hisirti 1Geceleri, ışıklar söndürüldükten sonra, alıştığımız biçimlerden ve seslerden kurtulunca ortaya çıkan o kontrollü korku hissinden hoşlanır mısınız? Çocukken bu hisle oynamaya bayılırdım. Gözlerimi perdeye diker kendimi perdenin kıpırdadığına ikna eder, arkasında neler olabileceğini tahmin etmeye çalışırdım. Yatağın altındaki daha da koyu karanlıkta yaşaması muhtemel varlıklardan korunmanın tek yolu ayaklarımın ve ellerimin yorganın altında olmasıydı. Yorganın yatağın kenarından sarkması demek o varlıkları yatağın içine buyur etmek demekti. Ya aralık duran dolap kapısı?

Kendini korkutma oyununda en büyük yardımcım, ancak geceleri duyulur olan seslerdi. Tıkırtılar, pıtırtılar, çıtırtılar ve elbette hışırtılar…

Karanlıktan, bir odada tek başına kalmaktan ürkmeyen çocuk var mıdır, bilmiyorum. Olabilir elbette. Züri onlardan biri değil, o, korkuyor.

Züri bir zürafa. Züri, artık anne babasının yanında uyumayacak kadar büyüdüğüne karar verince, anne babası onun için olabilecek en zürafi odayı hazırlamışlar. Züri kendi odasındaki ilk gecesine, ışıklar söner sönmez duyulan bir hışırtıyla başlamış. Hışır da hışır, hışır da hışır… Kim olsa kafası takılır. Ya bir aslansa ve onu yemeye geliyorsa? Yazarımız Mila Popnedeleva-Genova’nın aktardığına göre, zürafalar aslanlarla mücadele ederken çok fena çifte atarlarmış. Bir de boyunlarını büyük bir güçle döndürürlermiş. Bu kısmını ben de hayal edemiyorum, sanırım kavramam için bir iki belgesel izlemem gerekecek. Her neyse, Züri hışırtıya karşı bu teknikleri kullanmaya karar vermiş ve daha ilk geceden yatağının altını üstüne getirmiş. Hışırtının kaynağını da bulmuş üstelik. Eh, ne olduğunu öğrenmek için kitabı okumanız gerekiyor. Bir aslan değilmiş, en azından bunu söyleyebilirim.

Kitabı yazan ve resimleyen Mila Popnedeleva-Genova, öykü boyunca yanımızdan ayrılmıyor. Hatta öykünün arasına girip zürafaların yaşamı hakkında belgesel bilgiler de veriyor. Böylece bir resimli kitap için metni uzatmış da olsa, gerçekle masalı hiç zorlanmadan, tatlı tatlı birbirine karıştırıyor.

hisirti 3

İlaç değil elbette, ama karanlık korkusuyla mücadele eden bir çocuğunuz varsa, “Hışırtı” konuyu açmak için iyi bir bahane olabilir. Belki kitabı okuyup konuyu tartışırken duyduğunuz seslerle ilgili hikayeler uydurduğunuz bir oyun da oynarsınız.

Duyduğumuz bir sesin anlamını belirleyen ışık olabilir mi? Ya da ışığın varlığı ya da yokluğunun ses üzerinde nasıl bir etkisi vardır? Görmeye alışık birinin karanlıkta kapıldığı dehşet duygusunun tek nedeni ışığın yokluğu mudur, yoksa ışığın yokluğuyla sesi biçimlendirmesi midir?

hisirti 2

Konuyu derinleştirmiş mi oldum? Olsun. Gerçi bu soruları ancak bugünkü kafamla soruyorum. Öyleyse çocukken korkumu oyuna çevirmeyi nasıl başardım? Sanırım bunun açıklaması yalnızca çocukların sahip olduğu şaşırma olasılığı, hayal gücü, oyun bilgisi, uyum sağlama becerisi ve cesaretten oluşan bilgelikte saklı.

hisirti kapakHışırtı
Özgün adı: Şumoleneto
Yazan ve Resimleyen: Mika Popnedeleva-Genova
Çeviren: Atay Eriş
Yaş grubu: 3+
Nesin Yayınevi Çocuk Cenneti Kitaplığı, 2015, … sayfa, karon kapak
ISBN: 978-605-4702-04-6