Çocukken iki film izlemiştim. Bunlardan ilki 1976 yapımı “Freaky Friday / Çılgın Cuma”ydı. Filmde henüz çocuk yaştaki Jodie Foster rol alıyordu. Foster, dağınık, pasaklı, sarsak, dişleri telli bir ergen rolündeydi. Annesi ise bakımlı ve son derece titiz, kuralları olan ve son derece başarılı bir iş kadınıydı. Doğal olarak, kendisine hiç benzemeyen kızını hizaya sokmak için elinden geleni yapıyordu. Bir cuma sabahı her ikisi de uyanmış ve aynaya baktıklarında diğerinin bedeninin içinde olduklarını görmüşlerdi. O cuma günü çok komik olaylarla gelip geçmiş, sonunda anne kızını, kız da anneyi anlar hale gelmişti.

Diğer film ise 1987 yapımı “Like Father Like Son / Babam Ben Olunca” idi. Filmde Dudley Moore başarılı ve çok hırslı bir cerrah rolündeydi. Oğul rolündeki Kirk Cameron ise babasının tam tersi tüm özellikleri bünyesinde barındırıyordu: Tembel, hayta, lakayıt ve dağınık… Elbette ki bu iki kişinin de bir sabah uyandıklarında beyinlerinin yer değiştirmesi kaçınılmaz oluyordu ve çok komik olaylar yaşanıyordu.

Çocuk aklımla, her iki filmde de çok eğlendiğimi anımsıyorum. Duruma şimdi bir daha bakıyorum da, ee komik ama! Çocukken annemle yer değiştirseydim başıma (ya da annemin başına) kimbilir neler gelirdi?! Hatta şu an bir başkasının bedeninde uyansam neler olur düşünemiyorum bile. Diğer kişiyi bilemem ama ben onun yaşamını kesin alt üst eder, bir yandan da kıkır kıkır gülerim.

Yazar Toprak Işık da bu komik durum üzerine düşünmüş, taşınmış ve ortaya keyifle okunan, eğlencesi bol bir kitap çıkmış: “Babam Okulun En Çalışkanı”.

Bertan okulda başarısızlık gösteren, başı özellikle fen ve teknoloji dersiyle fena halde dertli olan bir oğlan çocuğudur. Babası Cem Bey ise başarılı bir elektronik mühendisidir. Oğlunun öğretmeninin ona “Oğlunuza hiçbir şey öğretemiyoruz,” diye dert yanması bardağı taşıran son damla olur. Cem Bey o akşam eve gidince Bertan’a bir güzel fırça çeker. Bertan’ın tüm itirazlarına rağmen olan oğlanın bilgisayarına olur. Cem Bey, bilgisayarı topladığı gibi evden götürür. Dersleri düzelinceye kadar Bertan için artık “bilgisayar icat edilmemiştir.” Gece olup herkes yatağına çekildiğinde, Cem Bey oğlunun, Bertan da babasının kendisini bir türlü anlamadığını düşünür. İkisinin düşündüğü bir diğer şey de Bertan’ın artık aralarında olmayan annesidir.

Tahmin edeceğiniz şey de bundan sonra olur zaten. Cem Bey ertesi sabah kendini Bertan’ın yatağında bulur. Niye orada uyandığına ilk başta anlam veremez. Sonra eline ayağına bakar. Garip. Az sonra dananın kuyruğu kopar. Odadan çıkar ve kendi odasından çıkmakta olan “kendisi” ile burun buruna gelir.

Kitabın bundan sonrasında Bertan’ın babasının iş yerinde neler yaptığını, Cem Bey’in se Bertan’ı nasıl sınıf birincisi yaptığını okuyacaksınız. Aa bir de kendinizi Kütük Rüstem, oğlu kalın kafalı Remzi ve Şişman Şemsi’ye hazırlayın.

Çocuğunuzun fen ve Teknoloji dersiyle ilgili bir sıkıntısı varsa, size önerim ders kitabını alın elinden, yerine “Babam Okulun En Çalışkanı”nı verin. Kitabın kahramanları sayesinde fen ve teknoloji dersi romanın sayfaları arasına öyle güzel dağılmış ki, bir yandan bir sürü bilgiye ulaşıyorsunuz. Vitaminlerin hangi sebze ve meyvelerde olduğundan tutun da, sürüngenlerin solunum biçimlerine, memelilerle kuşların farkından, omurgalılarla böceklerin özelliklerine, sigaranın içindeki maddelerden iç organlarımızın işlevlerine kadar ne ararsanız var. Bilgiyi vermenin, aktarmanın pek çok yolu vardır. Toprak Işık çocuklara bilgi aktarmak için bu eğlenceli yolu tercih etmiş.

Fen ve teknoloji işin bir yanı tabii. Baba ve oğulun birbirleriyle beden değiştirmek pahasına kurduğu empatiyi de atlamamak gerek. Başarı, başarısızlık, önyargılar ve beklentiler de “Babam Okulun En Çalışkanı” adlı romana tuz biber olan diğer kavramlar.

Romanın komik kurgusuna Doğan Gençsoy’un monokrom ilüstrasyonları eşlik ediyor. Karikatürvari üslup, öykünün mizah duygusuyla paralellik gösteriyor.

Toprak Işık hem yetişkinler, hem çocuklar için yazan bir yazar. Yazarın web sitesini ziyaret ederseniz hem kitapları hakkında bilgi alabilir, hem de bazı öykü ve denemelerini indirip okuyabilirsiniz.  Toprak Işık’ın “Babam Okulun En Çalışkanı”ndan önce yayımlanan kitabı “Çiftçi Karıncalar Köleci Karıncalara Karşı” adlı kitabı konusuyla (kölelik ve sömürü düzenine karşı direniş ve özgürlük mücadelesi) ilgimi çekmişti; ama bir türlü okumaya fırsat bulamamıştım. Demek ki artık zamanı gelmiş.

Yarın sabah kendi bedeninizde uyanabilmeniz dileğiyle!

Babam Okulun En Çalışkanı
Yazan: Toprak Işık
Resimleyen: Doğan Gençsoy
Tudem Yayınları, 2011, 126 sayfa, karton kapak, 9+
ISBN: 978-9944-69-612-8