Tag "4+"

Damdaki Kedi ve Huysuz Uğurböceği

Kedileri kendime yakın hissederim. Köpek değil de kedi… Benzer huylarımız olduğu için sanırım. Biraz başıma buyruk olduğum, başkalarının bana komut vermesinden hoşlanmadığım, ait olduğum mekanı fazlaca benimsediğim ve mekanıma müdahale edildiğinde gerildiğim için mesela… O yüzden kedili kitapları da seviyorum. Kitabın kahramanı olan kedinin kılığına bürünebiliyorum okurken. İşte bu yüzden “Damdaki Kedi”yi nasıl oldu da fark etmedim, bu kitap nasıl oldu da benim değil Yıldıray’ın eline geçti diye hayıflandım bu

“Atla, Bart!” ile “Nasıl başlar?”

Ne demişler, her şeyin azı karar, fazlası zarar. Bu durum günümüzde teknoloji kullanımı için de geçerli. İtalyan yazar Susanna Tamaro “Atla, Bart!” adlı romanında işte bu fikirden yola çıkmış ve teknolojiyi, çocuklarının hayatının her anını programlayan ebeveynleri, mükemmel olması istenen “proje” çocukları kitabına konu etmiş. İşin içine bol bol da fantastik unsur eklemiş. ortaya okuması keyifli bir roman çıkmış. Bu hafta radyo yayınımızın ilk kısmını bu kitaba ayırdık. Programın yarısı

İki İsimli Kedi / Uğurböceği Kapınızı Çalarsa

Ülke gündeminde kötü hiçbir şey olmuyormuşçasına sürdürdüğümüz radyo programımızda bir süredir kedili kitaplara yer veriyoruz. Özel olarak ayarladığımız bir şey değildi; ama denk geldi işte. Bu hafta da “Kedi Öyküleri” isimli bir serinin ilk kitabı olan “İki İsimli Kedi” ile başladık yayına. Kedileri yakından tanıyanlar bilirler, bu kedi milleti işini bilir. Karnını nasıl doyuracağını, nereden yiyecek bulacağını, nereye saklanılacağını, nerede rahat uyunacağını… Yeter ki biz insanlar onlara karışıp dengelerini bozmayalım. Oysa

Hayvanların da mahalle hayatı olur

Bizim sokakta bir sürü hayvan yaşıyor. Bizim bahçede kedi Saffet ve saz arkadaşları var. Saffet bebekliğinden beri burada zaten; diğerleri sonradan yerleşti. yan bahçede kedi gördü mü deliye dönen rottweiler Daisy var. Onun yanındaki bahçede goldenretriever Ece ile onun köür karası çocuğu, onların da yanında Ece’nin bir başka çocuğu yaşıyor. Karşı bahçede ihtiyar Alman kurdu Zuzu var. Bir tane adını bilmediğimiz bir köpek ortalıkta serbest gezip bunların hepsini ayaklandırıyor. Bir

Mıymıy Teyze

Çocukluğunuz bir mahallede geçtiyse bilirsiniz. Sabahtan akşama kadar perde arkasına sinerek,  duvara dayadığı bardağın poposuna kulağını dayayarak, kapının üzerindeki o minik gözetleme deliğine gözünü yapıştırarak yaşayan; evden hiç çıkmadığı halde olan biten her şeyden haberdar ve olan biten her şeye gıcık olan huysuz teyzeler vardır. Amcalar da vardır ama onlar biraz daha miskin olduklarından balkona oturup dirseklerini taşıracak biçimde dayadıkları kollarından güç alarak gelip geçene sataşır, orkestra şefi edasıyla kedilerin köpeklerin

Bu Bir Kitap

Kitapla ilişkiniz nasıl? Bu satırları okuduğunuza göre, en azından çocuk kitaplarıyla ilgileniyorsunuz demektir. Ben de öyle! Kitap benim için ekmek, su gibidir. Neyse ki aramız hep iyiydi, birbirimize asla yabancılaşmadık. Yine de öyle insanlar var ki bırakın evlerinde bir kitaplarının durduğu bir köşe olmasını, hayatlarında ellerine kitap bile almamışlar.Kitap okumayı sevmeyen insan tanıyorum ben. Çok garip geliyor; ama varlar. Şimdi o insanları da kitap sevmemeyi de bir kenara bırakalım. Teknolojiyle

Ezop’tan Günümüze Hayvan Öyküleri

“Klasik masalları sever misiniz?” Berna Günal Küçük, yazısına bu şekilde başlar başlamaz ben de hemen kendi kendime sordum. “Klasik masalları seviyor muyum?” Üstelik bu soru ve “Masallar hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusu Bir Dolap Kitap’a en çok yöneltilen sorulardan biri. Yıldıray masallarla ilgili daha çok şey okudu ve bu konu üzerine düşünüyor; bense konuya çok da derinlemesine bakmıyorum sanırım. Açıkçası masallara karşı özel bir ilgim yok. Berna, Ezop masalları hakkında yazacağını

Mış Gibi

Kendimce hep bir şeyler yapmaya çalışırım. Elde üretilen bir şeyler. Şimdilik Çekmece(ler) dolayısıyla bir süre ara verdiğim ama yıllardır uğraştığım seramik var. Çamur elime değidiği anda her şeyden soyutlanmak ve sadece o çamurun ne şekiller alabileceğini görmek isterim. Resim yapmaya çalışırım. Her ne kadar amatörün de amatörü işler çıkarsam da boyaları, fırçanın boya içinde gezinmesini seviyorum. Moli ve Olaf ile Kedimiyo bu şekilde doğdu. El yapmı, resimli, minyatür kitaplar yaparım.

Hiç Hata Yapmayan Kız

Başarı açısından baktığınız zaman hata, başarıya engel olan şeyler toplamıdır. Oysa bu kasılmadan kurtulup başarılı olduğunu düşündüğünüz kişilere nesnel bir gözle bakmayı başarırsanız, başarılı insanların bir hatalar toplamı olduğunu görürsünüz. “Deneyim” deseydim bu kadar rahatsız olmazdınız belki de. Hata, yapmaktan korktuğumuz için kitlenip kalmamıza neden olan bir olasılıktır. Öyle ki, hata yapmaktan çok korkarsak sonunda hiçbir şey yapamaz hale geliriz. Önce kendinize, sonra çevrenize şöyle bir bakın; neleri yapmıyorsunuz, çok