Herkes kitap okumalı mı?

by YILDIRAY on 19/10/2011

Fotoğraf: KOMUNews

Biliyorum, bazı okurlarımız çocuklarının kitap okumayı sevmediğini ya da yeterince okumadığını düşünüp üzülüyorlar. Biliyorum çünkü Bir Dolap Kitap’ın ilk günlerinden beri, kim bilir kaç okurumuzla yazıştık bu konuda. Başta biz de dertleniyorduk. Sanki çocukların kitap okumaması korkunç bir hastalıktı da, biz yetişkinler de onları kurtaracak lokman hekimlerdik.

Hiç aklımıza gelmiyordu. Kitap okumayı sevmeyen herkes kitap okumayı sevdirilmeli miydi? Az okuyanlar çok okutulmalı mıydı? Bunları sormuyorduk. Biz herkesin kitap okuması gerektiğine inanıyorduk ve çocuklarımızı da buna göre yetiştiriyorduk. Herkes kitap okumalıydı! Bir çocuğun kitap okumayı sevip sevmediğini tartışacak zaman yoktu. Hem ne demekti öyle kitap okumayı sevmemek? Cık cık cık! Ayrıca “’Yeter’ ne kadar eder?” diye de düşünecek değildik. Bir çocuk “çok” kitap okumuyorsa, yetersiz okuyor demekti. Ha, her “çok” okuyan çocuk da kabulümüz değildi haa! Öyle abuk sabuk kitaplar okuyan çocukları gözümüz görmesindi. Neydi o öyle ejderhalı, prensli, prensesli, büyülü, büyücülü, konuşan hayvanlarlı, olmadık işlerli kitaplar öyle! Çocuk dediğin klasikleri okurdu. Hatta kitap, yaşına göre biraz büyük alınırdı ki büyüyünce de okusundu. Mesela ilkokula başlayan çocuklara yüksek matematik ya da izafiyet teorisi ya da göstergebilim konulu bir balad armağan etmek ne de hoş olurdu.

Siz yeterince kitap okuyor musunuz? Nedir bu yeterince? Falancanın çocuğundan yirmi sayfa fazla okumak yeterince midir? Boş verin bu soruları da asıl şunları yanıtlayalım: Çocukların kitap okuması neden bu kadar önemli? Neden kitap okumamız gerekiyor? Herkes kitap okumalı mı?

Endişelenmeyin, kitap okumaktan vazgeçmiş falan değilim. Herkesin kitap okuması gerekmediğini düşünüyorum, o kadar. Bu konuya daha önce “Kültürlü Kurt” hakkındaki yazımda da farklı bir açıdan değinmiştim. Yorum kısmında konuyla ilgili güzel bir tartışma olmuştu. Fikrim hâlâ değişmemiş.

Bugün durup dururken bu düşüncemi böylece ortaya koymamın nedeni, ne kadar rahatlatıcı olduğunu fark etmemdir. Eğer herkesin kitap okuması gerekmediğini kabul edersek; başka bir deyişle, kitap okuma ve okutma kompleksinden kurtulursak;

  • Çocuklara “Kitap oku,’” diye baskı yapmaktan vazgeçeriz ki bu da onların kitap okumayı görev / ödev / ceza olarak görmekten kurtulmalarını sağlar;
  • Çocukların “yeterince” kitap okumadığı endişesinden kurtuluruz ki bu da ilgimizi oyun gibi çocukların başka ihtiyaçlarına yöneltmemizi sağlar;
  • Çocukların okudukları kitaplara abuk sabuk demeyi bırakırız ki bu da çocukların diledikleri kitabı okumalarını ve okumaktan keyif almalarını sağlar;
  • Çocukların okudukları kitapları ciddiye almaya başlarız ki bu da önümüzde yepyeni ve derin bir dünyanın kapılarını açar;
  • Çocukların eğlenceyi ne de çok sevdiklerini görürüz ki bu da çocuklarımızla birlikte eğlenmeye başlamamıza yarar;
  • Çocukların kitabı bedenlerine zorla takılan bir aparat olarak görmesini engellemiş oluruz ki böylece kitap çocukların yaşamının gerçekten bir parçası olmaya başlar.

Siz ne dersiniz?

Bunları da okumak isteyebilirsiniz:

Share

{ 7 comments… read them below or add one }

Keriman October 19, 2011 at 10:48

Tamamen katılıyorum…

Reply

senem October 19, 2011 at 11:06

Bu benim de çok uzundur düşündüğüm bir konu. Kızım geçen sene okumaya başladığında henüz sadece okumaya konsantre olduğundan okuduğunu anlamıyor ve sıkılabiliyordu. Elinden kitap düşmüyordu ama zorlandığında 20 sayfalık kitap 2dk içinde “okunmuş” oluyordu. Ve birgün “ben kitap okumayı sevmiyorum” deyiverdi! Ben yıkıldım ve tam kitap okumanın bize kazandırdıklarıyla ilgili uzun bir söylev çekmeye hazırlanıyordum ki susmayı başardım. Sonuç: Şimdi tuvalete bile elinde kitapla giden bir çocuğum var, ama yine de okumaya devam etmeseydi ve okumaktan keyif almasaydı, bu kadar rahat olur muydum dersen, hiç sanmıyorum. İnsanın kafasındaki kalıpları kırması ve başkalarının kendisiyle aynı zevkleri paylaşmayabileceği gerçeğini kabul etmesi kolay olmuyor sanırım.

Reply

gunes October 19, 2011 at 11:12

süpersiniz yine… kesinlikle katılıyorum sözlerinize. nitekim, uzun zaman kaybetmiştim çocukken “kitap okuma” sözüne bile allerjik olarak. sonra anlaşıldı ki bir göz miyop, öbürü hipermetrop ve ikisi de astigmatmış :) sonra gözlük geldi, yalnızlık geldi, sonra ohhoooo, kendim başladım okumaya :)

Reply

handan October 19, 2011 at 12:34

Çok güzel yazmışsınız, güzel şeylerin zorla verilmeye çalışılması ne acı! Başka konularda da var bu davranış, bu zorla, “olması gerek” ittirmeleri bırakılsa, sınıflandırmalar kalksa birçok şey gibi okumak da özgürce daha yaygın olabilir belki. Hem bazen insanlar sadece sınıflandırılmamak, etiketlenmemek için yapmıyorlar bazı şeyleri , içten içe ilgilenseler bile, onu yapanların bazıları gibi olmamak için, onların grubunda sayılmamak için. Okuyanlar, okumayanlar, karşı olanlar(ne demekse), onsuz olmaz diyenler bir sürü kategori ve içine sıkışan sıkıştırılan insanlar, her konuda olduğu gibi, okuma konusunda da. “Güzel şeyleri güzel oldukları için coşturalım,çeşitlendirelim, zenginleştirelim, özendirelim, örnek oluşturalım ama ilaç gibi zorla vermeyelim” umuduyla.

Reply

esra October 19, 2011 at 15:07

Amanin kendimi kötü hissettim:(Bu sene 3. sınıf ve düzgün okuyamadığını fark ettim ve evet baskı yaptım ve evet ilerleme kaydettik okuduğunu anlamaya nefesini doğru kullanmaya noktalama işaretlerine göre okumaya:(Bir yerde kopma yaşıyorduk ki birdolap imdadımıza yetişti:)Şimdi ben ona hatalı okuyorum o beni düzeltiyor özgüveni arttı. Diğer öneriler gerçekleştikçe geri dönüş olacaktır:)

Reply

Selen October 20, 2011 at 11:27

Cok dogru. Cocuklarin okuduklari superkahramanli, prensesli, bizim kucukgordugumuz kitaplarla ilgili yorum yapacagim. Ben de ayni hataya dusup bunlari kucumsuyor, cocuklar almak istediginde karsi cikiyordum. Ancak cocuklarin okulu tarafindan aklim basima getirildi. Aynen dediginiz gibi onlarin secimlerine saygi gostermenin en buyuk tesvik oldugu, yasina uygun oldugu surece ne okudugunun onemli olmadigi, onemli olanin kitap okumayi sevmesi oldugu anlatildi kibarca bizlere. Bir de hep soylenen, anne baba kitap okumuyorsa, cocuklardan okumayi cok sevmelerini beklemek yersiz.
Ha bir de kisisel tercihler var ki, o konuda da size katiliyorum. Ben her zaman cok okuyan bir cocuk oldum, hala da cok severim. Oysa ayni evde, ayni ortamda buyuyen kardesimin okudugu kitap sayisi cok azdir ve onlari da zorla okumustur okul hayati boyunca. Hala da kitap delisi degildir ancak egitim hayatinda da, sonrasinda is hayatinda da gayet basarili bir birey. Ilgisini ceken, isine yaracagini dusundugu kitaplari okur ama benim gibi surekli elinde kitapla gezmez.
evet ya, “cok oku” baskisina son verelim artik, bu hareketi destekliyorum ben.

Reply

sinem akın October 22, 2011 at 23:27

Ben çok kitap okuyan bir anne değilim. Ama dergi okumaya bayılıyorum.Her ay aldığım bir sürü dergi var. Babamız çok kitap okur. Oğlum şuanda 4 yaşında tuvalete bile ya kitapla yada dergi ile gidiyor.Bir dönem kitaplarını ve dergilerini sakladık bile oyun oynamayı bırakmıştı çünkü .Ama hiç zorlama yapmadık.Kendiliğinden oldu.Bence bir çocuğun okuması isteniyorsa önce anne ve babanın okuduğunu görmeli. Tabii sırf o yapsın diye değil.Kitaplarını ve özellikle dergilerini kendi seçiyor.İnşallah pek böyle gider.Okumasa da baskı yapacağımı hiç sanmıyorum.Evet bence herkes okumalı mı okumalı az yada çok nitelikli okumalı.Bence hayatın her alanında etkili.Okumadan başarılı olan çok az insan vardır bence.Bir konuda kendini ifade etmekte bile çok etkili.
Şuanda bilgiye ulaşmanın çok kolay yöntemleri olsa da bence bir ansiklopedi karıştırmanın tadını bütün çocukların tatması gerekli.

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: