Tag "armağan"

23 Nisan Armağanı: Bir Lolipop Masalı (e-kitap)

Merhaba, Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Dolap’ta minik bir sürpriz var. Geçen gün yazar Zeynep Alpaslan bir e-posta yollayarak çocukların bayramda okuyabilecekleri bir masal armağanı vermek istediğini söyledi. Zeynep’in daha önce de bir e-kitabını yayınlamıştık burada. Bu sefer bir lolipopun hüzünlü ama umut dolu masalını okuyacaksınız. Kitabın resimlerini Baysan Yüksel yaptı. “Bir Lolipop Masalı”nı okumak isterseniz, buraya ya da aşağıdaki resme tıklayıp bilgisayarınıza, tabletinize ya da

Bazı armağanlara paha biçilemez

Dün çok güzel bir animasyona denk geldim. Adı “The Present /Armağan”. Filmde üç tema kesişiyor: Bilgisayar oyunları çağı çocukları, hayvanseverlik ve engelli olmak. Fabio Coala‘nın bant karikatürü esas alınarak yapılan filmin yönetmenliğini Jacob Frey yapmış. Frey daha önce de Julia Donaldson’ın “Süpürgede Yer Var mı?” adlı kitabının animasyon uyarlamasını yapmış. “The Present” bol ödüllü bir animasyon. Animasyon festivallerinden tutun, kısa film festivallerine, yerel ve uluslarasarı pek çok festivalde tam 59

BDK armağan kitapları hakkında

Sevgili Dolap okurları, Biliyorsunuz genellikle radyo yayınlarımız sırasında sözünü ettiğimiz kitaplardan birini okurlarımıza çekilişle armağan ediyoruz. Kitap armağan etmek Bir Dolap Kitap’ın geleneklerinden biri haline geldi. Peki biz bunu babamızın hayrına mı yapıyoruz? Hayır, ama okurların hayrına yapıyoruz Çocukların, çocuklarına güzel kitaplar okumak isteyen ana babaların, öğretmenlerin, çocuk kitapları okumayı seven herkesin hayrına yapıyoruz. Tek kârımız mutluluktan pay çıkarmak olabilir. Biz çocuk kitaplarını seviyoruz; seven başka birileriyle bir şeyler paylaşmak

5. yaş armağanımız yeni yuvasında!

5. yaşımızı kutlayıp “İyi ki doğdun Dolap!” dediğimizden bu yana neredeyse 1 ay geçti. Sizden çok güzel mesajlari yorumlar aldık. İyi dileklerinizin her birini pamuklara sarıp, Dolabımızın anı çekmecesine yerleştirdik. Hatırlarsanız, madem beşinci yaşımızı kutluyoruz, bari bunu minik bir armağanla ölümsüzleştirelim demiştik. El yapımı armağanların her zaman en değerli armağan olduğunu düşündüğümüz için de size minyatür bir kitap yapıp armağan edeceğimi duyurmuştum. Bazılarınız “Dedikodulu Evler serisinden olsun,” dedi, bazılarınız “Kedimiyo’dan

İzmir Dolap Buluşması son çağrı!

Sevgili Dolapseverler, İzmir buluşmasına çok az kaldı. Biz gayet heyecanlıyız:) Önce nerede buluşacağımızı yazayım: Biz anladık ki henüz İzmir’i pek (hiç:) keşfedememişiz. Bu nedenle ilk duyurumuzu yuvarlayıp, “Alsancak’ta bir yerde,” demiştik (itirafa gel!). Sonra baktık ki olacak gibi değil, en kısa yol bildiğimiz yoldur diyerek mekânı belirledik. Sizinle 6 Aralık Cumartesi günü saat 14:00’de, Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nin neredeyse sonundaki (yazar burada, “Liman’a yakın ucu,” demek istiyor) Al-ga adlı kafede buluşalım

Kediş’in Armağanı

Bir kedili kitapla daha karşınızdayız sayın seyirciler. Hatırlarsanız, önceki gün “Oblamov Kedi Pamuk” ile tevbelliğe övgü düzmüştük. Bugün pamuk’un tam tersi bir kedi var dolapta: Kediş. Kediş, yerinde duramayan, yere göğe sığamayan, kediyi merak öldürdü lafını sonuna kadar hak eden bir yaramaz kedicik. Ancak öykü yine tanıdık bir kedi eylemiyle başlıyor: “Kediş, miskin miskin uzanmış uyukluyordu.” Kediş, dışarıdan gelen otomobil sesiyle uykusundan uyanır ve kapıya koşar. Kapı açılır. Selvi Kediş’e

Şuşu ve Üçtekeri

Bugüne kadar burada pek çok kitap hakkında yazdım. Bunların hepsi de sevdiğim, okurken keyif aldığım kitaplardı. Yazdıklarımın hiçbirinde objektif değildim. Ortada bir beğeni vardı. Beğenmiştim, anlatmalıydım ki başkalarının da haberi olsun; onlar da alıp okusundu. Bugün yazdığım bu yazıdaysa kesinlikle bambaşka bir durum var. Sanırım az sonra Dolap’taki en öznel yazımı yazacağım. Önce size kısa bir hikaye anlatayım. Bundan yaklaşık dört yıl önceydi. Bir gün Yıldıray bir şeyler yazdı; sonra

Yorulmuştuk. Şimdi on kaplan gücündeyiz!

Bazen oluyor. İnsan en sevdiği işi bile yapsa, yoruluyor. Girdiği yolu sis basıyor, önünü görmekte zorlanıyor. “Biraz tatil yapsam,” diye düşünmeye başlıyorsunuz böyle zamanlarda. “Biraz tatil yapsam, bunları hiç düşünmesem…” Duracak zaman değil oysa, yaptığınızı yapmaya devam ediyorsunuz. Zaten başka türlüsünü bilmiyorsunuz artık, unutmuşsunuz. Yorgunluk, yaşam şartlarıyla el ele vererek aklınızı çelmeye çalışsa, hatta zaman zaman çeler gibi olsa da, vazgeçmiyorsunuz. Minicik bir şey olsa, küçücük ferah bir şey… Bir

BDK 2 yaşında!

MUTLU YILLAR BİZE, MUTLU YILLAR Bİİİ-ZEEE! İYİ Kİ DOĞDUN SEVGİLİ DOLAP, MUTLU YILLAAAR BİİİZEEEE!!! Ya işte böyle sevgili okurcuğum, Bir Dolap Kitap bir raf daha büyüdü. Yarın bizim doğum günümüz. 14 Ocak 2010’da ilk yazımızı yazıp “yayınla” düğmesine bastığımızdan beri çok uzun bir zaman geçmiş gibi geliyor. O sürede yüzlerce yazı yayımladık; yazdığımızdan çok daha fazla kitap okuduk; pek çok dostluk kurduk. Sonra ardımıza dönüp bakınca ne görelim? Bir arpa