Tag "bilim"

Gazeteci Çocuk; İşte Bunlar Hep Bilim

Bazı şeyleri başımıza gelmeden bilemiyoruz. Bazı şeyleri ise başımıza hiç gelmediği için asla bilemiyoruz. empati becerisi işte bu noktada devreye giriyor. Kitaplar ise bize dünyaca mesele hakkında empati kurmayı öğretiyor. “Gazeteci Çocuk” da işte böyle kitaplardan biri. Yaz tatilinde gazete dağıtan arkadaşının görevini üstlenen Victor, bu işin üstesinden nasıl geleceğinden emin değildir; çünkü Victor kekemedir. Kekemelikle gazete dağıtmanın ne ilgisi mi var? Victor için çok ilgisi vardır; çünkü her bir gazete,

Palavrasavar kitaplar

“Doğru mu, Palavra mı” serisi, kırk yıl düşünsek aklımıza gelmeyecek doğrulara ve doğru bildiğimiz palavralara ışık tutuyor. Serinin ilk iki kitabından biri hayatta kalma becerilerine odaklanırken, diğeri vücudumuzla ilgili doğruları ve palavraları konu alıyor. İnsanın başına ne geleceği, ne zaman neye ihtiyaç duyacağı belli olmaz. Hayat bu! Her an her şey olabilir. Demek ki ne yapacağız? Hazırlıklı olacağız; hayatın karşımıza çıkarabileceği sürprizlere karşı olabildiğince donanım kazanacağız. Neyse ki kitaplar var.

Uygulamalı maketi ile insan vücudu nasıl çalışır?

Etten kemikten de olsa insan bedeni en ilginç makinelerin başında geliyor. Uzanıp bir nesneyi tutmak hiç düşünmeden yaptığımız bir eylem ama bu hareketin gerçekleşmesi için gereken mekanik aksamı ve bilgi işlem aşamalarını inceleyince hayret etmemek elde değil. Üstelik bedenimizi çoğunlukla hor kullanıyoruz. Hak ettiği özeni göstermek için bedenimizi erkenden tanımaya başlamak iyi olmaz mı? Peki bu işi eğlenerek yapsak daha da iyi olmaz mı? Buyurun öyleyse Türkçesi Mavibulut’tan çıkan “İnsan Vücudu

Rüyalar Fabrikası

Püff!! Bu sabah yine feci rüyalar gördüm. Şu an hâlâ aklımda dönüp duruyorlar ama biliyorum ki bir süre sonra bu etkiden kurtulacağım. Hatta büyük kısmını unutacağım. Yine dediğime bakmayın; genelde feci rüyalar (ya da kabuslar) görmem. İşin aslı sinema tadında rüyalar görürüm; ama bunları anlatmaya kalktığımda Yıldıray için kabus olabiliyor bazen. Çünkü, hepi topu birkaç saniye süren rüyalar, anlatırken uzuyor da uzuyor. O birkaç saniyeye o kadar çok olay, o

Nick ve Tesla’nın Olağanüstü Heyecanlı Bilim Laboratuvarı

Çocuk kitaplarında kullanılan bazı unsurlar var ki, bence her seferinde işliyor. Kahramanlarının ikiz olduğu kitaplar mesela… Şimdiye kadar Bir Dolap Kitap’ta bu ikiz temasına defalarca rastladık. “Tek mi? Çift mi?“nin tek yumurta ikizleri Jay ve Ray Grayson’ın koca bir okulu nasıl kandırdğını okuyup eğlendik. “Pera Günlükleri“nin gizemli ikizleri Ran ve Lusin Ertanin ile bilmediğimiz bir İstanbul’da gezindik. “Beter İkizler“ Edgar ve Ellen ile kötülükten keyif aldık. “Templeton İkizleri“ Abigail ve Jon ile

İnfografik – Hayvanlar Âlemi ve İnsan Vücudu

Dün fuarın yenilerinden “Anahtar” adlı resimli kitaptan söz etmiştim. Bugün yine fuardan taze taze alabileceğiniz bir başka resimli kitaptan, daha doğrusu iki kitaplık bir bilim ve genel kültür dizisinden söz etmek istiyorum. Resimli kitap dediğime bakmayın, bunlar, o hep sözünü ettiğimiz tablo gibi illüstrasyonlarla kaplı bir resimli kitaplardan değil. Birer infografik kitabı İnfografik, var olan bilgilerin resim / çizim ve grafiklerle sunulduğu bir bilgi paylaşım yöntemi. Karmaşık bilgilerin basitleştirildiği, görsel

Şuşu, Can ve Dörtteker

Merhaba Sevgili Dolap okurları, İki seneden biraz daha uzun bir süre önce size sevine sevine Şuşu’nun haberini vermiştim. Demiştim ki; “Bugüne kadar burada pek çok kitap hakkında yazdım. Bunların hepsi de sevdiğim, okurken keyif aldığım kitaplardı. (…)  Bugün yazdığım bu yazıdaysa kesinlikle bambaşka bir durum var. Sanırım az sonra Dolap’taki en öznel yazımı yazacağım. “  Üzerinde Yıldıray’ın adının yazdığı bir kitaptan söz etmek benim için çok özeldi. Sonradan “21 Sıradan Şeyin Sıradışı

Korkunç Gerçek ve Wondla

Zaman yolculuğu dendiğinde benim aklıma hep geçmişe gitmek gelir. Gelecek belirsiz. Oysa geçmişe dair hepimizin az çok bir fikri var. İyi ya da kötü, doğru ya da yanlış tarihe dair bir şeyler biliyoruz. Çoğu insanın “Geçmişe gidecek olsaydım…” diye başlayan bir cümleyi tamamlayacak bir önerisi oluyor. Ben mesela Rönesans devrine gitmeyi çok isterdim. Bir de Antik Çağ’ın İon kentlerine… Efes’e ya da Urla’daki Klazomenai yerleşimine… Amazon kadınlarını görmek, Bizans’ın altın çağında İstanbul’da

Uzay Kâşifinin El Kitabı

Bildiğim kadarıyla resmi olarak 1898 yılından beridir Marslılar’ın Dünya’ya saldırmasından endişeleniyoruz. Bu kadar kesin tarih verebilmemin nedeni, H.G. Wells’in Marslılar’ın Dünya’ya saldırısını anlattığı “The War of the Worlds / Dünyaların Savaşı” adlı kitabın yayın tarihinin bu olması. Elbette bu kitabı ortaya çıkaran kuruntuların, şüphelerin, korkuların, öykülerin, efsanelerin kökü ne kadar derine gidiyor bilmiyorum. Fakat 1898 yılından beridir kitaplarda, çizgi romanlarda, tiyatro oyunlarında, filmlerde  “uzaylıların” gezegenimizi ele geçirmek, bizi yok etmek