nokta 3 Yıldıray dünkü yazısında kelebek etkisinden söz etti ucundan kıyısından. Biri bir şey yapar ve dünya etkilenir. Peki insan kendi içinde, kendi kendini etkileyecek bir kelebek etkisi yaratabilir mi? Bir kağıt üzerine koyduğunuz mikroskobik bir nokta, hayatınızı değiştirebilir mi? Değiştirir. Birkaç hafta önce sevgili Beyhan bana bir kitap uzattı. “The Dot” adını taşıyan kitap küçücük bir kızın içindeki yaratıcılığı keşfediş öyküsünü anlatıyordu. Öykü harikaydı. Resimlere bayılmıştım. Bir solukta okudum ve kapağını kaparken Beyhan “Türkçe’ye de çevriliyormuş galiba,” diye müjdeledi. Birkaç gün sonra elimde “Nokta”yı tutuyordum. “Nokta” bir insanın içinde yaşanabilecek en güzel kelebek etkisini anlatıyor. 

nokta 2

Resim dersi bitmiş, sınıf boşalmıştır. İçeride sadece önünde boş beyaz kağıdıyla, surat asarak oturan Vashti ile öğretmeni vardır. Vashti resim yapamadığına inanmaktadır. Yüz ifadesine bakılırsa bu yetersizliğinden büyük sıkıntı, hatta öfke duymaktadır. Öğretmeni ise müthiştir. Vashti’nin tavrını sorgulamak yerine boş beyaz kağıtta olabilecekleri ortaya çıkarmaya çalışır: “Aa! Kar fırtınasına yakalanmış bir kutup ayısı.” (Yaratıcılığa daha güzel bir teşvik düşünebiliyor musunuz?)
Vashti homurdanarak resim yapamadığını söylese de öğretmeni üstünde durmaz: “Bir nokta yap bakalım, o seni nereye götürecek.” İşte Vashti’nin inanılmaz resim macerası bu noktayla başlar. Vashti kağıdının ortasına öfkeyle bir nokta kondurur. Öğretmen noktayı inceler ve Vashti’den altına imza atmasına ister. Vashti resim yapmayı beceremiyor olabilir ama neyseki imza atmayı biliyordur. Vashti kağıdın altına adını yazar. Konu kapanır. nokta 4Bir sonraki derste Vashti bir sürprizle karşılaşır. Ortasına nokta kondurduğu, altına imza attığı kağıt, güzel bir çerçevenin içinde, duvarda asılı durmaktadır. O öfkeyle kondurduğu noktanın Vashti içinde yarattığı kelebek etkisi harekete geçer. “Bundan daha güzel bir nokta yapabilirim,” diyen Vashti yeni yeni noktalar yapmaya başlar. Kağıtlar, boyalar, tuvaller, fırçalar… Renkli noktalar, minik noktalar, büyük noktalar derken Vashti’nin nasıl bir dönüşüm geçirdidiğine inanamayacaksınız. Ama Vashti’nin esas dönüşümü öykünün sonunda karşılaştığı çocukla arasında geçen diyalogda saklı. Okumalısınız. Peter H. Reynolds’ın yazıp resimlediği “Nokta” ufacık bir noktanın insanın yaşamını nasıl değiştirebileceğini anlatıyor. “Benim hiçbir yeteneğim yoktur,” diyen kaç kişi tanıyorsunuz? Ben bu sözü çok duydum. Buna kendim de dahil. Oysa hepimizin içinde bir yerlerde saklı, yaratıcı bir yanımız var. Sadece onun nerede olduğunu ya da ortaya nasıl çıkarılacağını bilmek gerekiyor. Belki Vashti’nin öğretmeni gibi bizi biraz olsun cesaretlendirecek birine (örneğin benim Yıldıray’ım var :)) ihtiyacımız var. Boş kağıda baktığımızda kar fırtınasına yakalanmış kutup ayısını görmeyi, Tom Gates’in yaptığı gibi rastgele, anlamsız karalamalardan komik resimler çıkarabilmeyi hepimiz başarabiliriz. Yeter ki kalemin ucuyla o ilk küçük noktayı konduralım. Peter H. Reynolds kitabı resim yapması için kendisini yüreklendiren matematik öğretmeni Bay Matson’a ithaf etmiş. Reynolds’ın ilk noktasını koyduran bu öğretmendi demek ki. nokta 1Kitabın kolayca akan bir metni var. Resimlerde de öykünün yalınlığıyla uyumlu yumuşak çizgiler var. Ama bence en önemli kısmı renkleri… Suluboya tekniğiyle yapılmış resimlerde figürler için gri tonları seçilmiş. Rengi ilk kez Vashti’nin boş kağıda öfkeyle nokta kondurduğu sahnede görüyoruz: Vashti’nin etrafını sarmalayan kırmızı fırça darbeleri. Kırmızı: Öfkenin rengi. Vashti çatık kaşlarla kağıdı imzalarken etrafı bu kez koyu bir turuncuyla çevrili. Noktasını çerçevenin içinde gördüğümüz an ise sarı bir ışıkla aydınlanmış.Vashti daha iyisini yapabileceğine karar verdikten sonra onu sarmalayan renk de sürekli değişmeye başlıyor. Öfkeli kırmızı yerini yumuşak mavilerei yeşillere ya da alacalı renklere bırakıyor. Onu adeta bir aura gibi sarıp sarmalayan bu rengin de dev bir nokta olduğunu belirteyim. nokta 5Peter H. Reynolds da başlangıçta Vashti gibiymiş de, sonradan yine onun gibi içindeki ışığı mı keşfetmiş blmiyorum ama bu işlere epey erken yaşta başladığını söylebilirim. Yani öğretmeni Bay Matson, Reynolds’ı yüreklendirdiğinde reynolds zaten yıllardır resim yapıyormuş. İkiz kardeşiyle birlikte yedi yaşından itibaren çizgi romanlar hazırlayıp, bunları babalarının fotokopi dükkanında çoğaltıp yayımlamış. Ortaokulda dergiler için illüstratörler yapıyormuş. Güzel sanatlar akademisine gittiğindeyse “Üstün Öğrenci Ödülü” kazanmış. “Nokta” yazarın en tanınmış kitaplarından biri. Öyle ki, bu kitaptan yola çıkılarak kutlanan bir “Nokta Günü” bile var. 15 Eylül, International Dot Day / Uluslararası Nokta Günü olarak kutlanıyormuş. Yaratma cesaretine bir tür övgü.  (Hayli de ticari bir girişim tabii ama bu işin diğer yanı.) Kendi noktasını yapmaya cesaret edenlerin noktaları da Celebridots” adlı sitede birikiyor. “Nokta”nın bir de 7 dakikalık kısa animasyonu yapılmış. Bu film, 2005 yılında Amerikan Kütüphaneciler Birliğin’nin ünlü ödülü Carnegie Madalyası’nı kazanmış. Kitabın devamı niteliğinde olan “Mış Gibi” için de bir film yapılmış ve o da ertesi yıl “Çocuklar İçin En Seçkin Video Ödülü”nü kazanmış. (Mış Gibi de yakında Türkçe’ye çevrilecekmiş bu arada.) “Nokta” Vashti’yi bir yerden alıp bambaşka bir yere taşıdı. Kitabı okumak bana çok iyi geliyor. Pek çok insanda da benzer duygular yarattığına, yaratacağına eminim. Nokta!yı okuduğunuz zaman çocuğunuzla ya da öğrencilerinizle yapabileceğiniz onlarca şey var. Bunlardan bir kısmını, yazar Peter H. Reynolds’ın önerilerini ve yapılmış işleri daha sonra bir yazı olarak derleyeceğim. Bekleyiniz efen’im. Hamiş: Yazar ve illüstratör Peter H. Reynolds’la ilgili daha fazla bilgiye web sitesinden ulaşabilirsiniz. Peter H. Reynolds’la “Nokta” üzerine yapılmış söyleşiyi (İngilizce) isterseniz buraya tıklayın. Eric Carle Müzesi’nde düzenlenen “Nokta Günü” etkiniğiyle ilgili yazıyı okumak, fotoğraflara bakmak isterseniz ise buraya tıklayın.

nokta - kapakNokta
Özgün adı:
The Dot
Yazan ve Resimleyen: Peter H. Reynolds
Çeviren: Oya Alpar
Yaş grubu: 3+
Altın Kitaplar, 2014, 32 sayfa, sert kapak
ISBN: 978-975-21-1780-8