Tag "6+"

Şair Kısakulak ve Ayıcık Bobbo

Bir şair neye benzer acaba? Kovuğunda yaşayıp giden, içine kapanık, karamsar, hassas, takıntılı… Eh, bütün şairler bu tarife benzer mi bilinmez, ama Kısakulak böyle biri işte. Günlerden bir gün, her zaman çöpe attığı okur mektupları içindeki bir zarf dikkatini çekene kadar da böyle kalıyor. O mektupla başlayan olaylar, Şair Kısakulak’ı evinden çıkarmakla kalmıyor, eleştirilme fikrine alışmasını, karamsarlığından kurtulmasını ve hayatının aşkını bulmasını da sağlıyor. Eva Furnari tarafından yazılıp resimlenen “Şair

Neredesin Janinka?

Bizim buralarda sokakta o kadar çok cins köpek var ki… İstanbul’da da öyleydi; Caddebostan sahilde görürdük zaman zaman başıboş gezinen cins köpekleri. Annem Datça’da da benzer bir durumdan bahsetmişti. Sanırım canım yurdumun pek çok yerinde, özellikle sayfiye bölgelerinde bu durum oldukça “sıradan”. Sen iki üç günlük keyfin için git al o köpekleri, sonra sıkılıp zor gelmeye başlayınca da sokağa sal. hele ki tatil beldesindeysen geride bırak, arkanı dön git. “Neredesin Janinka?”yı

Fırtına Bacası ve Doğadayım kitapları

Son bir yıldır hayatımızda çok ilginç bir örümcek türü var. Gördüğümüz zaman ürpertiyor bizi. Eskiden olsa bu kadar etkilenmezdik; ama işin içinde çocuklar olunca “Ya bu örümcek yavruları uyurken yoklarsa?” diye endişe etmiyor değiliz. Örümcek dediysek, abarttığımızı sanmayın. Birazcık kilo alsa, tarantuladan hallice, avucumuz büyüklüğünde, üzeri benekli bir hayvancıktan (!) söz ediyoruz. Oysa o da gündelik yaşantısı olan bir yaratık belki. Kim bilir evi nerede? Nasıl bir yuvası var? Ailesi

FantastiKomik Sinema Ailesi

Geçtiğimiz hafta Açık Radyo’nun 12. Dinleyici Destek Projesi Özel Yayını ile geçti. Bizim Pazar günkü programımız da şenliğin son gününe denk geliyordu. 20. yaşını kutlayan Açık Radyo, 9 gün 99 saatlik özel yayınının sonunda 1793 destekçiyle yoluna devam ediyor. Açık Radyo’nun ufak da olsa bir parçası olmak bize de mutluluk veriyor açıkçası. Bu haftaki programımıza ilginç bir kitapla başladık. Andrea Valente’nin yazdığı “FantastiKomik Sinema Ailesi”. Kurgu bir ailenin birkaç kuşak

Eve Yolculuk

Gözlerinizi kapayın ve yaşadığınız, “Evim,” dediğiniz mekânı zihninizde canlandırın. Tam olarak istediğiniz gibi olmasa da rahat bir yer, değil mi? En azından iyi tanıdığınız ve kendinizi güvende hissedebildiğiniz bir yer. Orada uyuyabiliyorsunuz. Güzel. Şimdi zihninizdeki bu mekânı yavaş yavaş küçültmeye başlayın. Duvarlar birbirine yaklaşsın. Dilerseniz eşyalarınızı evinizle aynı oranda küçültün ya da eviniz küçüldükçe bazı ayrıntılar eriyip silinsin. Önce buzdolabınız yok olsun mesela. Ayakkabılığınız, giysi dolabınız ve teker teker koltuklarınız

Beni mutlu eden ne?

Biz insanlar tuhaf yaratıklarız. Önce işimize geldiği gibi dünyanın nimetlerini sömürür sonra da tükeniyor diye ah vah eder, dövünürüz. Eski güzel günlere tekrar kavuşmak için çocuklarımızı eğitmeye, yitirmek üzere olduğumuz güzelliklere karşı duyarlı olmalarını sağlamaya çalışırız. Eğer çocuklarımız yitirmek üzere olduğumuz güzelliklerden biriyle ilgili sevimli bir resim yaparsa onu över, bir çikolatayla ödüllendiririz. Ama o çikolatanın yapımında kullanılan palmiye yağının üretimi için orangutanların yaşadığı uçsuz bucaksız yağmur ormanlarının içindeki orangutanlar

Çocuğun ilgisine göre kitap seçme

Biz İstanbul’dan kentsel dönüşüm denen illet yüzünden kaçtık. Tamam, eski binalar varsa ve bu binalar tehlike arz ediyorsa, evet, kentsel dönüşüm olmalı. Ama bir sokakta aynı anda dört inşaat oluyorsa, arka sokağınızda dört, yan sokağınızda dört ve mahalledeki her sokakta en az bir inşaata aynı anda izin veriliyorsa, evinizin önünden her gün en az 30-40 kamyon, beton kamyonu, vinç vs. araç geçip camlar kapalı olduğu halde evinizin içini inşaat kumu

Kitap Faresi

Evinizde kemirilmiş kitaplar bulursanız ne düşünürsünüz? Bizim işimiz kolay çünkü bizim evin kitap kemirgeni Tayga’dan başkası değil. Fakat durun bir dakika! Ya kitapları bir başkası kemiriyorsa ve biz de bu işten kitapları sürekli ağzına götürdüğü için Tayga’yı sorumlu tutuyorsak? Olmaz mı? Mesela bir kitap faresi eve dadanmış olamaz mı? Şimdilik bu sorular için verebileceğim kesin bir yanıt yok ama bu soruların kaynağını açıklayabilirim: Türkçesi Kuraldışı Çocuk’tan çıkan, Vagelis Iliopulos’un kaleme

Ne Nasıl Yapılıyor – Her gün kullandığımız şeylerin öyküsü

Fazla tüketmemeye çalışıyorum. İhtiyaç duyduğum kadarını alıyorum. İhtiyacım olmayan şeyleri elden çıkarıyorum. Kullanılmayan eşyaların el değiştirmesi gerektiğine inanıyorum. Çöplerin ayrıştırılarak atılmasına dikkat ediyorum. Bazen bu çabam üçüncü kişiler tarafından anlaşılmıyor. Poşet istemediğimi söylediğimde marketteki adam anlamaz gözlerle suratıma bakıyor. Ya da bir başkası “Şimdi almasan, başka yerde verecekler nasılsa,” deyip gülüp geçiyor. “Hayır, almıyorum, bez torbalarım var,” diyorum. “Ee su da mı içmiyorsun? O pet şişeleri alıyorsun o zaman da,” diyor.