Bant Yayını: Prens – Prenses

by YILDIRAY on 22/02/2012

Bütün Gün Esneyen Prenses

Masal “sarı bir sarayın, altın taçlı bir kralın ve bütün gün esneyen bir prensesin öyküsü”… Masalın başkahramanı prenses, sürekli ve sürekli olarak esner. Ağzı sürekli açık gezdiği için “avare gezinen birkaç sinek, yolunu şaşırmış bir sinekkuşu ve menekşe rengi bir kelebek” ağzına kaçar. O kadar esner ki, kendi esnediği yetmiyormuş gibi başkalarını da esnetir. Bilirsiniz, esneme bulaşıcıdır. Prenses esnedikçe bütün saray halkı da esner durur. Kral, kraliçe, bakanlar… Hatta bahçıvanın kedisi ve köpeği bile… Bu durum kralın içine dert olur.  Prensesin neden esnediğini bulmayı ve buna bir çare bulmayı amaç edinir kral. DEVAMI BURADA

Prensi Olmayan Masal Kitabı

Kitapta beş öykü var. İlk öykü, cinsiyet ayrımcılığını, önyargılı olmayı çok tatlı bir dil ve eğlenceli bir kurguyla hicvediyor. İkinci öykü, yaşlı bir babaanne ile torunu arasında geçiyor. Yani geçiyor sayılır. Eğlenceli olduğu kadar dokunaklı bir öykü… Üçüncü öykü, öfkeyle kalkanın zararla oturacağını, keskin sirkenin küpüne nasıl zarar verdiğini anlatarak gösteriyor. Dördüncü öyküde gerçek bir kahramanla tanışıyoruz. Beşinci öykü, kuyruk sahibi olmanın erdemlerini konu ediyor. DEVAMI BURADA

Küçük Prens

Küçük Prens’le ne zaman tanıştığımı anımsamıyorum. Ortaokul olabilir. O zamandan beridir aklımın bir köşesindedir. Küçük Prens, hakkında çok konuşulmuş, yazılıp çizilmiş, tiyatro oyunu, müzikali yapılmış bir eser. Hatta lisedeki felsefe hocam Nuran Direk “Küçük Prens Üzerine Düşünmek” adlı bir kitap yazdı. Şunu demeye çalışıyorum: Bu paragrafın başından beridir verdiğim bilgilerle zemini yumuşatmaya, “Küçük Prens” hakkında yazmanın ne de zor bir iş olduğuna sizi ikna etmeye ve böylece yazımın tüm potansiyel hatalarını, beceriksizliklerini, yetersizliklerini, acemiliklerini vs. hoş görmenizi sağlamaya uğraşıyorum. DEVAMI BURADA

Küçük Prenses Dizisi

Tony Ross tarafından yaratılan “Küçük Prenses” dizisinin bir bölümü diş konusuna ayrılmış. “Küçük Prenses” deyince sakın aklınıza şeker pembesi kız kitaplarını getirmeyin. Bu ufaklığın “prenses” olmasının nedeni, bana sorarsanız, insanları etrafında pervane etmedeki başarısı. Küçük Prenses, şımarıklıkla haylazlık arasındaki ince çizginin üstünde sallanıp duran huysuzun teki. DEVAMI BURADA

Bir de bu var

Share

{ 2 comments… read them below or add one }

Nil February 22, 2012 at 10:33

Bayılıyoruz o Küçük Prenseslere biz (evet hem ben, hem kızım). Çevirinin de hakkını yememek lazım.

Reply

nazan cınar February 22, 2012 at 20:24

harika benim kızımda prenses

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: