pitircikŞaka maka okullar açıldı. Bunun nesi şaka? Nasıl yani?! Yıllardır her sonbahar da okullar açılmıyor muydu zaten? Valla bal gibi de şaka olabilir; zira turizmciler yalvardı diye “Haydi okulları azıcık daha kapalım tutalım!” diyen bir eğitim sisteminin içinde yaşıyoruz. Bizim çekmeceler daha minik ama ufukta bizi bekleyen kara bulutların farkındayız. Şimdiden gelecekte yaşayacağımız olası eğitim problemleri midemizi bulandırıyor. Birkaç ay önce yakınlarımızdaki çocuk yuvasında görüştüğümüz kişiyle aramızda geçen diyalog bile durumun vehametini özetliyor:

Yönetici: “Bizim çocuklarımız ilkokula başladıklarında hemen fark edilirler.”

Dolap Kapakları: “Neden?” (Dolap Kapakları iç ses: “Neden? Fosforla mı boyuyorsunuz?”)

Yönetici: “Okumayı erkenden sökerler.”

(Dolap Kapakları iç ses: Ee zaten eninde sonunda öğrenmiyorlar mı okumayı? Acelemiz ne?)

Yönetici: “Çocuklarımız ilkokula başladıklarında matematikte başarılı oluyorlar.”

Dolap Kapakları (yüzlerinde “O niye?” ifadesiyle): “Matematik için erken değil mi biraz? (İç ses: Çocuk 2,5 yaşında la! Oyun grubu aramıyor muyduk biz?”)

Yönetici (belli ki iç sesleri duymuş): “Ama oyunla öğretiyoruz matematiği tabii.”

Koskoca bahçeli binanın bahçesinin beton üstü yeşil halıyla kaplandığını da gördükten sonra (Yönetici: “Ama yan tarafta toprak bahçemiz de var!”) arkamıza bakmadan kaçıyoruz. Evet, ufuktaki kara bulutlar çok yakınımızda!

Yine de umutsuzluğa kapılmıyoruz. Her şeye rağmen okul güzel bir yer olabilir. Nasıl baktığınıza, ne yaptığınıza bağlı. Bu ay bitmeden Dünyalı’nın Eylül sayısını bulup alın derim. Çok eğlendik bu sayının dosyasını hazırlarken. Dosyanın adını “Okul hayatını panayıra çeviren 100 öneri” koyduk. Çocukların “okulla ilgili hislerine tercüman olmaya” çalıştık. Servis eğlencelerinden esneme yarışmasına, sınıfta oynanabilecek oyunlara kadar tamı tamına 100 öneri!

Son olarak okulun bu ilk gününde tüm çocuklara pek çok güzel şey diliyoruz:

  • Sıkıcı ders saatlerini Tom Gates‘in yaptığı gibi komik karalamalarla geçirme becerisi,
  • Problemleri Paolo gibi çözebilme becerisi,
  • Memo gibi ödev yazabilme becerisi,
  • Tembelliğe Hamdi‘ninki gibi yaklaşma becerisi,
  • 5-B sınıfınınki gibi bir yaratık öğretmen ya da Bay Terupt gibi farklı bütün öğrencilere ulaşabilen bir öğretmen ve
  • Pıtırcık‘ınki gibi bir sınıf
  • ve elbette bolca zihin açıklığı, eğlence, kahkaha!

Umarız tüm okul açıldı diye karalar bağlayan öğrenciler, mesleğine âşık öğretmenler ve “Nihahahaho! Sonunda okul açıldı!” diye şenlik yaban veliler için harika bir eğitim-öğretim yılı dileriz!