Mevsimlere Güzelleme

May 9, 2012

Size bir sır vereyim mi? Bizim keyfimiz dünden beri pek yerinde. Bir süredir peşinde koşturduğumuz sağlık ve hastane işlerimiz vardı. Dün bizi korkutan korkunç sonuçlarla karşılaşmadan bu kötü süreci kapattık. Bitti, gitti. İşte bu yüzden dün akşamüstü hastaneden çıkarken herşey daha bir tatlı geliyordu gözümüze, kulağımıza, burnumuza. Bahar daha bir renkli göründü gözümüze. Serçeler çılgın [...]

Share
DEVAMI BURADA

Charlie McButton’ın Elektrikleri Kesilince

May 8, 2012

Balkondan gelen geçene bakıyorum. Genç bir adam elindeki “akıllı” telefona bakarak yürüyor. Takılıp düşer mi? O sırada, aşağıdaki marketin çırağı karşı binaya tost getiriyor. Binanın giriş kapısında durup zile basmadan önce arka cebinden cep telefonunu çıkarıyor. Birkaç dakika boyunca cep telefonuyla ilgileniyor. Tost soğur mu? Evden çıkıyorum. Tren istasyonundayım. Peronda ileri geri yürüyen bir adam [...]

Share
DEVAMI BURADA

Haylaz Pati’nin Serüvenleri

April 26, 2012

Yazın kokusu başkadır. Havalar ısınır, kısa kollular giyilir filan ama yazın geldiğini asıl kokusundan anlarsınız. Yaz akşamları, kokar. Her yıl, yaz yeniden geldiğinde, o kokuyu ilk aldığım anda başım döner bir an. Bütün ruhum zonklar. Zaman yolculuğunun hissi böyle bir şey olmalı. O kokuyu aldığım andan geriye doğru tüm keyifli yazlar uzun, çok uzun, upuzun [...]

Share
DEVAMI BURADA

Gergedanlar Krep Yemez!

April 18, 2012

Bu sabah güne nasıl başladınız? Şimdi, izin verirseniz sizin adınıza gününüzü bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçireyim. Sabah her zamanki saatte kalktınız. Gözleriniz tam açılmıyor. Yalpalaya yalpalaya banyoya gittiniz. Yüzünüzü yıkadınız, dişlerinizi fırçaladınız. Sonra gidip biraz su içtiniz. Salona doğru ilerlediniz. Azıcık kendinize gelir gibi oldunuz ama etrafa bakacak halde değildiniz henüz. Perdeyi çekip [...]

Share
DEVAMI BURADA

Açıl Bahçe Açıl

March 26, 2012

Bahar bu, bir kere kapınıza dayandı mı, içinizdeki kelebeği tutun tutabilirseniz! Biz birkaç gündür yerimizde duramıyoruz. Elimizde değil. Hafta sonunu neredeyse baştan sona sokakta, çayırda çimende geçirdik. Neredeyse bir yıldır, her cumartesi sabahı yollara düşüp Açık Radyo’ya gidiyorken, bu hafta Radyo Şenliği maratonu başlayınca planlarımız değişti. (“Bu hafta niye radyoda yoktunuz?” diyenlere yanıt.) Ne diyordum? [...]

Share
DEVAMI BURADA

Üç Kedi Bir Dilek

March 14, 2012

Arkadaşlık ne tatlı şeydir, değil mi? Hele çocukken. Özellikle de küçük çocukların arkadaşlıkları pek yumuşatır içimizi. Hani üç dört yaşındaki mini mini çocukları birbirlerine sarılmış gösteren pastel renklerde fotoğraflar vardır bakmaya doyamadığımız. Çocukların duygularını bu kadar rahat ifade edebilme özgürlüklerine imreniriz belki; belki birbirlerine karşı dolaysızlıklarına özeniriz. Aynı kompozisyonun kedi yavrulu versiyonu da vardır. İçimizi [...]

Share
DEVAMI BURADA

Kral ve Tohum

March 6, 2012

Kralı kral yapan nedir? Kral gibi davranan binlerce koftinin caka sattığı, zorbalık yaptığı bir dünyada, bu soruya yanıt bulmak kolay değil. Değil ama bir şeyin kralı kral yapıyor olması lazım, değil mi? Kalıtım olamaz; ama miras yeterli mi kral olmaya? Güç aşkı olabilir mi? Güç bağımlılığı? Bir kitapta okumuştum. Bizim sözde medeniyetimizin “ilkel” ya da [...]

Share
DEVAMI BURADA

Küçük Vak Vak

February 29, 2012

Gerçek olmayan bir varlığın yanaklarını sıkmak istediniz mi hiç? Kulağa biraz tuhaf geldiğinin farkındayım. Fakat hislerimi başka türlü ifade edemiyorum. Bazen öyle bir tiple karşılaşıyorum ki, kağıt üzerindeki iki boyutlu resim olması ya da bir çizgi film karakteri olması pek fark etmiyor benim için: O sevimli tipin yanaklarını, tıpkı çizgi film dünyasının “en sevecen” kahramanı [...]

Share
DEVAMI BURADA

Çikolata macerası

February 8, 2012

Bazen, deyiş yerindeyse, rahat bize batar. O pek rahat, her şeyin yolunda gittiği yaşamımızı, sanki o hiç rahat ve yolunda değilmiş gibi, tersyüz ederiz. Bazen ormandaki düzgün patikada yürümekten sıkılır, ağaçların arasına, çalılarla kaplı araziye giriveririz. Başka bir deyişle, bazen içinde bulunduğumuz, o hep alıştığımız ortamda olmak istemeyiz; değişiklik isteriz. Kim bilir, doğamızda merak olduğu [...]

Share
DEVAMI BURADA

Dev Şalgam

February 7, 2012

Bizi bilirsiniz, proje insanlarıyız. Her an elimizin altında yürütülmekte ya da tasarlanmakta olan bir proje vardır. Bunlardan biri de İstanbul’dan (var gücümüzle koşarak) gitmek ve kendi sebze meyvemizi yetiştirebileceğimiz, keçilerimizi sağabileceğimiz küçük bir bahçeli eve taşınmaktır. Neler ekeceğiz o gün geldiğinde bahçeye, neler! Bir kenarda maydanoz, biber, domates, salatalık olacak. Kahvaltı masasından uzanıp dalından yiyebileceğimiz [...]

Share
DEVAMI BURADA