wild thing 1

“Vahşi Şeyler Ülkesinde” / Maurice Sendak

  • Herkesin derdi çocukken ruhunun kırıldığı yerlerdenmiş. Kırıkların en iyi ilacı çocuk kitaplarıymış.
  • Çocuk kitaplarını çok sevip çok okuyunca illa da iyi ebeveyn olunmazmış. Kendi ruhu nerelerinden kırıksa çocuğunun ruhunu oralarından kırabiliyormuş insan.
  • Çocuk kitapları çocukları kurtarmaya yetmezmiş. Ölü çocuklar kıyılara vurabilirmiş. Cansız bedenlerini taşımak için çocuk kitabı değil beyaz bayrak sallamak gerekirmiş. Yalnızca çocuk kitaplarında ekmek almaya giden çocuklar sağ salim eve dönermiş.
  • Cesurca davranmak, bir şeyi korkmana rağmen yapmakmış. Bugün olsa yine yaparım dediğim şeylerin listesini çıkarmam kolay. Asıl mesele korktuğum için yapmadığım şeylerin listesini çıkarmakmış.
  • Çocuk kitapları, kapı eşiklerinde heyula gibi dikilen otorite gölgesinin gözüne tutulan fenermiş. Otorite tavşan gibi ışığa bakakalırken kenardan sıvışıp aydınlığa çıkılabilirmiş.
  • Bazı çocuk kitaplarının aykırı olduğu değerlerimiz varmış bizim. Çocuk gelinlerimiz, katledilmiş çocuklarımız, sömürülen işçi çocuklarımız, tacize ya da tecavüze uğramış çocuklarımız var, ama mesele uydurma yerlilik ve kültürel uyum kriterlerine uymayan kitaplarmış. Çünkü değerlerimiz varmış.
  • Çocuk kitaplarında her konuya yer verilebilirmiş. Uygun dili kurmak yeterliymiş. Yetişkinler bile hakkında konuşmaktan en çok korktukları konularla çocuk kitapları aracılığıyla uzlaşabilirmiş.
  • Uydurduğun tüm canavarlarla zihnini kaplayan ormanın derinliklerinde karşılaşabilirmişsin. Kaçacak mısın?
  • İşin sırrı, gözlerini canavarların o sarı gözlerine dikip kırpmadan bakmakmış. Ancak o zaman canavarların kralı olabilirmişsin.
  • Teslim olmak umudunu yitirmekmiş. İlk değil ama en çok bunu öğrendim.