miymiyteyze 2Çocukluğunuz bir mahallede geçtiyse bilirsiniz. Sabahtan akşama kadar perde arkasına sinerek,  duvara dayadığı bardağın poposuna kulağını dayayarak, kapının üzerindeki o minik gözetleme deliğine gözünü yapıştırarak yaşayan; evden hiç çıkmadığı halde olan biten her şeyden haberdar ve olan biten her şeye gıcık olan huysuz teyzeler vardır. Amcalar da vardır ama onlar biraz daha miskin olduklarından balkona oturup dirseklerini taşıracak biçimde dayadıkları kollarından güç alarak gelip geçene sataşır, orkestra şefi edasıyla kedilerin köpeklerin bile davranışlarını yönetmeye çalışır dururlar. Amcalar bir kenarda dursun; biz huysuz teyzelerden birine bakalım.

Uçanbalık markasıyla şimdilik iki kitabı yayımlanmış olan Mıymıy Teyze dizisi bizim eve girdikten kısa süre sonra Tayga’nın sevdiği kitaplar listesinde üst sıralara yerleşti. Dizinin hem yazarı Aytül Akal’dan, hem de çizeri Zeynep Özatalay’dan kaynaklanan bir şeytan tüyü olduğunu söylemeliyim.

miymiyteyze 1İlk kitapta Mıymıy Teyze ile tanışıyoruz. İlk sahnede bir kapının kulbuna uzanan bir el görüyoruz. Metin, “Durun! O kapıyı sakın açmayın! Mıymıy Teyze’yi tanımak istemezsiniz,” diyerek uyarıyor. Niye ki? Bu teyze korkunç bir canavar mı? Yoksa bir cadı ya da daha kötü bir şey mi? Nihayet Mıymıy Teyze’yle tanışırız. Kedinin miyavlamasından, bebeğin agulamasından, çocukların kahkahasından, kuşların cıvıltısından, yazsa sıcaktan, kışsa soğuktan ve aklınıza gelen her şeyden rahatsız olan, memnuniyetsiz bir teyzedir işte. Bütün dünya ona karşıdır. Memnuniyet çok eski bir masaldaki yüksek bir dağın zirvesinde yaşayan dört başlı ejderhanın midesinden bağırsaklarına geçmek üzeredir. Derken bir komşunun yardıma ihtiyacı olur. Komşu da komşudur ha, emrivakinin rica hali üzerine ihtisas yapmıştır. Eşi doğum yapmak üzere olduğu için kızı Mine’yi Mıymıy Teyze’ye çakar gider. Eee, çocukluğunun üzerinden nereden baksanız altmış yetmiş yıl geçmiş bir Mıymıy Teyze’ye göre kendi evinin (kalesinin) içinde bir çocuk olsa olsa kaos demektir. Mine, Mıymıy Teyze’nin sevmediği kedileri sever, kuşları sever, bahçeyi sever, yemeği sever sonra üstüne bir güzel kıvrılır ve uyur. Mıymıy Teyze’nin bile yüreği yumuşar; artık yalnızlığını mı fark eder, çocukluğunu mu anımsar bilinmez, babası almaya geldiğinde Mine gitmesin ister. Burada susayım da bari kitabın son sahneleri sürpriz olsun.

miymiyteyze 3İkinci kitap da aynı biçimde başlar. Çocuklar tam kapıyı çalacakken uyarı gelir. Bu sefer Mıymıy Teyze’nin her türlü gürültüden nasıl da rahatsız olduğunu dinleriz anlatıcıdan. Derken komşu gelip kızı Mine’yi bir kere daha çakar Mıymıy Teyze’ye. Üstelik bu sefer bir de görev vardır: Babası Mine’yi lunaparka götüreceğine söz vermiştir, ama bu sözünü yerine getiremeyecektir. Sonra bir de bakarız ki, Mine Mıymıy Teyze’nin elini tutmuş çekiştire çekştire lunaparka götürüyor. Çarpışan arabalar, dönmedolap, hız treni derken Mıymıy Teyze mordan yeşile renk değiştirir. O günün sonunda en ufak tıkırtıya fırlayan Mıymıy Teyze, sanki tüm sesler kesilmişçesine deliksiz bir uykuya dalar.

İki kitabın da dili ritmik ve canlandırmalı okuma için birçok fırsat sunuyor. Görsellerle ve efektlerle desteklenen kısa metinler sayesinde olup biten her şey lafla anlatılmıyor. Zeynep Özatalay’ın çizimlerinin kitaplara katkısı çok büyük olmuş. Karakterlerin ifadeleri, yaşanan durumların komedisi söze gerek bırakmayacak biçimde resmedilmiş. Bu son dediklerim benden çok kitabı kucağına alıp teker teker sayfaları inceleyen Tayga’nın tepkilerinden edindiğim izlenimlere dayanıyor.

Tayga en çok ikinci kitabı seviyor. Muhtemelen ne olduğunu tam kavrayamadığı (çünkü henüz görmedi yavrucak) lunapark ortamındaki çarpışan arabalar, hızlı trenler ve diğer alet edavat ilgisini çekiyor. Ve elbette bu araçların üzerinde yeşerip bozaran Mıymıy Teyze’nin içler acısı hali… Hele bir de canlandırmalı okuyorsak Tayga’nın kıkırtıları kesilmiyor.

miymiyteyze 4Kitapları ilk gördüğümden beridir benim kafama takılan bir mesele var. İlk kitapla ikinci kitabın teknik olarak aynı olduğunu düşünüyorum. Nasıl anlatsam? Sanki ilk kitap yeşil kaplı sarı çizgili bir defter, ikinci kitapsa sarı kaplı yeşil çizgili bir deftermiş gibi geliyor bana. İlk kitapta Mıymıy Teyze ile tanışıyoruz, ikinci kitapta aynı biçmde yeniden tanışıyoruz. İlk kitapta Mıymıy Teyze  istemeden komşunun çocuğuyla baş başa kalıyor, ikinci kitapta da aynen öyle oluyor. Sonra ortam değişiyor, olaylar değişiyor ama bunların yarattığı etki değişmiyor. İlk kitabın sonunda Mıymıy Teyze her kahramandan beklendiği gibi bir dönüşüm geçiriyor. İkinci kitabın başındaysa Mıymıy Teyze hiçbir değişim geçirmemiş olarak karşımıza çıkıyor. İlk kitaptaki olayların en ufak bir etkisi kalmamış üzerinde. İkinci kitabın sonunda Mıymıy Teyze ilk kitabın sonundaki değişimin aynısını geçiriyor.

Ha, ben bunlara takılıyorum da ne oluyor? Hiç, birkaç akşamda bir ya da daha doğru bir ifadeyle Tayga’nın beni kıstırdığı her yer ve zamanda ben bu kitapları okumaya devam ediyorum. Tayga da kıkırdayıp duruyor.

Hamiş 1: Dizinin yazarı Aytül Akal ve çizeri Zeynep Özatalay ile İyi Kitap için yapılmış Mıymıy Teyze röportajını bu linke tıklayarak okuyabilirsiniz. 

Hamiş 2: Mıymıy Teyze tanıtım videosunu bu linke tıklayarak izleyebilirsiniz.

miy miy teyze kapak 1Mıymıy Teyze 1 – Kapının Arkasında
Yazan: Aytül Akal
Resimleyen: Zeynep Özatalay
Yaş grubu: 4+
Uçanbalık, 2015, 32 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-975-587-223-0
 ….
miy miy teyze kapak 2Mıymıy Teyze 2 – Lunaparkta
Yazan: Aytül Akal
Resimleyen: Zeynep Özatalay
Yaş grubu: 4+
Uçanbalık, 2015, 32 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-975-587-224-7