Tag "arkadaşlık"

Ella ve Arkadaşları / Mavi Mucize

Yaşasın, sonunda sonbahar geldi! Bu yaz sıcaktan kavrulduk. Bizim buraya bir damla bile yağmur düşmedi. Zavallı bitkilerimiz kuruya kuruya bir hal oldu. (Evdeki iki küçük köstebeğimiz de bitkilerin kökünü kurutan diğer faktör.) Sonbaharla birlikte o çok özlediğimiz yağmurda yürüyüşlerimize kavuşacağımızı umuyorum. Bir Dolap Kitap da eski düzeninde yayına geçiyor artık. Okuyup da hakkında yazamadığımız kitaplar bir köşede yığıldı, yazılmayı bekliyor. Bahçede köstebek beslesek bu kadar delik deşik olmazdı sanırım. center; text-overflow:ellipsis; white-space:nowrap;”>Cincüce

En İyi Arkadaşımdan Ayrı Bir Sene

Siz de benim gibi zaman yolculuğu temalı kitapları, filmleri sevenlerden misiniz? Öyleyse, bu hafta radyoda anlattığım kitabın ilginizi çekeceğini düşünüyorum. “En İyi Arkadaşımdan Ayrı Bir Sene” adlı romanda kitabın kahramanı Jenni, bir gün durup dururken ve tamamen tesadüfen bir yıl geleceğe sıçrar. Jenni hayatının bir yılını kaybetmiştir ve geçen on iki ayda neler olduğuna dair en ufak fikri yoktur. En yakın arkadaşı Autumn bambaşka bir insana dönüşmüş, daha birkaç saat

Damdaki Kedi ve Huysuz Uğurböceği

Kedileri kendime yakın hissederim. Köpek değil de kedi… Benzer huylarımız olduğu için sanırım. Biraz başıma buyruk olduğum, başkalarının bana komut vermesinden hoşlanmadığım, ait olduğum mekanı fazlaca benimsediğim ve mekanıma müdahale edildiğinde gerildiğim için mesela… O yüzden kedili kitapları da seviyorum. Kitabın kahramanı olan kedinin kılığına bürünebiliyorum okurken. İşte bu yüzden “Damdaki Kedi”yi nasıl oldu da fark etmedim, bu kitap nasıl oldu da benim değil Yıldıray’ın eline geçti diye hayıflandım bu

Babaannemin İçine Uzaylı Kaçtı

Hep dediğimiz bir şey vardır: Çocuk kitaplarında her konuyu ele alabilirsiniz; sadece nasıl anlatacağınızı bilmeniz, doğru sözcükleri ve ifadeleri bulmanız gerekir. “Babaannemin İçine Uzaylı Kaçtı” işte böyle kitaplardan biri. Sevgi Saygı’nın kaleme aldığı romanda babaannesi alzheimer olan bir çocuğun öyküsünü okuyoruz. Alaz ve arkadaşlarının yaşlılığı nasıl anlamaya, kavramaya çalıştığını, kuşaklar arası iletişimi keyifli bir üslupla ele almış yazar. Bu haftanın armağan kitabı olan “Babaannemin İçine Uzaylı Kaçtı” gelecek hafta yapacağımız çekilişte

Miks, Maks ve Meks’in (ve Lokum’un) Öyküsü

Kedileri oldum olası sevmişimdir. Bunu daha öncede yazmıştım burada bir yerde sanırım. Kedilerle kolay arkadaş olurum. Kedi korkusunun nasıl bir şey olduğunu o nedenle anlayamadım bir türlü. ta ki Esra aşağıdaki yazıyı yazana kadar. kendimi onun yerine koymaya çalıştım. Gerçekten de zor bir şeymiş, kedilerlen korkuyorsanız onlarla karşı karşıya gelmek. Her ne kadar gelip, en sempatik halleriyle mırıl mırıl paçanıza sürünseler de aslında usta birer avcıdır kediler ve içlerindeki vahşi taraf asla

Müze; Bink ve Gollie

Yıllar önce kuzenimle Sultanahmet’e gitmiştik. Lisede falandık. Aynı gün ya İstanbul Arkeoloji Müzesine ya Türk islam Eserleri Müzesi’ni de gezmiştik. Aradan zaman geçmişti; epey de bir zaman hem de. Yolumuzun yine Sultanahmet’e düştüğü bir gün “Ne yapalım, ne yapalım?” diye gezinirken ben yine müzeye gitmeyi önermiştim. “Ee daha önce gittik ya oraya!” diye aldığım yanıt yüzüme tokat gibi çarpmıştı. Eeee, gezdiysek n’olmuş? Müze bir kez gezilen bir şey değildir ki.

Bin Bir Minicik Mutluluktan Oluşan Dev Bir Kitap

İpek’le ilk ne zaman, nasıl tanıştık hatırlamıyorum. Ama kesin olarak bildiğim bir şey var ki, o da İpek’le biz Dolap Kapakları’nı buluşturan konu çocuk kitaplarına olan sevgimiz oldu. Zamanla daha birçok ortak noktamız olduğunu öğrendim: Roald Dahl’a, kırtasiye malzemelerine, Snoopy’ye, Dire Straits’e olan sevgimiz ve ve Nil ile Tayga’nın maceralarını birbirimizle değiş tokuş edip günümüzü şenlendirmek aklıma ilk gelenler… Daha önce Dolap’ta “Minik Violet“in çevirmeni olarak yer alan İpek Şoran’a “Madem çocuk kitaplarını çok seviyorsun ve

Mucizeleri Saymak – Itır Koşunca

“Yaşam inişli çıkışlıdır,” derler ya hani, hah, işte o biraz hafifletilmiş bir ifadedir. Aslında yaşam duvara toslamalı, dibe vurmalı bir şeydir. Biz her şeyi yoluna koyarız, düzeni oturturuz, planlar yaparız ve yaşam kendi bildiğini okur, her şeyi alt üst eder. Bizi direnemeyecek, vazgeçecek noktaya getirebilir. “Mucizeleri Saymak” hemen hemen bu noktada başlayan bir roman. Kahramanımız Willow Chance ile anne ve babasını bir trafik kazasında yitirdiği gün tanışıyoruz. Willow, bir dahi.

“Sıkı Arkadaşlar ve Spagetti Canavarı”

Bundan birkaç sene önce Niko Alm isimli Avusturyalı bir ateist dünya çapında ses getiren bir protestoya imza attı. İnançları gereği başına taktığı makarna süzgeciyle fotoğraf çektiren Alm, ehliyet başvurusunda bu fotoğrafı verdi. Mahkemeyle sonuçlanan olayda Alm, Uçan Spagetti Canavarı Kilisesi’ne bağlı bir pastafaryan olduğu ve makarna süzgecinin de pastafaryanlığın gerekliliği olduğu gerekçesiyle, üstelik ehliyet fotoğrafında yüzü de tamamen göründüğü için davasında haklı bulundu ve bu “inanç” özgürlüğü davasını kazandı. Bu