Tag "5+"

En İyi Arkadaşımdan Ayrı Bir Sene

Siz de benim gibi zaman yolculuğu temalı kitapları, filmleri sevenlerden misiniz? Öyleyse, bu hafta radyoda anlattığım kitabın ilginizi çekeceğini düşünüyorum. “En İyi Arkadaşımdan Ayrı Bir Sene” adlı romanda kitabın kahramanı Jenni, bir gün durup dururken ve tamamen tesadüfen bir yıl geleceğe sıçrar. Jenni hayatının bir yılını kaybetmiştir ve geçen on iki ayda neler olduğuna dair en ufak fikri yoktur. En yakın arkadaşı Autumn bambaşka bir insana dönüşmüş, daha birkaç saat

Hannah Arendt’in Küçük Tiyatrosu

Bazen elinize öyle bir kitap alırsınız ki, okudukça şaşar, bu yazar bunları bugünü bilip de yazmış dersiniz. Metis’in Küçük Filozoflar serisinden çıkan “Hannah Arendt’in Küçük Tiyatrosu” da işte öyle kitaplardan biri. Marion Muller-Colard’ın yazdığı, Clémence Pollet’nin resimlediği kitap Alman siyaset felsefecisi Hannah Arendt’in yaşamını, dünya görüşünü yaşlı Hannah ve çocuk Hannah arasındaki diyaloglarla anlatıyor. Hannah Arendt’in anlattıklarını çocuklara okutalım. Bugünü, içinde yaşadığımız dünyayı çok güzel anlatan kitaplardan biri “Hannah Arendt’in Küçük

Komşu Teyze

Çok yaşlı insanlarla çok genç insanlar arasında hep özel bir bağ olduğunu düşünmüşümdür. İletişim kanalları aynı frekansa ayarlı olduğundan mıdır acaba? Belki de biri henüz önyargıları tanımadığı, diğeriyse koca bir hayat deneyiminin ardından önyargıları bir kenara bıraktığı içindir, kim bilir… Yaşlı olan, gencin yaşam enerjisiyle canlanır; genç olansa her an sürprizlerle dolu olan yaşlı tarafından sürekli şaşırtılır.  Sonuç olarak çok genç ile çok yaşlı ortak bir dil kullanmayı bilirler. Daha

Şemsiyesine Saklanan Adam ile Kemal’in Londra Günlüğü

Bir Dolap Kitap’ta öykü kitaplarına az yer verdiğimizi bu hafta radyoda “Şemsiyesine Saklanan Adam”ı tanıtırken fark ettim. Ya biz öykü okumayı tercih etmiyoruz ya da çocuklar için öykü kitapları romanlara göre sayıca az olduğundan… Her ne olursa olsun, Yıldıray’ın sözünü ettiği kitaptaki öyküler, dinlerken bana çok keyif verdi ve hemen okumak istedim. Umarım sizin de ilginizi çeker. “Şemsiyesine Saklanan Adam” adlı kitapta kitaba adını veren öykünün dışında “Ceylan Sibi ile

Müze; Bink ve Gollie

Yıllar önce kuzenimle Sultanahmet’e gitmiştik. Lisede falandık. Aynı gün ya İstanbul Arkeoloji Müzesine ya Türk islam Eserleri Müzesi’ni de gezmiştik. Aradan zaman geçmişti; epey de bir zaman hem de. Yolumuzun yine Sultanahmet’e düştüğü bir gün “Ne yapalım, ne yapalım?” diye gezinirken ben yine müzeye gitmeyi önermiştim. “Ee daha önce gittik ya oraya!” diye aldığım yanıt yüzüme tokat gibi çarpmıştı. Eeee, gezdiysek n’olmuş? Müze bir kez gezilen bir şey değildir ki.

Acaba Ne Zaman ve Dönüyor

“Beyin ne zaman işlemeye başlar? Anne babam ne zaman bana güvenir? Yaşam ne zaman başlar? Zamanda sıçrama ne zaman yaşandı? Ben ne zaman âşık olacağım? Ressamlar ne zamandan beri fırça kullanıyor? Bukalemun ne zaman renk değiştirir?” Sizin evde de çocuğunuz bunlara benzer sorular soruyor mu? Bizim Tayga şimdilik “Neden?” aşamasında. Ama çok geçmeden sorular artacak ve gelişecek. Ne de olsa merak edilecek çok şey ve neyse ki çocukların merak duygularını

“Eğer ölüm bir tür özlemse, o zaman korkulacak ne var ölümde?”

Geçenlerde bir arkadaşımız bize ölümle ilgili çocuk kitapları hakkında bir soru sordu. Çocuklarının okulunda yaşamını kaybeden bir öğrenci vardı ve arkadaşımız bu konuyu çocuklarıyla konuşmak için aracı olacak kitaplar arıyordu. Ona yanıt yazıp Dolap’taki ölüm temalı kitapları söyledik. Biraz beklerse bu hafta “Elveda Bay Muffin” adlı kitaba da yer vereceğimizi söyledik. “Elveda Bay Muffin”i yıllar önce okumuştum. Ne yazık ki kitap biz de yok; olmasını çok isterdik. Çünkü aşağıdaki yazıyı kaleme alan

Mucizeleri Saymak – Itır Koşunca

“Yaşam inişli çıkışlıdır,” derler ya hani, hah, işte o biraz hafifletilmiş bir ifadedir. Aslında yaşam duvara toslamalı, dibe vurmalı bir şeydir. Biz her şeyi yoluna koyarız, düzeni oturturuz, planlar yaparız ve yaşam kendi bildiğini okur, her şeyi alt üst eder. Bizi direnemeyecek, vazgeçecek noktaya getirebilir. “Mucizeleri Saymak” hemen hemen bu noktada başlayan bir roman. Kahramanımız Willow Chance ile anne ve babasını bir trafik kazasında yitirdiği gün tanışıyoruz. Willow, bir dahi.

Dünyanın En Büyük Çiçeği / Kardeşimle Başım Dertte

 İstanbul’da yaşarken, orada yaşamanın nadir güzelliklerinden biri Açık Radyo‘daki programımızı canlı sunmaktı. O zamanlar (sanki çok eskiden söz ediyormuşum gibi oldu ama sanırım öyle) Kadıköy’de tren vardı. Haydarpaşa Garı hain bir planın bir parçası değildi henüz (aslında parçasıydı da alenen ayan beyan ortada değildi). İstanbul Şehir Hatları İşetmesi İBB’nin meymenetsiz kuruluşu İDO’ya devredileli epey olmuştu ama idare ediyorduk işte. Vapurların her yerine konulan ve abidik haber kanallarının açık olduğu televizyon