kedi ziyareti - kapakBugün Dolap Çekmecesi’nin başucu kitabından söz edeceğim. Bunun Tayga’nın başucu kitabı olduğunu tahmin etme nedenim, Tayga’nın bu kitabı hiç yememiş olması. Çekmecemiz bu kitaba bakmaktan başka bir şey yapmadı. Bu kitabı diş kaşıyısı olarak hiç kullanmadı. Ne zaman eline alsa oturup inceleyip, evirip çeviriyor.

Bu kitabın benim elimdeki baskısında bir adı yok. Kapağında çizerinin adı var; şaşkın bakışlı kocaman bir kedi var, kedinin baktığı pencerenin ardından kitabın içlerine doğru katman katman inen bir oyuk var, o kadar… Kitapçıda bebek kitaplarına bakarken bu kitabın dikkatimi çekme nedeni buydu. Hemen incelemiş ve içinde hiç yazı olmadığını görünce de hemen almıştım. (Kapakta ayrıca UNICEF logosu da var. Belki de UNICEF yararına hazırlanmış bir kitaptır.) Kitabın üzerindeki Jonas Kötz adını araştırınca internette Alman illüstratör ve heykeltıraş Jonas Kötz’le ilgili birtakım bilgilere ulaştım. Sanatçının sitesinde bu kitabın kapağına “Katzenbesuch / Kedi Ziyareti” yazıyor. Biz evde daha çok “Kedili Kitap” ya da “Kedi Kitabı” diyoruz.

kedi ziyareti 4

Kapaktaki gri kedi evin penceresinden dışarıda, çok uzakta bir şey görür ve o gördüğü şey her ney ise ona gitmek için yola çıkar. Pencereden bahçeye atlar ve ağacın dalları arasından geçer. Sonra yoluna sırasıyla üzerinde gedik olan bir duvardan, bir alet edevat kulübesinden, tahta bir çitten geçer. Bahçeler arasındaki bu yolculuğun sonunda yine bir bahçeye varır. Bahçenin sonundaki evde, pencerenin önünde başka bir kedi (bu kez bir sarman) uyumaktadır. En son sayfada iki kediyi kolkola, yüzlerinden komik bir sırıtışla görürüz. Arka kapaktaysa artık sohbeti iyice koyulaşmıştır.

Kitaba Tayga’yla birlikte bakarken ön kapakta bize tanıtılan kediyi yol boyunca izliyor ve kedinin sayfalara oyulmuş deliklerden geçişini anlatıyoruz. Kediyi seslendiriyoruz. Her sahnede yer alan nesnelere bakıp, varsa diğer canlılar hakkında konuşuyoruz. Tayga çite ya da duvara konarak gri kediyi takip eden kargayı uzun zamandır ayırt ediyor. “Garga” diyor bazen, parmağıyla gösteriyor. Finalde kedilerin koca kafalarını gördüğü sahneye çoğu zaman gülümsediğine bakılırsa mutlu sondan da hoşlanıyor. Kendi başına bakarken de, her ne hikmetse, bu kitapla diğerlerinden daha fazla vakit geçiriyor. Yukarıda da dediğim gibi, hiç yemedi, hep baktı.

kedi ziyareti 2

Resimlerin niteliği de önemli. Örneğin bu kitapta çok kalın, siyah konturlar kullanılmış. Hatların belirgin olması küçük çocukların hoşuna giden bir şeymiş. Nesneleri ve karakterlerin sınırlarını tam olarak görmek istiyorlarmış. (Axel Scheffler’in resimlediği kitapların bu kadar sevilmesinin bir nedeni de bu olmalı.)

kedi ziyareti 3

Bizim buralarda yazısız bebek/çocuk kitabı bulmak çok kolay olmuyor. Bence buldunuz muydu alacaksınız. Çünkü bu kitaplar bebekle ya da küçük yaştaki çocuklarla vakit geçirirken kullanılabilecek harika birer araç. Bunu bu kitap ve Tayga’yla daha net anladım. Daha önce The Red Book adlı bir kitaptan söz etmiştim. O, “Kedi Ziyareti” gibi karton kitap değildi; zaten sayfa sayısı daha fazlaydı ve çok daha karmaşık bir öyküyü anlatıyordu. Türkiye’de bunun gibi yazısız kitap olarak bir tek Behiç Ak’ın “Doğum Günü Hediyesi”ni biliyorum. Onun da bizdeki baskısı 15-20 yıl öncesine ait. Hâlâ basılıyor mu, ondan başka bu tip yazısız kitap basıldı mı bilmiyorum. Araştırmak gerek.

Sizin bildiğiniz buna benzer kitaplar var mı? Varsa, siz ve çocuğunuz bu kitaplarla nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Katzenbesuch
Resimleyen: Jonas Kötz
Carlsen Verlag, 1999, 16 sayfa, kalın karton