20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü.
Bu hafta Dünyalı Blogda çocuk hakları konusunda özel bir yayın yapma kararı aldık. Bu şekilde çocukların haklarına biraz olsun dikkat çekmek istiyoruz. Çünkü çocukların bir takım hakları olduğunu söyleyip, sonra bu hakları ihlal ediyoruz. Onlar adına söz konuşup, onlar adına kararlar alıyoruz. Hafta boyunca çeşitli yazarların bu konuyla ilgili yazıları yayınlanacak. Bir gözünüz orada olabilir mi?

Çocukların açlık çekmediği, nitelikli sağlık hizmeti alabildiği, çağdaş eğitim ortamına ulaşabildiği ve özgürce koşup oynayabildiği barış içinde bir dünya diliyoruz. “Paylaş Dünyalı, çocuklar kazansın!” sloganıyla yürüttüğümüz bu kampanyaya siz de katkıda bulunabilirsiniz. Dünyalı’da yayınlanacak yazıları ve sosyal medyada bu konuyla yapacağımız paylaşımları siz de ‪#‎cocukhaklari‬ hashtag’iyle paylaşırsanız çok seviniriz.

Aşağıdaki yazı, Yıldıray’ın bugün Dünyalı Blog’da yayımlanan yazısı. Konuya giriş niteliğinde.

cocuk haklari 1

İllüstrasyon: Gökçe Yavaş Önal

Çocuk dendiğinde hassasiyet göstermeyen akıl sağlığı yerinde insan yoktur. Yaklaşımlar farklılık gösterse de, çocuklar için genellikle daha iyisi, daha güzeli dilenir, istenir ve yapılmaya uğraşılır. Oysa devletlerin aklına çocukların yararını gözetecek uluslararası kriterleri belirlemek ancak 20. yüzyılın son bölümünde geldi.

Peki, bildirgeye imza atan devletler çocukların yararını gözeten bu kriterlere uygun davranıyorlar mı?

Dilerseniz sorunun yanıtını devletler ölçeğinde değil de, önce küçük ölçekte, mesela evde arayalım. Hemen aklınıza “başkalarının evleri” geldi değil mi? Sizin çocuklar şanslı da, kim bilir kimler nasıl davranıyordur çocuklarına diye düşünüverdiniz. Şimdi sakin olun ve başkasını suçlama refleksinizi yavaşça yere koyun. Biliyorsunuz ki sizin evinizde de zaman zaman çocuk hakları ihlal ediliyor, bizim evde de. Bazen çocuklarımızın hakları olduğunu unutuyoruz. Daha da kötüsü, bazen çocuklarımıza duyduğumuz saygıyı bir kenara bırakıyoruz.

Buraya kadar aynı fikirdeysek ölçeği yavaş yavaş büyütebiliriz. Bakalım mahallemizde, semtimizde, kentimizde, ülkemizde çocukların yararı samimiyetle gözetiliyor mu?

Yazının devamı Dünyalı’da.