merakliminik-kapakDünkü yazımın ardından aldığım tepkiler nedeniyle bir açıklama yapmak istiyorum. Dünkü yazımda yer alan ve bu açıklamayı yapmama neden olan paragraf şudur:

Daha önce benzer bir yazıyı Meraklı Minik dergisi için yazmıştım. Ne yazık ki, bilim kurumu TÜBİTAK, baĞzı bilimsel konularda bir süredir sergilediği tavırla kendi var oluş nedenlerini dinamitleyerek intihara kalkışmış ve yayınladığı Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergilerine de gölge düşürmüştür. Biraz da bu nedenle Araştırmacı Çocuk dergisinin çıktığı haberini alınca meraklanmıştık. Dergi elimize geçince, merakımızı keyifle değiştirdik.

Gelen tepkiler sayesinde, Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergilerini kötülediğim, değersizleştirdiğim, söz konusu iki derginin yayına başladığı günden bugüne kadar çocuklarla kurduğu iletişimi, çocuklara kattığı değerleri görmezden geldiğim kanaatinin oluşmasına neden olduğumu anladım.

Dünkü yazımda Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergilerini değil, TÜBİTAK’ı eleştirmek istedim. Söylemeye çalıştığım, TÜBİTAK’ın bilimsel konularda bir süredir sergilediği tavırla dergilere de zarar verebileceğiydi. Bir şeyin bir başka şeye “gölge düşürmesi” mecazı, gölgeyi düşürenin yaptığı işlerle, üzerine gölge düşürülenin değerini azaltacağı, ona zarar vereceği endişesini ifade eder (malum nedenlerle TDK’ya danışmıyorum ve kendi tanımımı kendim yapıyorum). Ayrıca bir şeyin bir başka şeye gölge düşürmesi için iki şeyin birbirinden ayrı olması gerekir. Dolayısıyla, “TÜBİTAK, Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergilerine gölge düşürüyor,” dediğimde, söz konusu kurumun yayınları arasında bulunmalarına rağmen, kullanılan mecazın zihinde yarattığı resmin de gösterdiği gibi, dergileri kurumun içinde düşünmediğim, ayrı birer yapı olarak algıladığım anlaşılır. Nitekim parça ile bütün aynı şey değildir. Parçaya bakarak bütünü, bütüne bakarak parçayı yargılamanın, böyle bir genelleme yapmanın büyük bir hata olduğunu, hele ki Gezi Direnişi sayesinde yaşadığımız aydınlanmadan sonra, gayet iyi biliyorum. TÜBİTAK’ın 2009 yılında, Darwin’in 200. doğum yıl dönümü nedeniyle Bilim ve Teknik dergisi için hazırlanan 15 sayfalık bölümün yayınlanmasına izin vermediğini hâlâ hatırlıyoruz. Kurum, bünyesinde yayınlanacak içeriklere müdahale ediyor ve olurlarını, olmazlarını dayatıyor olabilir. Lakin kurum ile, kurumun yöneticileri ile Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergilerini bunca zamandır hazırlayan ekibi tamamen bir tutmak doğru değildir.  Dolayısıyla ifademden her ne anlaşılıyorsa, nedeni ifademin yetersizliğidir.

Bilim_Çocuk kapak

Dünkü yazımdan alıntı yaptığım paragrafta, düşüncelerimi, yayın hayatına yeni başlayan Araştırmacı Çocuk dergisiyle Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergilerini kıyasladığım, birini diğerinin yerine koyduğum izlenimini yaratacak biçimde ifade etmişim. Böyle bir amacım yoktu, olmaz da. Ne var ki ifademdeki yetersizlik, birinin yerine ötekini koyduğum anlamının çıkmasına neden oluyor. Böyle bir yaklaşım hem Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergilerine hem de Araştırmacı Çocuk dergisine haksızlık olur. TÜBİTAK’ın tavırları nedeniyle Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergilerine kötü bir şey olmasından ne zamandır endişe ettiğimi itiraf etmeliyim. “Eğer onları da yitirirsek çocuklar ne okuyacak?” diye dertlendiğim bir dönemde yeni bir derginin yayın hayatına başlaması doğal olarak beni meraklandırdı. Piyasadaki çocuk dergilerinin genel durumunu da endişeme ekleyin. Araştırmacı Çocuk dergisinin ilk sayısının endişelerimden uzak olması içimi rahatlattı. Gelin görün ki, tüm bu düşünce ve duygularımı katmadan yazdığım iki satır, birinin yerine ötekini koyduğum izlenimine neden oluyor. Bu durumun nedeni de ifademdeki yetersizliktir.

Eğer bu açıklamaları yetersiz bulursanız, dünkü yazımda yer alan ve açıklanmasını istediğimiz konuları ve düşüncelerinizi lütfen yorum kısmına yazın.