Stanley Yelnats (ki tersten okuyunca da aynıdır), büyük büyük babasından beridir ailesinin peşini bırakmayan lanetten payına düşeni almaktadır. Büyük büyük babası, bir çingeneye verdiği sözü tutmadığı için lanetlenmiş, o günden beri aileden kimsenin işi rast gitmemiştir. Dolayısıyla Stanley Yelnats da yanlış zamanda yanlış yerde bulunarak işlemediği bir suç yüzünden tutuklanmıştır. Hâkim ona, “Ya cezaevi, ya Yeşil Göl Kampı,” der. Stanley, elbette Yeşil Göl Kampı’nı seçecektir. Talih bu ya, Yeşil Göl Kampı’nda göl yerine koca bir çöl vardır. Kampa gönderilen çocuklar her gün bu çölde bir buçuk metre genişliğinde ve derinliğinde bir çukur kazmak zorundadır. Elbette çukur kazmanın çocukların karakter gelişimiyle yakından uzaktan alakası yoktur. Kampın işletmecisi bir şey aramaktadır. Stanley, kendisi gibi çukur kazmak zorunda olan çocuklarla hassas ayarlar gerektiren bir ilişki yürütürken, bir yandan da hayatta kalmaya çalışmaktadır. Kaderin ince ince ördüğü ağlar, Stanley ile “Sıfır” lakaplı çocuk arasında geçen olayları çoktan hazırlamıştır. Roman, sarı benekli kertenkelelerin ve bir miktar tatlı soğanın olaylara karışmasının ardından sonuçlanır.
“Çukurlar”, “Yamuk Okul” dizisinden de tanıdığımız Louis Sachar tarafından yazılmış bir roman. Roman, 1998 yılında, ABD’de verilen “National Book Award for Young People’s Literature” ödülünü almış ve 2003 yılında filme uyarlanmış. Kitabı Türkçeye Tuğba Nur Yıldırım’ın çevirisiyle, İletişim Yayınları kazandırdı.
Kitabı okumadan önce, Banu’yla birlikte filmi izlemiştim. O sırada bu filmin bir romandan uyarlandığını bilmiyorduk. Filmi çok beğenmiştik. Banu, izlediğimiz filmin Sachar’ın bir romanından uyarlandığını fark edince, ağzımız sulanmıştı. Kitap elimize geçince ne kadar sevindiğimizi tahmin edebilirsiniz.
“Çukurlar”, referanslarını gerçek yaşamdan alan bir roman. Demek istediğim, söz edilen mekânlar, anlatılan kişiler, gerçekleşen olaylar gözünüzle görebileceğiniz türden. Bunu önemli buluyorum çünkü bizim Dolap’ın raflarını karıştırdığınızda da, 10+ çocuklar için çoklukla fantastik edebiyata ait kitaplarla karşılaşırsınız. Sakın yanlış anlaşılmasın, fantastik edebiyata bayılıyoruz ve o kitaplar bizim raflara bu yüzden girdi. Öte yandan, gündelik yaşamla fiziksel bağları daha güçlü olan kitaplara da ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
“Çukurlar”, güçlü karakterleri ve olayları kadar; suç, suçsuzluk, ırkçılık, talih, mücadele, dayanışma gibi kavramları ortaya koyma biçimiyle de dikkat çekici bir kitap. Kahramanımız Stanley Yelnats’ın ailesinin makûs talihinin karşısına dikilmesi ise ayrıca övgüye değer. Gerçi Stanley olayların neredeyse tamamını büyük büyük babasının neden olduğu lanetten kaynaklanıyormuş gibi yaşıyor ama olsun…
Kitabın sevdiğim bir başka özelliğiyse, bir seferde iki öykü anlatıyor olması. Stanley Yelnats’ın başından geçenlerin yanında, tüm aileyi hırpalayan lanetin öyküsünü de okuyoruz. Şimdiki zamanda geçen bölümlerle geçmiş zamanda geçen bu bölümler çok güzel harmanlanmış.
Kitabın özetinin ardından, referanslarını gerçek yaşamdan almasını övmüştüm. Lakin, yazının sonuna gelirken, her insan kendi çölünde çukurlar kazmalı mı acaba diye düşünüyorum.
Bu kitapları da okumak isteyebilirsiniz:
ÇukurlarÖzgün adı: Holes
Yazan: Louis Sachar
Çeviren: Tuğba nur Yıldırım
Yaş grubu: 10+
İletişim Yayınevi,2012,221sayfa,karton kapak
ISBN: 978-975-05-0985-8









{ 10 comments… read them below or add one }
Merhaba. Ben Çukurlar’ın çevirmeniyim. Kitabı beğendiğinize sevindim. Çevirmesi de çok zevkliydi.
Sevgiler,
TNY.
Merhaba frailsoul, çeviri için biz de size teşekkür ederiz:) Kitap çok keyifli.
“…aileden kimsenin işi rast gitmemiş” cümlesi çok komiğime gitti. Çingene lanetlememiş beddua etmiş olabilir:) (komiğime gitti de çok komik…)
Duygu sen de bu yorumunla benim komiğime gittin:)
Aslında filmini izlemek gerek, sonra da kitabını okurduk. Ya da tam tersini mi yapmak daha zevkli olur?
Biz bimeden önce filmi izledik. Kitabı da okuyunca anladık ki aslında çok fark etmezmiş. Önce kitabı da okusak olurmuş. En kolay hangisine ulaşabiliyorsanız onunla başlayın derim.
hem kitabı okulayım hemde izleleyim okumak gibisi yok..
Bu sefer ciksin bana artik yaa
Bizde istiyoruz…
keşke bende dün görmüş olsaydım,yorumumu dün bırakabilseydim:) üniversitede 2. olduğum yıl hediye edilen kitaplardan birisi, favorilerimdendir, geçen hafta okuması için bir öğrencime götürdüm, tanıtım için teşekkürler, kazanan arkadaşın zevkle okuması dileğiyle…