Eskiden okuduklarım

Pal Sokağı Çocukları İstanbul’a geldi.

Fuara gitseydim en çok görmek istediğim yerdi Pal Sokağı. Kulağa garip geliyor, değil mi? Ama gerçekten de öyleydi. Bu yıl İstanbul Kitap Fuarı’nın konuk ülkesinin Macaristan olması sebebiyle, fuarın uluslararası salonunda Macaristan için özel bir alan hazırlanmıştı. Bu alanın bir kısmında Macar yazar Ferenc Molnar’ın ünlü yapıtı “Pal Sokağı Çocukları” da yerini almıştı. Nemeçsek, Boka, Çele, Gereb ya da onların temsilleri çok güzel birer çizim olarak salonun bir kenarında dört

Tenten 85 yaşında!

İşte size Bir Dolap Kitap kapaklarının asla uzlaşamadığı bir konu: Tenten, yani aramızdaki kara kedi. Ben ne zaman Tenten’ten söz etsem, Yıldıray üfler, püfler, hırlar, gırlar, “Hiç hoşlanmıyorum!” ondan der. Tenten’in yaratıcısı Hergé’ye faşist der (ki o konuya da az sonra geleceğiz). Ben de “Evet,ama…” derim, biraz Tenten’i savunurum, Kaptan Haddock’u ne çok sevdiğimden söz ederim ve konu kapanır. Bir sonraki Tenten tartışmasına kadar… Geçenlerde tartışma yeniden alevlendi. Ben: “Tenten’in

Nils ve Uçan Kazlar

Bugün Google’ın “doodle”ında bir kazın üzerine oturan bir oğlan çocuğu resmi vardı. Bu bana hemen çocukluğumdan bir çizgi filmi çağrıştırdı. Muhtemelen benimle aynı kuşaktan olan çoğu kişi de aynı çizgi filmi hatırlamıştır. İmleci Google yazısı üzerine getirdiğimde Nils’le ilgili bir şeyler bulacağımı biliyordum. Yanılmamışım. Bugün İsveçli yazar Selma Lagerlöf‘un 155. doğum günüymüş. Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan ilk kadın yazar olan Lagerlöf, bizim zamanında “Nils ve Uçan Kazlar” adıyla izlediğimiz çizgi

Çocuk dergileri ve Milliyet Çocuk

Geçen gün kalktım sahafları dolaşmaya başladım. Kararlıydım, Milliyet Çocuk dergisi alacaktım kendime. Milliyet Çocuk dergisiyle çocukken, 1982-83 gibi tanışmıştım. Ama elimdeki sayılar ben daha minicikken yayınlanmış sayılardı. Ablamın bir arkadaşı çocukluğunda biriktirdiği dergileri bana göndermişti. Ne hazineydi! Onlarcası bir aradaydı ve ben her birini onlarca defa okumuştum. Tadı hâlâ damağımdaydı! Sahafları dolaşmamdan bir süre önce, çocuk dergilerinin durumunu merak etmiştim. Çıktım ve gazete bayilerini, market düzenindeki kitapçıları dolaşıp bulabildiğimi topladım.

Neden kitap okuyorum?

Banu, “Kişisel Bir Yazı” yazdıktan sonra, ben, “Alis Masallarda” adlı kitap hakkındaki yazıma bu soruyla başlamıştım. Kesin bir yanıtım yoktu. Daha doğrusu, bu konuyu hiç düşünmemiştim. Bir yanıtım vardıysa da, ben bilmiyordum. Demek ki, düşünmenin zamanı gelmiş. Kitaplarla ne zaman tanıştığımı, okumaya ne zaman başladığımı kesin olarak bilmiyorum. Okul öncesi anılarım daha çok resim defterleri ve boya kalemleriyle ilgilidir. Bana göre kitap var mıydı, vardıysa ben onları karıştırır mıydım, bana

Kişisel bir yazı

(Ya da kitaplardan ne öğrendim?) Arada sırada aklıma şu soru geliyor: “Çocukken en sevdiğim kitap hangisiydi?” Şimdi piyasada o kadar çok güzel kitap var ki, aralarından seçim yapıp favorileri belirlemek zor. Ama benim çocukluğumda öyle değildi ki! Resimli kitaplar zaten bir elin parmaklarını geçmezdi. Olanlar da zaten öyle ahım şahım kitaplar değildi. Bir kısmı klasik masallardan uyarlamalar olurdu, geri kalanı da öylesine kitaplardı. Ah, ah Tostoraman‘lar, Elmer‘lar ben küçükken de

Mary Poppins: Her çocuğun düşlediği dadı

11 yaşındayken “ilk romanıma” başladım. Adı “Mübeccel Hanım”dı ve bir ailenin çocuklarına bakmaya gelen ciciannenin maceralarını anlatıyordu. Bir bölümde Mübeccel Hanım, birçok insanın ahını alan ünlü iş adamı Hilmi Taktak’a dersini veriyordu. Küçülüp Hilmi Taktak’ın kulağından girip örs kemiğine çekiç kemiğiyle vurarak adamı fıttırtıyordu. Sihirli güçleri olan bu dadı tanıdık geldi mi? Geldi, değil mi? Evet, o sıralar bana da tanıdık gelmişti ve aslında Mary Poppins’in yerli versiyonunu yazmaya başladığımı

Tavşan deliğinden aşağı!

Siz bu yazıyı okurken, ben sinemada arkama yaslanmış, 3D gözlüğümü takmış, Tim Burton adlı dâhi adamın son filmini izliyor olacağım. Fantastik filmlerin büyücü yönetmeni Burton’ın, Lewis Carroll’ın klasik yapıtından sinemaya uyarladığı “Alice Harikalar Diyarında” adlı filmi bugün gösterime girdi. Tim Burton filmlerinin vazgeçilmez iki ismi Johny Depp ve Helena Bonham-Carter yine başrolde. Tanıtım filmlerinden ve fotoğraflardan çıkarabildim kadarıyla Johny Depp “Çılgın Şapkacı” rolüyle harikalar yaratmışa benziyor. (Ama yine de son

Küçülüp ufacık olmayı düşlediniz mi hiç?

Kitaplarla çok erken yaşta tanıştım. Annemler gazete manşetlerini okuduğumu keşfettiklerinde yer cücesi kadar ya vardım, ya yoktum. O andan itibaren kitapların birini bitirip, diğerine başladım. Her zaman kitap seven ve kitaplarına iyi davranan bir çocuk oldum. Çizmedim, karalamadım, katlamadım, boyamadım. “Cincin Hanım” kitabım hariç!