aklıma geldi, niye böyle bir şey yapmaya karar verdim, anımsamıyorum. Bizim evin aşağısındaki Mustafa Bakkal’a gittim. O zamanlar aynı sokakta oturan insanlar, hele ki çocuklu olanlar birbirini tanır, hangi çocuk kimin bilirlerdi. Motorlu taşıt terörü de başlamamıştı henüz. Çocuklar sokakta koşturabilir, ikişer taştan birer kale kurup asfaltta futbol oynayabilirlerdi. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Modern prensler, prensesler…

February 16, 2011

Az sonra söyleyeceklerime ya en başından itiraz edin, “Hayır, çok abartıyorsun, o kadar da değil!” deyin ya da sonsuza dek susun. Prens ve prenseslerin hüküm sürdüğü bir çağda yaşadığımızı düşünüyorum. Nasıl mı? Artık herkes çocuğunu prens ya da prenses gibi yetiştiriyor da ondan (İtiraz etmek serbest.) Bana ister “Ukala,” deyin, ister “Çok biliyorsun, oturduğun yerden [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bedenimle nasıl baş etsem?

February 10, 2011

Sizi bilmem ama ben çocukken çok sakardım. Kapıdan geçerken kapıya çarpar, köşeyi dönerken duvara toslar, sağımı solumu kütürdetirdim hep. “Büyüyorsun da ondan,” derlerdi. Büyümekle kapıya çarpmanın ne ilgisi olduğunu anlayamazdım. Gulliver gibi devleşiyor muydum yoksa?  Yoksa Alice’in yediği gibi bir kek mi yemiştim farkında olmadan? Belki kapının içine sıkışıp kalırdım. Kapıya sıkışmadım; ama kapılarla maceram [...]

Share
DEVAMI BURADA