Hayır, hayır, başlığa bakıp, hata yaptığımı sanmayın. Sömestr tatilinin yeni başladığının ve daha ilk haftasının bile tamamlanmadığının farkındayım. Ah, ah, önce ağır ağır geçer o ilk günler; sonlara doğru yokuş aşağı inmeye başlar hızla! Kimbilir, şu “İstanbul’a kar geliyor, aman dikkat!” tantanası belki gerçek olur da tatil daha bile uzar. (1986′daki kar tatilini sevgiyle anıyorum.)
Dediğim gibi, tatil sona yaklaşırken, zaman nedense hızlı akmaya başlar. Bir de bakarsınız ki tatilin son günü gelip çatmış. O son gün ne değerlidir, değil mi? Henüz yapmadığınız, tamamlamadığınız onlarca işin tümünü birden o gün yapmak istersiniz. Daha okunacak birkaç kitap, edilecek bir iki telefon, görüşülecek birkaç arkadaş kalmıştır. Aksi gibi hiçbirini tamamlayamazsınız. Gece olup da yatağa girdiğinizde, ertesi günün ağırlığı üstünüze çöker. Gidilecek bir okul ya da iş vardır. Üfff, o son gece şunu dilemediniz mi hiç: “Oooof offf! Keşke bugün bitmese…keşke yarın tatilim devam ediyor olsa…keşke yarın olmasa!” Bana kalırsa, ne dilediğinize dikkat edin. Zira Freddy “Keşke bir daha asla Pazartesi olmasa!” diye düşünürken, bu cümlenin başına hayli iş açacağından haberi yoktu.
“… bu Pazar neyin farklı olduğunu kavradım: Bu Pazar yaz tatilinin son günü. Yani ders yılı başlamadan önceki son Pazar.
İşte şimdi, yataktan kalkmak hiç içimden gelmiyor.
Tatilin başında o üç ay hep sonsuzluk kadar uzun geliyor, ama sonunda o sonsuzluk kısala kısala bir hiç oluyor. Geriye yalnızca yüzmek için göl kıyısına yapılan birkaç yolculuğun, yenen dondurmaların ve Kuzey Denizi sahilinde geçirilen on günün anısı kalıyor ve ben hepsini unutmak istiyorum.
Keşke bir daha asla Pazartesi olmasa!
Freddy (ya da tam adıyla Frederike) sıcak ama çoook sıcak geçen yaz tatilinin sonuna gelmiştir. Tatil öyle pek de güzel geçmemiştir. Zaten Freddy’nin saçma anılarla dolu tatilinin gelip geçmesinden daha büyük dertleri vardır. Söz gelim ablası Mia… Mia artık eskiden olduğu gibi değildir. Şu sıralar ergenlik krizlerinin orta yerinde durmaktadır. Freddy’le kavga etmediği zamanlarda odasına kapanıp bangır bangır müzik dinlemekte, kız arkadaşlarıyla uzun telefon konuşmaları yapmakta, “kilolar” konusunda fazla endişlenip lokmalarını saymaktadır. Freddy sık sık ablasıyla eskiden yaptıklarını anımsar.
Freddy’nin en yakın arkadaşı Vero bazen Freddy’yi çileden çıkaracak kadar bencilleşmekte; ama tek arkadaşı olduğu için Freddy ona tahammül etmektedir. Zaten Daniel de fare suratlı bir kızla daha çok ilgilendiği için Freddy kendini kötü hissetmektedir. Hastalığından ötürü huzurevine yerleştirilen büyükanne, Freddy’yi bir başkası sanmaktadır. Bir yemek yarışmasına katılacak olan babasının, ailenin beslenme biçimine ciddi etkileri vardır.
İşte o son pazar günü bu dertlerle örülü zincirleme olaylarla geçer. Akşam yatarken kolundaki dilek bileziğinin yerinde olmadığını fark eden Freddy, ona bunu armağan eden öğretmeninin sözlerini anımsar: “Bunu kendiliğinden düşüp kayboluncaya kadar takın lütfen, belki bir dileğiniz gerçek olur.”
Bundan sonrasını tahmin ettiniz mi? Evet, yanılmadınız. Freddy ertesi sabah yeni bir Pazar gününe gözlerini açar. Aynı gün, aynı olaylar, farklı gelişmeler… Freddy pazar gününden öyle kolay kolay da kurtulamaz. Pazar günü yeni olasılıklar, yeni olaylar, beklenmedik gelişmeler, iyi ve kötü sonlarla biçimden biçime girer. Bu arada Freddy’nin yaşamı ve insanları algılama biçimi, onlar hakkındaki düşünceleri de şekilden şekile girer. Kim bilir, belki de her yeni güne bir şans vermek gereklidir.
“Tatilin Son Günü”, Alman yazar Sabine Ludwig’in Türkçe’de yayımlanan ikinci kitabı. İlk kitap olan “İmdat, Öğretmenim Küçüldü” daha önce Dolap’taki yerini almıştı. Ludwig’in üslubu hoşuma gidiyor. Her şey olduğu gibi, hiç süslenmeden, tüm gerçekliğiyle önümüze seriliyor. Üstelik Ludwig bunu öyle gerçekçi bir karakter aracılığıyla yapıyor ki, siz o arada kitap mı okuyorsunuz yoksa o olayın tam ortasında mısınız, anlamıyorsunuz bile. Bunda kitabı Türkçeleştiren Tuvana Gülcan’ın da rolü var elbette.
Şubat tatili henüz tamamlanmadan “Tatilin Son Günü”nü okuyacak çocuklar, Freddy’nin başına gelenleri izlerken “Acaba bu bana olsaydı…” diye başlayan düşüncelere dalabilirler. Bence hiç sorun değil. Kitap okurken yaşanan maceranın kendi başımıza gelmesini hayal etmekten daha güzel ne olabilir? Zaten kitapların en keyifli yanlarından biri de bu değil midir?
Ama ben yine de işi şansa bırakmıyorum. Ne de olsa yarın pazartesi değil!
Hamiş: Bill Murrey ve Andie MacDowell’ın rol aldığı “Bugün Aslında Dündü / Groundhog Day” adlı filmini bilir misiniz? Filmin baş kahramanı, iş için gittiği bir kasabada, aynı güne mahkum kalır. “Tatilin Son Günü”nün kahramanı Freddy de bu filme atıfta bulunuyor kitabın bir yerinde. Filmle ilgili ayrıntılara adına tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir:
Tatilin Son GünüÖzgün Adı: Der 7. Sonntag im August
Yazan: Sabine Ludwig
Resimleyen: Isabel Kreitz
Çeviren: Tuvana Gülcan
Yaş grubu: 10+
İletişim Yayınları, 2012, karton kapak, 199 sayfa,
ISBN: 978-975- 05-0987-2










{ 61 comments… read them below or add one }
Next Comments →
Aynı günü farklı gelişme ve sonlarla yaşama fikri, her gece yatağında günü değerlendirmeden uyuyamayan biri olarak bana eğlenceli ve cazip göründü açıkçası.
) Sevgiler.
Bu yazınızı okuyunca galiba ben yetişkin kitapları yerine çocuk kitapları okumaya başlayacağım yakında, okul öncesi olanlarına bayılıyorum, bunlar da harika görünüyor. Groundhog Day filmini çok eskiden izlemiştim, zaman zaman hatırlarım ve “ya neden bu filmi hep hatırlıyorum?” diye de sorarım. Sevmişim meğer.
Pazar günü hiç bitmesin diyenlerdenim ama nedense en çabuk geçen günüm
kesinlikle her gun vermemiz gereken yeni bir sansi hakediyor, ben de bu kitabi
çok hoş
)
şansım bugün gülsün lütfen
KİTAP OKUMAK: BU YOĞUN YAŞAMDA BULDUĞUM FIRSATLARI DEĞERLENDİRMEK….İŞTE BU
umarım kazanıp okumak nasip olur..
bizeee çıksınnn
Oğlumla kitap okuduğumuzda yada ilgisini çeken bir çizgi film izlediğimizde hemen kendine bir karakter seçer ve biz onu canlandırır ve oynarız.Buda bizim için ilginç bir deneyim olabilir.
Her şeyin bir ilki vardır
Ben de kitap okurken onun içindeki kahramanlardan biri olmaya bayılırım, oğlum da öyle düşünüyor mudur diye hep merak ediyorum. Bazen okuduğumuz kitapların aslında gerçek olmadığını söylüyor bana. Ben de neden böyle düşündüğünü merak ediyorum. Belki de gerçek yaşamdan kopmak onu rahatsız ediyordur, ailesini kaybetme düşüncesi falan olabilir. Bilemiyorum ki.
Birdolapkitap sayesinde, artık hep çocuk kitabı okuyorum
))
Çocukların dünyası her şeyden güzel:) Ve onlar için ben de bir kitap yazacağım:)
Güzel bir kitap tanıtımı daha. Bir Türkçe öğretmeni olarak öğrencilerime kitap önerisi yapmamda yardımcı oluyor yazılarınız. Bu yaz tatilinde önerebileceğim bir kitap daha işte. Yaş grubu olarak 10+ yazıyor; ancak üst sınırı da belirtebilir misiniz? Bazen okumadan öneride bulunuyorum ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin seviyelerine uygun olmayabiliyor.
İyi çalışmalar diliyorum..
bayıldım bu kitaba:Dbizim olsun
Yazıyı okurken ben de Groundhog day filmini hatırladım. Böyle bir konunun çocuk gözüyle yorumunu merak ettim doğrusu.
ilk defa size yorum bırakıcam ama çok sık takip ediyorum sizi..ya ama ben tatili pek seven bir insan değilim sanırım bulunduğum koşullar sebebiyle
Bir Dolap Kitap sayesinde yalnız olmadığımı görmek beni çok mutlu ediyor. Yoksa çocuk kitaplarını sadece ben mi bu kadar seviyorum diye kendimden şüpheleniyordum
Yaziyi okuyunca ilk aklima gelen groundhog day oldu. Umayima gelsin kitap
kitap dolu dünya ben çocuklarımla kitap okumaya bayılıyorum büyük oğlum kendi okuyor küçük oğluma ben okuyorum seneye hep berber okuyacagız inş.kitap dolu günler diliyorum
Hadi bakalım
Oğlumun şansına
Merhaba,
Öncelikle, yazı dilinizin çok keyifli olduğunu söylemek istiyorum. Ben bile kitabı okumak istiyorum şu an:)
“Tatilin son günü “, çocuklara, tatillerinin ilk günü okutulması gereken bir kitap bence. Freddy ‘nin son gün hüsranını yaşamamaları ve her günü ayrı bir keyifle yaşayabileceklerini görmelerine yardım edecek bir kitap gibi görünüyor. Üstelik, bu kitabı okuyan çocuklar, son güne bırakılan işlerin, son dakikaya bırakılan soruların, hayatımızı ne kadar çekilmez yapabileceğini ve Pazartesi sendromunun da, ki okuldan-işe geçiş yapacak olan sendrom, ortadan kaldırılabileceğini erken öğrenmiş olurlar:)
Kaleminize sağlık,
Sevgilerimle.
merhaba.ben de şansımı denemek istedim..sevgiler, hayırlı cumalar.
merhaba.inş bu kez oğlum için şanslı olurum.sevgiler..
umarım kazanıp yeğenime hediye ederim,
Biz de istiyoruuuuz:)
Çağrışımı bol bir yazı! Mesela “önce ağır ağır geçer o ilk günler; sonlara doğru yokuş aşağı inmeye başlar hızla!” cümlesi bana Ahmet Haşim’in bir şiirini hatırlattı.
şans bizimle olsun:)
Tatil hiç bitmesin !!
Bu güzel kitapta minik oğlumun olsun..
Çocuk kitapları kesinlikle daha eğlenceli!!
Bakalım şans bize gülecek mi bu sefer?
hadi bakalım şansımızı deneyelim bizde kızımın şansına
İşte keyifle okunabilecek bir kitapn daha:-)…
Dışarıda yoğun şekilde kar yağarken ve yapabilecek pek fazla şey yokken,insanın hareket bile etmeden,sadece sayfaları çevirerek yazılanları aklında canlandırması,zamanı unutması, yapılabilecek en muhteşem ve bedava yolculuk bence:)Oğlumla kitap okumaksa ayrı bir zevk!
güzel bir kitap
bakalım kızıma ben mi BDK mı hediye edecek?
bizim zamanımızda böyle albenili,çocuk psikolojisine uygun kitaplar bu kadar çeşitli değildi.3 yaşındaki oğlumla hergün kitap okuma saatimizde sizden hediye olarak gelen bir kitabı okumak,benim için çok keyifli olur.sevgilerimle…..
Oglumun sansinaaa
dolapppaaa ….oğlum ve bende istiyoruz.
bu tatil çok hızlı geçti bence… hayat hep tatil olsa…
İrem Kayra’nın şansına olsun, benim şanstan yana şansım yok
son zamanlarda, kitap okunabildiği sürece her gün tatil…
Ankaraya gelsin bu sefer
hadi bakalım şansımıza….
bu kitapta bizim dolapaaa gelsin
EMEĞİNİZE SAĞLIK , İYİ ÇALIŞMALAR. @MURATKARGI
Benim kızlarım da pazar günlerini yani tatilin son günlerini hiç sevmezler. İkisi de öğretmen oldu hala pazar günleri onlar için kabustur. Bu kitabı öğrencilerine okumalarını isterim. Yazınız için teşekkürler.
Şansımız deneyelim….
KİTAP OKUMAYI ÇOK SEVEN OĞLUM,
HENÜZ ANAOKULUNA GİDEN VE OKUMAYI BİLMEYEN, OKUDUĞUM KİTAPLARINI ALIP EZBERDEN TEKRAR OKUYAN KIZIM İÇİN BU KİTAP BİZİM OLSUN İSTİYORUM…
yorumu buraya bırakıyorum
ecomel ve gidil icin bu kitap,kitapligimiza yakisir
Evet bana cikabilir, tesekkurler.
dolabımıza bir kitap daha
inşşallah kazanırız
Next Comments →