5+

Oyun hamuru teknikleri

January 31, 2012

Bundan yaklaşık 6-7 yıl önce seramik çamuruyla tanıştım. Özel bir atölyede başladığım kurs bir sömestr sürmüştü. Fakat çamur tutkum beni terk etmeyince, daha ciddi bir seramik eğitimi almaya karar verdim. Bu sene eğitimde dördüncü senem. Çamura ne kadar bulanırsanız, o sizi daha da içine çekiyor. Seramik çamurunun içinde insanda bağımlılık yapan bir madde olduğundan kuşkulanıyorum. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Damdaki İnek

January 20, 2012

Bir zamanlar, damı yemyeşil çimenlerle kaplı tepedeki kulübede Shon adlı bir adamla, Sian adlı bir kadın yaşarmış. Shon her sabah tarlaya gider çalışırmış. Akşam yorgun argın döndüğünde, evde kalıp çiftliğin işlerini yapan Sian’ın hiç yorgun olmadığını görürmüş. Bir süre sonra Shon şikâyet etmeye, bütün zor işleri kendisinin yaptığını söylemeye başlamış. Shon’un şikâyetleri karşısında Sian işleri [...]

Share
DEVAMI BURADA

Babasının Başka Evi Var

December 27, 2011

Ev bana hep özel, değerli şeyleri çağrıştırmıştır. Yorgunsam, üzgünsem, hastaysam, çok neşeli ya da mutluysam hemene evime gitmek isterim. Evin kapısını açtığım anda derin bir oh çeker ve “Yaşasın evime geldim!” derim. Artık sığınaktayımdır. Huzur denilen şey somut bir varlık olsaydı, benim için bürüneceği biçimlerden biri de evim olurdu. Kısacası ev benim için huzur, rahatlama, [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bahadır

December 14, 2011

Biz filleri severiz. Siz de sever misiniz? Seversiniz gibi geliyor bana. Filler çok ağırdır. Öfkelendiler mi, önlerine geleni yıkar geçerler. Ayrıca fillerin bir seferde yaptıkları kaka miktarını düşünmek bile istemiyorum. Öte yandan koca kulakları, burun niyetine upuzun hortumları ve koca popolarıyla filler dünya tatlısıdır. Hani Mona Lisa için söylenir ya, güya bu hanımefendinin gözleri ağlarmış [...]

Share
DEVAMI BURADA

Benim Bütün Ördeklerim

September 21, 2011

Doğanıza karşı çıkabilir misiniz? Bakın, “Nefsinizle mücadele edebilir misiniz?” ya da “İsteklerinizi dizginleyebilir misiniz?” diye sormuyorum. “Doğanıza” karşı çıkıp çıkamayacağınızı soruyorum. Bu, büyük olasılıkla yanıtı olmayan, en azından teorik olarak yanıtlanamayacak sorulardan biri. Yine de düşünmeye, yanıtını tahmine çalışmaya değer bir soru. Oturup üstüne kafa yorsak, kim bilir ne çok yanıt çıkar ortaya. O muhtemel [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir dünya, onlarca yaşam

June 3, 2011

Çocukken “yabancı ülke” ve “yabancı olmak” kavramları bana tuhaf gelirdi. Yabancı olma fikrini anlamlandıramazdım. İnsan neye göre, hangi koşullarda yabancı olurdu? Yabancıların yabancı olmasını sağlayan şey neydi? Daha bir sürü soru… Olur da turistik bir yerlere gidersem, orada “yabancı”larla karşılaşırdım. Bazı özellikleri garip, benim için alışılmadık gelirdi. Bazı özellikleriyse “Eee, hani bunlar yabancıydı? Benden ne [...]

Share
DEVAMI BURADA

Pasif Spor: Çıkar – Yapıştır

April 8, 2011

Sporsever misiniz? Sakın bana, “Ne zaman maç olsa, oturur izlerim,” demeyin. Spor karşılaşmalarını izlemekten değil, spor yapmaktan söz ediyorum. Ayrıca “spor” denince ilk akla gelenin futbol olmasına gıcık oluyorum. Tamam, son zamanlarda basketbol ve voleybol da akla gelir oldu ama spor denince çoğumuzun aklına eskrim, okçuluk, duvar tırmanışı ya da sualtı hokeyi gelmiyordur, değil mi? [...]

Share
DEVAMI BURADA

Hangi Ses Benimki?

March 16, 2011

Ortaokuldayken, sözlü sınav olacağımız derslerden önceki teneffüslerde bahçeye çıkar, boğazımı yırtana kadar bağırırdım. Ders başladığında, ses tellerim iyice yorulmuş, hatta yıpranmış olurdu. Belki bilirsiniz, küçük çocuklar gözlerini kapadığında dünyanın herkes için karanlık bir yere dönüştüğünü zannedebiliyorlar. Öğretmen sınıfa gelip de sözlü başladığında benzer bir durum yaşanır: Bazı öğrenciler, öğretmen tarafından görülmemeyi umarak, önlerinde oturan öğrencinin [...]

Share
DEVAMI BURADA

Haydi kamp yapalım

March 14, 2011

Kediyi merak öldürmüş! Öyle derler. Benim de sonum öyle mi olacak dersiniz? Evet, ben fazlasıyla meraklı biriyim. Her şeyi, her şeyi bilmek isterim. Hani şu bir zamanların ünlü yerli dizisi “Bizimkiler” vardı ya… Ben oradaki Apartman Yöneticisi Sabri Bey, Kapıcı Cafer ve Ayyaş Cemil Bey’in karışımı biriyim. Kim kime ne demiş, bilirim. Kim kimin nesiymiş, [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir kağıt, bir kalem, biraz da boya…

February 28, 2011

Kendimi bildim bileli kağıt-kalemle oynamayı sevdim. Çocukken bir yere giderken yanıma mutlaka bir kitap, biraz da kağıt kalem alırdım. Ya da gittiğim yerde en cincüce sesimle “Bir kalemle biraz kağıt alabilir miyim, lütfen?” diye cikler, sonra bir köşeye çekilir bir şeyler karalardım. Ama resim yapmayı sevmeme rağmen, bunda beni korkutan bir yan da vardı. Ne [...]

Share
DEVAMI BURADA