Posts From YILDIRAY

Hışırtı ya da karanlık korkusunun sesi

Geceleri, ışıklar söndürüldükten sonra, alıştığımız biçimlerden ve seslerden kurtulunca ortaya çıkan o kontrollü korku hissinden hoşlanır mısınız? Çocukken bu hisle oynamaya bayılırdım. Gözlerimi perdeye diker kendimi perdenin kıpırdadığına ikna eder, arkasında neler olabileceğini tahmin etmeye çalışırdım. Yatağın altındaki daha da koyu karanlıkta yaşaması muhtemel varlıklardan korunmanın tek yolu ayaklarımın ve ellerimin yorganın altında olmasıydı. Yorganın yatağın kenarından sarkması demek o varlıkları yatağın içine buyur etmek demekti. Ya aralık duran dolap

Hoşça kal Dünyalı, merhaba yeni projeler

Sevgili Dolapseverler, bir hayalimizin daha sonuna geldik. Dünyalı Dergi, Temmuz – Ağustos sayısıyla yayın hayatına veda etti. Çocuklar için bir genel kültür dergisi hayal etmiştik. Bundan nerdeyse tam üç yıl önce, Tudem Yayın Grubu genel müdürü Sinan Çam’ın ve genel yayın yönetmeni İlke Aykanat Çam’ın projeyi kabul etmesiyle hayalini kurduğumuz dergi nefes almaya başladı. Tudem çatısı altında ete kemiğe bürünen dergi Dünyalı adını aldı ve yazarlarının, çizerlerinin, editörlerinin, okurlarının katkısıyla

Yıldızlarla delik deşik karanlık

Rust: “… Her gece o odanın penceresinden gökyüzüne bakıp düşündüm. Tek bir öykü var, en eskisi.” Marty: “Neymiş o?” Rust: “Karanlığa karşı ışık!” Marty: “… bana karanlığın sınırları daha genişmiş gibi geliyor.” Rust: “Haklısın.” … Rust: “Bence meseleye yanlış yerden bakıyorsun, şu gökyüzü meselesine.” Marty: “Nasıl yani?” Rust: “Başlangıçta yalnızca karanlık vardı. Bence ışık kazanıyor.”          True Detective, 1. Sezon final bölümü, final sahnesi “Acı, ondan yola çıkmamız gereken somut

Dalgalandım da duruldum

Bazı kitapların tuhaf bir davranışı vardır. Siz daha ilk sayfalarını okurken, kitap, sonuyla ilgili tahminlerinizi biçimlendirmeye başlar. Okudukça iş tahminden çıkar. Ortalarına geldiğinizde artık kitabın sonunu biliyorsunuzdur. Peki, sonunu bildiğimiz bir kitabı niye okuyalım? Nedenlerden biri tüm olayların seyrini, anlamını değiştirecek bir durumun ortaya çıkmasını ummak olabilir. Bunun işaretleri önceki sayfalarda bir yerlerdedir mutlaka. Durum ortaya çıkana kadar fark etmemişizdir, ama bunda bir sorun yok. Zaten yazar da kurgunun sağlamlığı

Çocuğuma kitap okurken ne öğrendim?

Sözcükler büyülüdür. Sözlüklere yazarak zapt etmeye çalıştığımız anlamlarından daha derin, daha kavrayıcı, daha saf bir özleri vardır. Çocuklar bunu doğal olarak bilir. Bu, kadim dildir, ejderha lisanı. Bütün masallar kadim dilde yazılmıştır. Kadim dilde okunurlarsa ışıldarlar. Anlamadığınızı zannetseniz de kadim dilde okunan bir masalın büyüsü size de işler. Bir çocukla bir kitabın başına geçtiğinizde, bırakın, sözcükleri içinizdeki çocuk okusun. Çocuklar kadim dili unutmazlar. Masalların iyileştirici etkisi vardır. Yaşınızın ne olduğu

Çocukluğumun kurtarılmış bölgesi: Futbol

Çocukluğum boyunca futbol oynadım. Gençliğimde de oynadım. Buna rağmen futbol yaşamımda büyük bir yere sahip olmadı. Aslına bakarsanız, ben hiçbir zaman sporla içli dışlı olmadım. Daha doğrusu, bir sporla ilgilenme nedenim o sırada o sporu deniyor oluşumdu. Ne bir spor izleyicisi ne de bir taraftar oldum. Hatta aikido ve bisiklet dışında herhangi bir spor dalı ya da genel olarak spor üzerine düşünme ihtiyacı bile hissetmedim. Üzerine düşündüğümü söylediğim için sanmayın

Mıymıy Teyze

Çocukluğunuz bir mahallede geçtiyse bilirsiniz. Sabahtan akşama kadar perde arkasına sinerek,  duvara dayadığı bardağın poposuna kulağını dayayarak, kapının üzerindeki o minik gözetleme deliğine gözünü yapıştırarak yaşayan; evden hiç çıkmadığı halde olan biten her şeyden haberdar ve olan biten her şeye gıcık olan huysuz teyzeler vardır. Amcalar da vardır ama onlar biraz daha miskin olduklarından balkona oturup dirseklerini taşıracak biçimde dayadıkları kollarından güç alarak gelip geçene sataşır, orkestra şefi edasıyla kedilerin köpeklerin

Karadankaçanlar

İlkin adı ilgimi çekti. Sonra ejderhalı yelkenli kapak resmi ilgimi çekti. Derken ilk cümle ilgimi iyice sündürdü: Evvel balık içinde, kalbur deniz dibinde… Sonrası da aynen böyle gelişti. Cümle cümle peşine, tıkır tıkır işledi kitap. Hoop, okudum bitti. Adı Karadankaçanlar olan bir gemideyiz. Geminin tayfası da, yolcusu da, kaptanı da, aşçısı da, miçosu da, çımacısı da Tomris’le Tomris’in annesi. Tomris’in annesi kitap boyunca Tomris’in annesi diye anıldığı için ben de ona

Çocuk kitapları yaşama tutunmamızı nasıl sağlar?

  Çocuklar yaşamayı ciddiye alır, nitelikli çocuk kitapları da öyle. Bir sincap gibi mesela… Kötüler çocuk kitaplarında hep kaybeder. İyilerin kazanma olasılığı olduğunu çocuk kitabı okurken hissedersin en iyi. İyilerin salt iyi, kötülerin salt kötü olduğu çocuk kitaplarının neden inandırıcı gelmediğini düşünürsen yaşama varırsın. Bir diktatörün içini kaplayan buz çöllerini, zihnini dolduran ucube “BEN” heykelini, vicdanının sıfırlanmış halini; yani bir diktatörün sefaletini, kimsesizliğini, saplanıp kaldığı kendisini; yani bir diktatörün olanca