mavi tavuk 3Ben boyalarla oynamayı çok severim. Farklı malzemeler alıp deneyeyim, deneyip bir kenara bırakayım, yenisini alayım, favori renklerimi belirleyeyim… İçi tıkış tıkış bir dolabım var. İçinde biraz ondan var, biraz bundan. Yani bir suluboya alıp da bitene kadar kullanayım sonra ihtiyacım olduğunda yenisini alayım diye bir şey yok. Kulağa maymun iştahlılık gibi geliyor belki ama ne yapayım, bu da benim zaafım.

chicken-animationBoyalar içinde en çok suluboyayı, ama ondan çok mürekkebi seviyorum. Ve kaderin cilvesi olsa gerek, geçen sene taşındığımızdan beri elime en az aldığım boyalar mürekkeplerim oldu. Çünkü bu eve geldiğimizde bizden önceki kiracıdan kalma bir çizim masası vardı ve ben de onu kullanmaya başladım. Bilirsiniz, çizim masaları eğimli olur. Yere paralel durmaz yani. Ee ben de sakarım. Bir de ortalıkta Dolap Çekmecesi gibi meraklı bir kedi olunca, şu eğimli çizim masası son derece tehlikeli bir alana dönüştü. O mürekkeplerin devrilip her tarafa akma riski ödümü koparıyor. O nedenle yeni bir masa edinene kadar mürekkeplerimle aşkıma kısa bir ara verdim.

Ben kendimi tutuyorum ama benim gibi olmayanlar da var. “Mavi Tavuk” kitabının kahramanı Mavi Tavuk’u çok ama çok iyi anlıyorum mesela. Onun boyalar karşısında ibiğinin nasıl heyecanla titrediğini hissedebiliyor, o boyanın kağıt üzerinde nasıl durduğunu merak ettiğini tahmin edebiliyorum. Ne oluyorsa meraktan olur zaten. Tavuğun başına da ne geldiyse merakından geliyor.

Ressam yaptığı resmi neredeyse bitirmiştir. Bir tek ahırın boyanması kalmıştır. Bir süre mola vermek ister ve bir çiftlik manzarası çizdiği resmini masanın üzerinde bırakarak gider. Boya fırçalarını ve mürekkep şişlerini resmin etrafında görürüz. O sırada ahırdaki inek, kümesteki tavuklar ve duvarın dibine kıvrılmış kedi de uyuklamaktadır. Hayır, hayır, tavuklardan biri uyanıktır ve mürekkep şişelerinden birine doğru bakmaktadır. Tavuğun tek istediği aslında yardım etmektir. O yüzden ağzı açık kalmış mavi mürekkep şişesinin üzerine zıplar. İşte olayların patlak verdiği an! Şişe devrilir, tavuk ahır yerine kendini boyar! Mürekkep kağıt üzerine dökülüp yayıldıkça başta tavuk olmak üzere, resimde ne var ne yoksa boyamaya başlar. Yavru ördekler mavi birikinti içinde zıplayıp boyayı daha da sıçratırlar. Herkes her şey masmavi olurken Mavi Tavuk’a da bir güzel kızarlar. Oysa o sadece yardım etmek istemiştir. Yaptığı hatayı düzeltmek için bir çözüm aramaya başlar ve düzeltir de. Resim tekrar eski haline (tamam tam olarak eski haline değil) döner ve biz derin bir soluk alırız. O sırada kağıdın durduğu masanın arkasındaki pencereden ressamımızın çiftlikteki gerçek ahırı boyamak üzere olduğunu görürüz. Eyvah!

mavi tavuk 1Deborah Freedman’ın yazıp resimlediği “Mavi Tavuk” az metni, eğlenceli resimleri ve alışılmadık perspektif anlayışıyla okuması ve bakması çok keyifli bir kitap. Oyunlu bir kitap bu. Kağıdın içindeki karakterlerin kağıttan dışarı çıkması fikri güzel bir kere. Hani deriz ya “Sanatçı çok canlı resimler çizmiş,” diye, hah işte, Freedman da bunu yapmış. Öyle canlı resimler çizmiş ki resimlerdeki karakterler iki boyutlu ortamlarından dışarı taşacak kadar canlanmışlar.

mavi tavuk 2

İnternette rastladığım sitelerden birinde kitap 4-8 yaş için etiketlenmiş ama ben Kuraldışı Çocuk’un kitabın üzerinde yazan 2+ etiketini tercih ediyorum. Hem metinlerin azlığı, hem de öykünün hareketliliği küçük yaştaki çocukların da ilgisini çekecek cinsten çünkü. Yeri gelmişken şu yaş gruplandırmasında üst sınır konmasına sinir olduğumu da bir kere daha belirteyim. Hem bu kitaptaki perspektif oyunlarının Escher’in resimlerinden yaklaşım olarak ne farkı var, biri bana söylesin!

mavi tavuk 4

Kitabın oyunlu olması, okura birçok şeyi deneme şansı da tanıyor. Bu kitabı okuduktan sonra insanın bir mürekkep şişesi alası ve önüne bir kağıt çekip boyayla, suyla denemeler yapası geliyor. Çocuğunuzla hoşça vakit geçirmek için iyi bir bahane bence bu. Boya sıçratma tekniğiyle yapabileceklerinize şaşıp kalacaksınız. Üstelik sonunda ortaya çok güzel işler çıkacak, bakın, Banu dediydi dersiniz.

deborah freedman

Deborah Freedman’ın eserleri hakkında daha çok şey görmek isterseniz sanatçının web sitesine göz atmanızı öneririm. Freeman’la yapılmış bu röportajı da okumak isteyebilirsiniz. Yazıda sanatçının çalışma biçiminden tutun eskiz defterlerine (Mavi Tavuk’un çizim aşamalarını bu şekilde görmek çok etkileyici), rengarenk tasarlanmış evinden iştah kabartan atölyesine kadar pek çok fotoğraf da görebilirsiniz. Röportajın en keyifli bölümlerinden biri ise Freedman’ın “Mavi Tavuk”u yaratırken dinlediği şarkıların listesini verdiği kısım bence: Kind of Blue / Miles Davis, Bluebird / Charlie Parker & Miles Davis, Blue Train / John Coltrane ve No More Blues / Antônio Carlos Jobim. (Böylece bugünün dinlenecek albümler listesi de belli olmuş oldu! :)

 

mavi tavuk - kapakMavi Tavuk
Özgün adı: Blue Chicken
Yazan ve resimleyen: Deborah Freedman
Çeviren: Nil Gün
Yaş grubu: 2+
Kuraldışı Çocuk, Nisan 2015, 40 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-975-275-306-8