Bazen Dünya’ya ne kadar yabancı olduğumu fark edip kendi kendime şaşırıyorum. Mesela sokağa çıktığımda gördüğüm her ağacı tanımıyorum. Birçok çiçeğin adını bilmiyorum. Gözüm alışık olduğu için, tanımadığım yüzlerce bitki karşısında şaşırıp kalmıyorum. Aslında bitkilerle yeni tanışan herhangi bir dünya dışı yaratık gibi dolaşmam lazım sokaklarda.

Bunun nedenini merak ediyorum. Yani nasıl oluyor da bütün o teyzeler çayıra çıkıp yenebilir tüm o bitkileri tanıyıp toplayabilirlerken ben uzaylı gibi dolaşıyorum? Hayvanlarla ilişkim daha ileri düzeyde, sokağa çıktığım zaman çoğunu tanıyorum. Acaba hayvanlarla girdiğimiz iletişimin hem görsel, hem sesli, hem de hareketli olması mı buna neden? Ama ben ağaçlara da dokunarak, onları okşayarak, bazen onlara sarılarak dolaşırım sokaklarda. Eğer bitkilerle ilişkimin zayıflığının onların durdukları yerde durmalarından, sessiz olmalarından, bana doğrudan bir tepki vermemelerinden kaynaklandığını iddia edersem onlara haksızlık etmiş olurum. Bu sadece bitkileri dinlemeyi, onlarla iletişim kurmayı bilmediğim anlamına gelir. Durum bu yani, ben bitkilerle iletişim kurmayı bilmiyorum. Yoksa yüz yıllık ağaçların benden saklandığı yok.

Özellikle şehirli çocuklar belli bir yaşa gelene kadar Dünya’nın gerçek uzaylıları olduğuna göre, onlar bitkileri benden de az tanıyor olabilirler. Hem onlar, hem kendim için bir çözüme ihtiyacım var. Böyle zamanlarda Yıldıray ne yapar? Evet, gidip kitaplara bakar: İşte karşınızda İletişim Yayınları Popüler Bilim Kitapları dizisinden “Bitkiler Dünyası” adlı kitap.

Kitap, bitkiler ve mantarların kısaca tanımını yaparak, yani onları birbirinden ayırarak başlıyor. Ardından hücrelerinden başlayarak bitkilerin kökleri, gövdeleri, dokuları, yaprak dizilişleri, yaprakların yapısı gibi birçok konu ele alınıyor. Bitkilerin besinlerini nasıl ettikleri (ki bu bölümde et yiyen bitkilerden de söz ediliyor), nasıl üredikleri de anlatıldıktan sonra, mantarlara değiniliyor. Bitkilerin yaşam tarzları, çöl gibi yaşamın sınırları zorlayan eko sitemlerde nasıl hayatta kaldıkları, insanlarla etkileşimleri üzerinde duruluyor. Elbette bu noktada tehdit altındaki bitkiler de ihmal edilmemiş. Kitap, insanlar tarafından beslenme ya da tedavi için kullanılan bazı bitki ve mantarların Latince adlarını ve haklarında kısa bilgiyi de içeren bir listesini veriyor. Anlatılanlarla ilgili minik bir testi bilimsel terimler sözlüğü ve dizin izliyor.

“Bitkiler Dünyası”, okurken kendimi yeni bir dil öğreniyormuş gibi hissetmemi sağladı. Bunun nedeni bitkilerin Latince adları değil elbette. Eski okul sistemine göre bir edebiyat bölümü mezunu olarak temel biyolojinin sözcük bilgisine de uzak olduğumu belirtmeliyim.  Ama kast ettiğim bu da değil. Anlatmanın daha kolay bir yolu yok sanırım. Lütfen söyler misiniz, bir bitkide düğüm neresidir, düğümarası neresidir, koltuk tomurcuğu nedir?

Kitap boyunca küçük metin kutuları içinde, “Dene ve Gör” başlıklı etkinlik önerileri yapılmış. Örneğin birkaç beyaz karanfili vazoya koyup, vazoya koyduğunuz suya da biraz mürekkep katmanız öneriliyor. Benzer bir diğer metin kutusunda kitabın “internet bağlantısı” hakkında bilgi buluyoruz. Kitabı ilk hazırlayan yayınevi, kitabı okuyacak ya da ödevi için kullanacak “meraklı” çocukların yararlanması için bir sayfa oluşturmuş. Bu sayfaya girip sizi meraklandıran konunun yer aldığı sayfa numarasını yazdığınızda, karşınıza konuyla ilgili seçilmiş web sitelerinin listesi ve kitaptaki yıldız işaretli, yani kendi bilgisayarınıza indirebileceğiniz görsellerin listesi çıkıyor. Bu yazıda gördüğünüz görselleri de o sayfadan indirdim. Eğer ilkokulda olsaydım ve “Bitkiler Dünyası” dönem ödevim olsaydı, 10 üstünden 13 alırdım. Elbette İletişim Yayınları’nın internet bağlantılı diğer bilim kitapları da aynı olanağı sunuyor.

İtiraf etmeliyim ki, bu kitabı okumak “Bitkiler Dünyası” üzerine hızlandırılmış kurs görmek gibiydi benim için. İlkbahar geldiğinde beni yerden yere vuran alerjiyi neyin tetiklediğini de yakından görmüş oldum. Bunun yanında, bitkilerin hiç de tepkisiz olmadıklarını, onların tepkilerine karşı benim biraz duyarsız olduğumu fark ettim. Dünya’ya bakmayı seviyorum.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz:

Bitkiler Dünyası
Özgün Adı: World of Plats
Yazan: Laura Howell
Çeviren: Ganimet Sunter
Yaş grubu: 9+
İletişim Yayınları, 2007, 64 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-975-05-0515-7