Bir Dolap Kitap 19.11.2011 Radyo Yayını

November 20, 2011

Geçtiğimiz haftayı birkaç kere “Tekirdağ sınırına” giderek ve kitap fuarının koridorlarını arşınlayarak geçirmiştik, biliyorsunuz. Hal böyle olunca, bu haftaki radyo programını da fuardan seçtiğimiz ve çok sevdiğimiz iki kitaba ayıralım istedik. İlk bölümde, İletişim Yayınları’ndan kısa süre önce çıkan, bizim fuardaki gözde kitabımız “Hurrem” hakkında konuştuk. Barış Pirhasan’ın yazdığı, Ceren Oykut’un resimlediği “Hurrem”e, yayımlandığı günlerde [...]

Share
DEVAMI BURADA

BANT YAYINI: AYI

April 28, 2011

Hayal ediyorum, hayal ediyorsun, hayal ediyoruz Ben dört beş yaşlarında bir veletken, bir tane Loewe marka televizyonumuz vardı. Hayrandım kendisine. İçindekilere değil; ama dışına… Bu Loewe aletin meşe rengi bir kasası vardı. Ekran bu kasaya yerleştirilmişti; önde de sürgülü bir kapağı vardı. Kapağı sürerek açardım; sonra sağdaki kocaman kocaman düğmelere sırayla basar, ardından bu düğmelerin [...]

Share
DEVAMI BURADA

BANT YAYINI: Uyku

April 22, 2011

Uyuyamıyor musun Küçük Ayı? Yeğenim Deniz henüz bastıbacak bir cüceyken ona her akşam kitap okunurdu. Bazı kitapları bize o kadar çok okutmuştu ki, artık evin yetişkinlerine afakanlar basmıştı. Okumaktan bıktığımız kitapları değişik seslendirme teknikleriyle okur, her okumayı bin bir maskaralıkla bir tiyatro gösterisine dönüştürürdük. Ama okumaktan asla sıkılmadığımız bir kitap vardı: “Uyuyamıyor musun Küçük Ayı?” [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bana kimse ayıları kötülemesin sakın!

November 29, 2010

Haftaya güzel bir başlangıç yapmak istiyordum. Bir Dolap Kitap okurlarının haftaya yüzlerinde koca bir gülümsemeyle başlamalarını da… O halde şuna ne dersiniz? Bir zamanlar iki ayı varmış: Büyük Ayı ve Küçük Ayı. Büyüğü Büyük Ayı’ymış, küçüğü ise Küçük Ayı. Günlerden bir gün, ikisi ormanda gezmeye çıkmışlar.

Share
DEVAMI BURADA

“Ama Bonbon!”: İyi mi, kötü mü?

October 20, 2010

Sevgili Bir Dolap Kitap okurları, az sonra sözünü edeceğim kitap hakkında ne diyeceğimi, kitabı nasıl değerlendireceğimi bilemedim. Gelin siz karar verin. Hatta daha da güzeli, bu kitap almış, çocuğuna okumuş olanlarınız varsa, lütfen çocuklarınızın tepkisini bizimle paylaşın. Çünkü ben gerçekten işin içinde çıkamadım ve meraktayım. Kitabın adı “Ama Bonbon!” Öykünün kahramanı olan Bonbon dişlerini fırçalamaktan [...]

Share
DEVAMI BURADA

Mağara Bebeği

September 27, 2010

Müjdeli haberi ağustos ayında Facebook’tan aldım: Popcore Yayınları Eylül ayında yepyeni bir Julia Donaldson kitabı çıkarmaya hazırlanıyordu. Muradıma geçen hafta erdim. Popcore Yayınları Bir Dolap Kitap için nurtopu gibi bir “Mağara Bebeği” yolladı. Sarı saçları civciv tüyü gibi havalarda uçuşan pembiş yanaklı mağara bebeği, duvar resimleri yapan annesi ve cesur mu cesur babasıyla bir mağarada [...]

Share
DEVAMI BURADA

Kutunun içinde ne var?

September 22, 2010

Hediyeleri kim sevmez? Doğum gününüz ya da başka bir özel gün olsun olmasın, birisi size bir paket uzatıp “Bu senin için,” dediği anda kalbiniz pır pır atmaya başlar. Merak doğamızda var. Hemen başlarız düşünmeye: “Acaba içinde ne var?” Belki beklediğiniz ve almayı umduğunuz bir şeydir; belki de hiç beklemediğiniz ve görünce sizi zevkten dört köşe [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir gece yarısı macerası

May 31, 2010

Yerden bitme cüce olduğum yıllarda, sayı saymayı keşfetmiştim. Bana saymayı kim öğretti bilmiyorum; ama o meçhul kişi yüzünden annemin başının epey ağrıdığını söylemeliyim. Alerji tedavisi için Koşuyolu-Pangaltı arasında yaptığımız otobüs yolculuklarımız boyunca, yanımda kitap yoksa, vıdı vıdı konuşurdum. Annemin kulağıma “Biraz sus artık,” diye fısıldamaları da fayda etmezdi. Konuşacak konum kalmayınca başlardım tabelaları okumaya. Tabelalardan [...]

Share
DEVAMI BURADA

Hayal ediyorum, hayal ediyorsun, hayal ediyoruz

April 9, 2010

Ben dört beş yaşlarında bir veletken, bir tane Loewe marka televizyonumuz vardı. Hayrandım kendisine. İçindekilere değil; ama dışına… Bu Loewe aletin meşe rengi bir kasası vardı. Ekran bu kasaya yerleştirilmişti; önde de sürgülü bir kapağı vardı. Kapağı sürerek açardım; sonra sağdaki kocaman kocaman düğmelere sırayla basar, ardından bu düğmelerin bulunduğu kapağı açıp göstergelerle dolu bölümde [...]

Share
DEVAMI BURADA

Uyuyamıyor musun Küçük Ayı?*

January 30, 2010

Yeğenim Deniz henüz bastıbacak bir cüceyken ona her akşam kitap okunurdu. Bazı kitapları bize o kadar çok okutmuştu ki, artık evin yetişkinlerine afakanlar basmıştı. Okumaktan bıktığımız kitapları değişik seslendirme teknikleriyle okur, her okumayı bin bir maskaralıkla bir tiyatro gösterisine dönüştürürdük. Ama okumaktan asla sıkılmadığımız bir kitap vardı: “Uyuyamıyor musun Küçük Ayı?” Bu kitabı Deniz’e sayısız [...]

Share
DEVAMI BURADA