Tag "10+"

Göçmenler, sığınmacılar ya da “Çabuksığınlar”

Son zamanlarda, gün içinde en az bir kere kullanır olduk “mülteci” sözcüğünü. Suriyeli mültecilerle ilgili haberler artık günlük yaşamımızın “sıradan” ayrıntılarından biri. Sadece bu kadar da değil. Artık herkesin her şeye düşman olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Her birimiz bir diğeri için öteki. Herkes mutlaka bir günah keçisi buluyor. Şu sıralar günah keçilerimiz mülteciler. Ülkemizdeki kötü olan ne varsa mültecilerden biliyoruz. Onlar yokken buralar çok temizdi çünkü; bizim toplumumuz da sütten

Eyvah Kalbim Kırıldı!

Kırık bir kalp nasıl tamir edilir? Aslında çözüm bazen  çok basittir ama burnumuzun dibindekini görmek yerine hüznün içine gömülmeyi tercih ederiz. Kalben isimli bu küçük kızın yaptığı da bu. Neyse ki umut Kalben’i hiç terk etmiyor da sonunda bulduğu çözüm, ona ışıl ışıl bir gülümseme kazandırıyor. Bu hafta Elif Yemenici’nin yazıp, enfes resimlerle bezediği, Ege kokulu bir kitaptan söz ettik radyoda. “Eyvah Kalbim Kırıldı!” adını taşıyan kitabın ayrıntılarını aşağıdaki radyo yayınımızda

Balinalar Geldiğinde

Bu hafta Açık Radyo’daki programımızda Michael Morpurgo’nun yeni romanı “Balinalar Geldiğinde”  hakkında konuştuk. Morpurgo, daha önce yayımlanmış kitaplarında olduğu gibi bu kez de yine enfes bir kurgu yapmış. Michael Morpurgo’nun daha önce Bir Dolap Kitap’ta anlatılmış kitaplarına burayı tıklayarak göz atabilirsiniz. Kitap ilginiz çekerse bu yazının altına yorum bırakarak çekilişe katılabilirsiniz. Çekilişi kazanan kişiyi Nisan’ın ilk haftasında açıklayacağız. Programın ikinci yarısındaysa sürprizli bir finali olan “Mamut Avcısı” hakkında konuştuk. Yayının …

Fantastik Franki ve Gaston

Ülke gündeminde kötü hiçbir şey olmuyormuşçasına sürdürmeye çalıştığımız Bir Dolap Kitap yayınında kendi adıma çok zorlanıyorum. Aşağıdaki radyo kaydını yaptığımızda burada hava şurup gibiydi; bizim keyfimiz de öyle. Yayın kaydımız pazar günü Açık Radyo’da yayınlandığında yine bizde, ülkede, dünyada her şey nispeten yolundaydı. O akşam Ankara’nın göbeğinde yine masum insanların yaşamı bir takım hastalıklı ruhlu yaratıklar tarafından ellerinden alındı. Sürekli insanların öldüğü bir ülkede nasıl olur da gülümseyerek çocuk kitabı okunabilir

Küçük Feministin Kitabı

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Neredeyse her gün kadınlarla ilgili bir olayın yaşandığı ülkemizde kadınlar günün kutlamak ne komik. Kadınlar her gün aşağılanıyor, haksızlığa uğruyor, taciz ediliyor, tecavüze uğruyor, sakatlanıyor, öldürüyor. Bütün bunların üstüne ne denir ki? Ama biz çocuk kitaplarını işte bu yüzden okuyoruz. Umut kırıntılarını bulup onlara dört elle tutunuyoruz. Bir şeyler olacaksa çocuklar sayesinde olacak. Şimdi tüm terslikleri bir anda tersine çeviremiyoruz belki ama aydınlık fikirlerle,

Çok Komik Bir Salgın ile Başımızda Kuşlar

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki gülmeyi unuttuk gibi bir şey. Sizi bilmem ama ben son zamanlarda güzel bir şeyler yazamaz oldum Bir Dolap Kitap’ta. Çocuk kitapları okuyup sonra bunların güzelliğinden söz edemez haldeyim. Sanki çocuk kitapları hakkında yazıp çizince hayata pembe gözlüklerden bakıp, var olan karanlığa arkamı dönmüş, olup bitenleri yok sayıyormuş gibi görünmekten korkuyorum. O yüzden çoğu zaman susuyorum. Hatta Orman doğduğundan beri bilinçli bir şekilde kapıyorum kendimi dış

Kiralık Canavar ve Babaannem Bir Gangster

Opera meraklısı bir kız çocuğu ile geceleri çocukların odalarına giren korkunç bir canavar arkadaş olabilir mi? “Kiralık Canavar” işte tam olarak bunu anlatıyor. Sadece bunu mu? Ebeveyn-çocuk ilişkileri, hayaller, hayalleri gerçekleştirme çabası, korkular ve korkularla yüzleşebilme cesareti, sevgi gibi kavramlara değinen kitabın yazarı Andreas Steinhöfel. Steinhöfel ismi Bir Dolap Kitap için yabancı değil. Yıldıray daha önce “Rico ve Oscar“dan söz etmişti. Hâlâ da her lafı geçtiğinde o kitaptan övgüyle söz eder,

Kısa Kulaklı Tavşancık ve Adım Adım Sağlık

    Başkalarıyla aynı olmak mı daha iyidir, yoksa herkesten farklı olmak mı? Bu sorulara verilecek yanıtlar duruma göre çeşitlense de şunu herkes kabul eder herhalde: Farklılıklarımıza eksiklik ya da anormallik diye bakmaktansa onları kazanca, olumlu bir şeylere dönüştürmek yeğdir. Hadi gelin “farklılık” diyerek kendimizi ötekileştirmekten vazgeçip “özgün yanlarımız” diyelim. Uzun uğraşlar sonunda kısa kulaklı tavşancığın öğrendiği de tam olarak bu. Kulakları bir türlü uzamayan tavşan Bonbon, uzun süre gücünü

Üç kişilik, tek kitaplık bir sohbet: Babam Süt Peşinde

Geçen hafta radyoda Neil Gaiman’ın Türkçe’de yayımlanan son kitabı “Babam Süt Peşinde” hakkında konuştuk. Radyo kaydını yapmadan önce bir dizi rastlantıyla karşılaştık. Şöyle ki, Gaiman’ın kitabının çıkacağını haber almış, sabırsızlıkla bekliyordum. Ancak kitabı daha gelir gelmez Yıldıray’a kaptırdığım için hevesim kursağımda kaldı. Sonra o bitirsin de ben okuyayım diye beklerken, geçen hafta bir sabah Esra’dan bir mesaj aldım: “Güzel kitap alarmı. Seviye kırmızı!” Söylediği kitap elbette Babam Süt Peşinde idi.