…ne yapardınız?
Ne güzel olurdu, değil mi? Yani her hatayı, pişmanlık duyulan her hamleyi, sözü, davranışı silip yerine istediğimiz şeyi koyabilmek…
Ben zaman zaman bu hisse kapılırım. Özellikle bilgisayarla çok haşır neşir olduğum zamanların ertesinde, bazen hoşuma gitmeyen durumların ardından kafamın içinde görünmeyen bir farenin tuşuna basıp “Geri al” komutu vermek isterim. Şimdi bu yazıyı okuyanlar arasında da benzer düşüncelere kapılanlar olduğuna eminim.
Ama ne zamanki gibi bir gün seramik atölyesinde çamur üzerinde çalışırken “Geri al” komutuna niyetlendim, işte o zaman korktum. Üzerinde çalıştığım objenin çamuru iyice kurumuştu. Yanlışlıkla objemin bir parçasına zarar verince, bir an “tıklamak”, kırılan yeri geri almak geçti zihnimden. Hemen arkasından “Neler düşünüyorum?” dedim. Bilgisayar zihnimi bu kadar mı bulandırmıştı? Gerçek hayatta bazı şeylerin geri dönüşü yoktur. Ünlü düşünürün de dediği gibi “Aynı nehirde iki kere yıkanamayız”.
Peki ya bu dediğimin tersi olsaydı? Ya zaman sıçramaları yapmayı başarabilseydik? Hayatta “Geri al” komutuyla bir şeyleri değiştirebilseydik? Sizce sonuçları iyi mi olurdu, yoksa kötü mü? Yazar Andrew Norris, bu konuda bir teori ortaya atmış ve Kelime Yayınları tarafından dilimize kazandırılan “Kontrol-Z”yi yazmış.
Bir sabah, babası Alex’in odasına girer ve ona John Amcasından bir hediye geldiğini haber verir. John Amca ona daha önce de hediyeler yollamıştır. “Kendi patlamanı kendin yarat” seti ya da bir çift tavşan kapanı gibi hediyeler… Tabii bunlar Alex’in ebeveynleri tarafında pek de hoş karşılanmamıştır. Alex merakla kutuyu açar ve içinden eski model bir dizüstü bilgisayar çıkar. İlginç bir sürpriz bekleyen Alex, bu üstü lekelerle kaplı eski püskü bilgisayar karşısında hayal kırıklığı yaşar. Yine de içinde kayda değer bir iki oyun vardır diye odasına gidip bilgisayarı açar. Ekranda adını, tarihi ve saati yazması gerektiğini belirten bir pencere açılır. Alex bunu yaparken saati 10:23 yerine yanlışlıkla 10:03 yazınca, durumu düzeltmek için geri alma komutu olan “Ctrl-Z”ye basar ve BİLGİSAYAR ORTADAN KAYBOLUR!
Az sonra babası odasına girip John Amca’dan bir paket geldiğini söyler. Alex’in durumu kavraması biraz zaman alır. Birkaç denemeden sonra ise emin olur. Yeni gelen bilgisayar zamanı geriye çevirebilmektedir. Bunun için yapması gereken şey, geriye dönmek istediği saati yazıp Ctrl-Z’ye basmaktır.
Alex elindeki aletle yapabileceklerini düşününce heyecanlanır. Hikayenin geri kalanında Alex’in Ctrl-Z bilgisayarıyla neler yaşadığını okuyacaksınız. Ben okurken çok eğlendim. (İtiraf etmeliyim ki zaman zaman Alex’in yerine geçmeyi de istedim). Bazı anlardaysa soluğumu tutarak okudum. Çünkü zamanda yapılan kimi değişiklikler, bazen ilk gidişattan daha kötü sonuçlar doğurabilir. Alex çok geçmeden bilgisayarı düzgün kullanmayı öğrense de, onun dışında gelişen bir takım olaylar karşısında yine çaresiz kalır ve başı ciddi dertlere girer.
Hani “Kelebek Etkisi” diye bir film vardı ya. İşte ben “Kontrol-Z”yi okurken ara ara o filmi anımsadım. Orada da belli zamandan sapma anları oluyordu ve filmin karakteri bir şeyi düzeltmeye kalktığında, aslında başka bir yerde başka bir yanlış gidişata (ama aslında o zamanın doğrusuna) neden oluyordu. “Kontrol-Z”de de Alex Ctrl-Z’ye ne zaman basmaya kalksa, ya basamazsa, ya neden olduğu bu durumu düzeltemezse diye içim pır pır ederek okudum kitabı.
Bazen de “Olasılıksız” adlı romanı çağrıştırdı bana. Olasılıksız’da bu durumdan farklı olarak, kitabın kahramanı gelecekte olabilecek olayları, daha doğrusu olası olaylar silsilesini öngörebiliyor ve zamanın akışına müdahalede bulunabiliyordu. Bizim kitabın kahramanı Alex, geleceğe gidemiyor hiç; ama aynı olayı tekrar tekrar, farklı biçimlerde yaşayıp, yeniden en baştaki zaman dönebiliyor.
Zaman tehlikeli bir mesele… Yine de kurcalaması güzelmiş gibi geliyor. Bazen Ctrl-Z rötuşu gerekli olmuyor mu? Bilemiyorum. Korkmalı mıyım? Denemekten ne çıkar? Ctrl-Z…………………
Kontrol – ZÖzgün Adı: Ctrl-Z
Yazan: Andrew Norris
Çeviren: Nilay Kaya
Kelime Yayınları, 2011, 160 sayfa, karton kapak, 10+
ISBN: 978-605-4435-47-0










{ 4 comments… read them below or add one }
ben de “Lost” u hatırladım:)..ama bu durumda ‘tecrübeyle sabit’ deyişini de lugattan çıkarmak lazım gibi)…. ben daha çok ctrlAlt-delete tercih edenlerdenim sanırım hani böyle ters giden yada takılmış bir an’ım varsa onu kapatayım baştan sağlıklı anlar açayım
)…..az çok aynı şey mi ne?…ancak kitabın son derece keyifli göründüğünü eklemeliyim !
Bana da çok eğlenceli geldi. Benim de bilgisayarda çok kullandığım kısayollardan biridir. Ama gerçek yaşamda kullanmayı pek istemem doğrusu. Hep güzel anları hatırladığımdan olsa gerek. (Kötü anılar shift+delete):)Sevgiler…
Neden bilmem, koşa koşa aldım
) Şu an yanımda tuşlara basışımı izliyor
) Oldukça ilgi çekici ve evet söylediğiniz gibi Kelebek Etkisi’ni anımsatıyor
Onu çok küçükken izlemiştim, izleri hala üstümde…